Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
62
 

Rüyalar ve gelecek

Abdullah Çağrı ELGÜ

cagrielgun@hotmail.com

“Dünya bir gündür; o da bugündür”  Sistemli bir çabayla elde edilebilecek gelecek  kurabilmek gençlerin bir amaca yönelmeleriyle mümkün görülmektedir. Amacı olmayanlar her zaman rüzgâra kapılmış yaprak gibidir. Rüzgâr onu nereye götürürse o oraya sürüklenir.

Geleceğini planlayan  ve ona göre çaba gösteren  insanların  başarı potansiyellerinin yüksek olduğu  görülmüştür. 1953 yılında Amerikan Yele Üniversitesi’nde  yapılan bir araştırmada  öğrencilere amaçlarını  yazmaları istenmiştir. Öğrencilerden % 3’ünün amaçlarını net olarak yazabildikleri, % 97’sinin ise net bir hedeflerinin olmadığı ortaya  çıkmıştır. Aradan yirmi yıl geçtikten sonra,  her biri yetişkin kişi haline gelmiş olan  aynı kişilere yönelik devamlılık araştırmasında, yirmi yıl önce hedeflerini yazabilenlerin  % 3’lük kesimin  hayatlarında daha başarılı  olduğu ve bir çoğunun hedeflerine ulaştığı görülmüştür.

Harvart Üniversitesi’nin 2000 yılında Amerikan Gençliği üzerinde yaptığı  bir başka araştırmada, gençlerden sadece % 23’ünün hayatta bir amacı olduğunu söylediği, bunu karşılık % 77’sinin  ise hayatı boş ve anlamsız bulduğu ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde bu tür sosyal araştırmalar yeterli düzeyde yapılabilmekte midir?..  Nufusunun genç yapısıyla övünen Türkiye, insan yapısının kalitesini de sorgulamalıdır.

Türkiye kaliteli insanlarının sayısını çoğalttıkça büyük olacaktır. Devletleri de insanlarını da büyüten gördükleri büyük rüyalardır. Bu rüyalar insanları diri, zinde ve canlı tutar. Oğuz Kağan, Osman Bey, hep bu rüyaların ardından koşarak büyük oldular.

Bir rüya, bir ideal olmalıdır; çünkü İdeal, denen şey yıldıza benzer. Ona hiçbir zaman ulaşamayız; ama tıpkı denizlerde deniz fenerleri ve yıldızlar olduğu gibi, bize de yol gösteren odur. “Olsa da olur olmasa da” umursamazlığı bilerek veya bilmeyerek bu hayatın bir parçası olan kişilere zarar verirler. Dünya ve ülkeler, bu ülküyü gönlünde barındıranlara çok şey borçludurlar DÜNYAYI AYAKTA ve DİRİ TUTAN BU ÜLKÜ ADAMLARI ÜLKÜCÜLERDİR.

Eğer hayatı  bir tiyatro sahnesi olarak düşünürsek şu bulunduğum meslek, okuduğum şu okul, evlenmeyi düşündüğüm şu insan, hayâlini kurduğum şu gelecek (oynayacağım oyunu), hayatımı nasıl etkiler diye düşünmeye başlayacaktır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 457
Kayıt tarihi
: 27.09.10
 
 

Abdullah (Çağrı) ELGÜN HAYATI HAKKINDA BİLGİLER Kayseri’de dünyaya geldi. Kayseri Atatürk İlkokul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster