Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '10

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
9857
 

Rüyanızın içinde rüya gördüğünüzü farketmek

Rüyanızın içinde rüya gördüğünüzü farketmek
 

Ayrıntılar ne kadar önemli sizin hayatınızda? Ayrıntılarla uğraşır mısınız? Ayrıntılar bir anda sizin bildiğiniz bir şeyi farketmenizi sağlıyor. Birden bunu yıllardır biliyordum ama bu maviymiş, gerçekten ve mavi ne kadar çok yakışmış diyorsunuz. Bildiğiniz bir gerçeğin farkına yeni varıyorsunuz.

Çok üzüntülü olan birisini düşünün. Böyle çok problemleri olan bir arkadaşınızı alıp boğaza bir yemeğe davet ediyorsunuz.. Deniz kenarında yemek yerken size biliyor musun deniz maviymiş derse çok şaşırırsınız değil mi? Ne demek yani maviymiş, yeşil pembe falan mıydı? Diye içinizden geçirirsiniz. Ama arkadaşınız da “o kadar moralim bozuktu ki kaç seneden bu yana ilk defa deniz kenarına gittim. Denizin mavi olduğunu biliyordum da yeni farkettim, biliyor musun” dediğinde şimdi şunu düşünün; negatif duygu gerçekleri biliyor ama kaybettiriyor. Kendinizle, lütfen başkalarıyla değil öncelikle ve mutlaka kendinizle ilgilenmeniz gerekiyor. İnsanların ne yaptığıyla ne ettiğiyle değil ve kendinizle ilgili negatif duygularınızı bulup, çözdüğünüz andan itibaren rüyalarınız da farklılaşacak. O zaman ruhsal bölümünüz gelişecek çünkü ruhsal bölümün gelişebilmesi için sizin olumsuz düşünceleri bırakmanız gerekiyor sadece ve sadece tek yolu bu. Ruhsal olarak gelişmenin başka bir yolu yok.

Rüyalar sizi ruhsallığa hazırlamak için ama sadece rüyalar bunu sağlamıyor. Hayatınıza giren insanlar sizin nasıl biri olduğunuzu ve neleri temizlemeniz gerektiğini sağlıyor. Örneğin size çok eziyet eden yada hayatınızı kabusa çeviren bir anneniz var yada babanız var. Sizinle belki hiç ilgilenmedi ama siz onlardan iyi bir baba olmayı öğreniyorsunuz. Diyorsunuz ki annem bana böyle davrandığı yada babam bana böyle davrandığı için ben onlardan öyle olmamayı öğrendim. O zaman ben onlara niye kızayım ki? Bana birşey öğrettiler. O zaman onları hayatınızdan sevgi ile uğurluyorsunuz. Yani madem ki burası sanal bir tiyatro sahnesi bu tiyatro sahnesinde size onları öğretiyorlar, öyle bir rol üstleniyorlar diye baktığınızda da insanlara kızmak diye bir probleminiz kalmıyor. Hepsini güzellikle uğurluyorsunuz. Şimdi bütün bu işlemler yapıldığında bu uzun bir çalışma tabi.

Eğer evrimleşmek istiyorsanız yada gerçekten Tanrıyı farketmek istiyorsanız. İnanmak ayrı, inanın onu farketmek çok ayrı. Onu farketmek istiyorsanız yada bu dünyaya gelişinizin amacının sadece yemek içmek gezmek değil, sadece inanmak ta yetmiyor. Onu birşeyleri farketmek olduğu yolunda bir çabanız varsa bunları yapın yoksa bu yine sizin seçiminiz tabi, ama bunları yapmaya başladığınız zaman Tanrıyı farketmeye başlıyorsunuz.

Rüyalarda fark ediyorsunuz ve rüyayla öyle yerlere gidiyorsunuz ki bu sefer ruh geziye çıkıyor. Ama Tanrıya ulaşabilene kadar bir sürü boyutlar var, mesala peygamberlerin temizlenmesi gibi ilkönce peygamber çıkıyor miraçta ne oluyor arınıyor, kalbi temizleniyor neden kalbi temizleniyor? Kalbindeki sevgisizlikler acılar çünkü o bir insan, bu türlü özellikleri olacak, tamamen günah işlemeyen biri değil ki hepsinin yanlış tarafları var. Kuran’ı okuduğunuzda bakıyorsunuz sizi uyarıyor bak diyor sen benim peygamberimsin böyle yap diyor. Tövbeleri var peygamberlerin çünkü onlar da insan. Tanrı bir insanın nasıl olması gerektiğini onlarda gösteriyor ve onlarda temizleniyorlar. Hepsinin boyutları var izlediğinizde parti parti çıkıyorlar işte bunlar da ruhsal rüyalar.

Psikiyatrist ve beyin cerrahı Doç. Dr. Nusret Kaya rüya konusunu çok iyi yorumlayan bir kişi , hernekadar rüyaları vajina ve klitoris penis üçgenine oturtması ile ilgili yorumlarına çok katılmasam da Türkiye’de rüya konusunda en iyilerden biridir. Nusret Kaya diyor ki; “Eğer bir insan artık dinsel rüyalar görüyorsa, işte dini bütün kişileri görüyorsa ruhsal boyutu açılmıştır ve onda evrimleşme ve yükselme başlamıştır.” Neden yükselme ve evrimleşme başlamıştır? Burada sizin ruhunuzun arındığı bir ortamdasınız, artık uyuyorsunuz ve rüyadasınız. Kuran’da siz rüyadayken ruhunuz seyahate çıkıyor diyor. O zaman ruh nereye gidecek? Madem ki ruh egodan kurtulmaya ve arınmaya başladı, ego ile barışı imzaladınız, o zaman ruh pozitif alana gitmeye başlıyor. Pozitif alan da Tanrıya ait bir alan ve oraları tanımaya başlıyor. Diyor ki benim geldiğim yer böyleymiş, oraları bilmeye başlıyor. Tanıyıp bilmeye başladıkça da siz onu daha iyi farkediyorsunuz.

İnsanlar dünyaya gelirlerken mağaralarıyla birlikte gelirler. Kendinizi ben neredeyim diye sorguladığınızda, bazen bir mağaradasınız. Düşünce olarak çıkıyorsunuz ben neredeyim diyorsunuz. Mağaradasınız senelerce mağarada yaşamışsınız. Dışarıdan sesler geliyor, o sesleri merak ediyorsunuz. İşte aydınlıklar geliyor onları görüyorsunuz ama bir türlü çıkmak için uğraşıyorsunuz. Hani insanın içinde bir şeyi yakalamak var ya insan hep mücadele eder. Nedir, ne değildir diye insanını araştırmacı bir yapısı vardır. O sesleri gidip takip ediyorsunuz. Belki mağaranın dışında gürül gürül bir çağlayanın sesi ama ilk önce o sesi duyuyorsunuz. Mağaranın kapısına geldiğinizde o gürültü ve hiç görmediğiniz su sizi korkutuyor. Ben şimdi neredeyim deyip kalıyorsunuz sonra yavaş yavaş diyorsunuz ki bu bana birşey yapmıyor. Elimi dokunduruyorum bakalım nasıl sonra içine gireyim sonra taş devri insanı gibi araştırmaya başlıyorsunuz.

İnsanın gerçekte uyanışı da böyle oluyor. Hiçliği yakaladığınız anda oradaki yaşam başlıyor. Hem burayı görüyorsunuz hem oradasınız. Aslında her şey birarada. Her şey sizin beyninizde oluşmaya başlıyor. Boyutlararası gidip geliyorsunuz. Şimdi bu noktaya geldiğinizde gerçekte büyümeye başlıyorsunuz. Çünkü burada büyümüyorsunuz. Burada ego ile barışı sağlamışsınız. Burada egonuz ölmüş yani islam tasavvufuna göre ölmeden önce ölüm burada yaşıyorsunuz ama ölmemişsiniz.

Bak bu sefer burada yaşarken kendi gerçeğinizi görüyorsunuz. Bakıyorsunuz ki bir sürü bebek yatağı var. Orada birsürü insanlar uyuyorlar. Onlar halen dünyada, sembolik olarak gölgeler alemi yada sanal dünya diyelim oradaki yaşamlarını sürdürüyorlar. Ama kendi yaşamlarının henüz farkına varmamışlar. Gerçeği bulanlar orada yok zaten kalkmışlar. O zaman kalkıp diyorsunuz ki; “burası nasıl bir yer?” ve orayı araştırmaya başlıyorsunuz. İşte orayı araştırmaya başladığınızda ruhsal gelişiminiz başlıyor. Yani Tanrıya yaklaşmanın yolları başlıyor.

Mevlana ne güzel söylemiş: “Doğrunun ve yanlışın ötesinde bir başka yer daha var. Gelin orada buluşalım” O buluşmaları yaşamaya başladıkça da işler burada incelerin incesi oluyor. Hiç kimseye kızmıyorsunuz. Daha önceden birisi randevusunu iptal eder de sizin programınızı bozar diye kızarken geliyor diyor ki ben şöyle yaptım diyorum ki kızmaya gerek yok. O öyle bunu yapabilir bir zaman ben de öyle yapmıştım deyip o bir gölge diyorsun. Benim ona kızmaya hakkım yok. Ben gerçeği gördüm ve kızmak diye bir problemin kalmıyor. İnsanlara sinirlenmek, öfkelenmek diye bir şeyiniz kalmıyor. İşte rüyalarda bunu farketmeye başladığınızda uyumayı da sadece bilgi almak için kullanıyorsunuz.ve 2 saatlik uykuyla bütün bir gün dayanabiliyoruz. Bizim hiçbir probleminiz olmuyor. İşte bunu niye yapıyoruz biliyor musunuz?

Dervişlere bakıyoruz bu insanlar nasıl oluyor da böyle 2 saat uykuyla yaşıyorlar. Ne yapıyorlar acaba? Bu sefer onları okumaya başlıyorsunuz. Bilgi sınırsız bir alem, o zaman ben de yapacağım ve zamandan daha çok kazanayım. Niye uyuyayım ki? Birşeyler yapmaya başlayayım. Hani öğrenmem gereken çok şey var diyorsunuz ve bu sefer onun üstüne yoğunlaşmaya başlıyorsunuz. Chicago Üniversitesi uyku araştırmacılarından Allan Rechtschaf’tın bedenimizin aslında uykuya gereksinimi olmadığı üzerine güzel bir araştırması var, onu okuyabilirsiniz.

Aslında uyku rüya görmek için yaratılan bir ortamdır. O yüzden 2 saat uyku yetiyor yani rüyanızda gerçeğinizi görmek için. Peki bu dünyada yaşadıklarımız ne oluyor? Bu dünyada yaşadığımız herşey bir rüya. Bizim bir arada olmamız bir rüya. Bizim görmek istediğimiz bir rüya. Gerçeğinizi farkettiğinizde kendi rüyanızı gördüğünüzü, rüyanızın içinde farkediyorsunuz.

Şimdi bunu sizler de biliyorsunuz artık, ama kaçınız farkedebilecek bakalım bu rüyayı. Biliyorsunuz, bilmek ile farketmek çok farklı şeyler.

Bir sonraki yazımda da rüyaları çözümleyebilmek konusuna devam edeceğiz, tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın

Alahattin Öztekin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5031
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster