Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
734
 

S inir B ir S ınav

S inir B ir S ınav
 


Onun adını aileler ve öğrenciler Seviye Belirleme Sınavı olarak biliyor.

Yok öyle değil bence.

Kim ne derse desin, bana göre açılımı - Sinir Bir Sınav - !!!!

Bunun öyle çok nedeni var ki.

Önümüzdeki birkaç hafta sonu sınavla geçecek ya; pek çok evde şu konuşmalara daha çoook tanık olacağız !

- “ Kızım hadi oturup durma ders çalış birkaç yaprak test falan çöz !!!!”
- “ Offf anne yaaa, çok bunaldım soru çözmekten!!”
- Olsun bak sonra SBS’den düşük not alırsın.

* * * *

- ¬“ Aloooo, Nesrin N’aber?
- Nasıl geçti oğlanın SBS’si?
- Haa iyi mi, kolay mıymış sorular? Ah darısı 6. sınıfların da başına inşallah!!! “

* * * * *

- “ Bak yavrum, benim hatırım için, soruları düzgün cevapla, sakın hata yapma, sakın heyecanlanma!!!
Anneannen de senin için pirinç okumuş, sınava giderken yutarsın e mi kuzum benim? “

* * * * *

- “ Oğlum bak dersanenin son deneme sınavında Dorukcan 420 puan almış, sen 380’de kalmışsın, yok valla düşük puan alacaksın bu SBS’den, umudumu kaybettim ben!!”

* * * *

Hayatımızın biz farkında olmadan sınava dönüştürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz yıllardır. Yoksa farkındayız da, memnun olmasak da, düzen bu deyip uymaya mı çalışıyoruz?

Derin düşünecek olursak, dünyaya gelişimiz bile sınavla aslında.
Ee, hayatımızın da sınav ağırlıklı olması normal o zaman.

Bence her şeyde olduğu gibi sınavın da, sınav telaşının da tadını kaçırmamak gerek.

Hiç bir şey sağlıklı bir nesil yetiştirmekten daha değerli değil çünkü.


Önemli Blog Not : Yukarıdaki diyaloglar kurgu değil, gerçektir.
Sadece kahramanların isimi değiştirilmiştir.
Bu yazı da diyaloglara tanık olduktan sonra, biraz da çocuklarımızın haline üzülüp sinirlenerek yazılmıştır.

Enfal Törün bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel, bizim zamanımızda hiç böyle şeyler yoktu. Üniversiteye hazırlık için bile birkaç dershane vardı İstanbul'da. O da gidebilen için... Zavallı fakirim -Ben oluyorum- hiç dershane yüzü görmedim! Galiba bizler şanslıydık sevgili Özlem. Bu arada, SBS açılımına bayıldım. Sevgi ve selamlar...

Melek Koç 
 16.06.2010 17:53
Cevap :
Bence de biz şanslıydık sevgili Melek Hanım. Şimdiki çocuklar bu koşulllarda öğrenciliği yükümlülük olarak görüyorlar. Ne acı değil mi? Sınıf geçsinler, bir yerler kazanılsın da ne olursa olsun. Hoş değil bence. Bu arada bilgisayarımda bir arıza olduğu için yorumunuza geç yanıt verdim, özür dilerim. Sevgi ve saygılarımla Melek Hanım.  18.06.2010 11:22
 

Çocuklarımızın ruh gelişimini hiç dikkate almadan, onları sadece başarıya odaklı, acımasız bir yaşamın içine sürüklemek ne kadar hüzün verici. Ve sonra, belki tüm bir yaşam içine düşecekleri çelişkili durum. Göreceli bir mutluluk peşinde çırpınışlar. Güzel yazınız için teşekkür ederim, sevgi ve saygılarımla.

Enfal Törün 
 12.06.2010 3:37
Cevap :
Çevremde gözlediğim kadarıyla bu sınav ailelerin güç savaşı olmuş durumda. Çocukların psikolojisi bozuluyorve çoğu aile farkında değil yazık ki.. Hİç gerek yok bence de. Değerli katkınız için çok teşekkürler ederim. Saygı ve sevgilerimle...  14.06.2010 15:01
 

kurslara dünya kadar para dökülen ve bu kurslara hayatlarının en verimli zamanlarını, güya hayatlarını kurtarmak için harcayan çocukların yaşadığı bir ülkedeyiz arkadaşım. Açılımı çok tuttum çok zekice olmuş, bazen görsek de aynı yolun içinde yürüyoruz mecburen... Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 07.06.2010 14:32
Cevap :
İşte bana bu anlamsız geliyor, çocukluğunu yaşayamadan büyü, gençliğini yaşayamadan iş hayatına atıl üstelik her koşulda sınava gir. 6. sınıftan itibaren her yıl SBS'ye gir, üniversite sınavına gir, örneğin Eğitim Fakültesini bitir öğretmen ataması için KPSS'ye gir, tıp fakültesini bitir doktor ol, uzmanlık sınavına gir, bu ne böyle değil mi ama? Sevgiler Kevser'ciğim:)  08.06.2010 17:17
 

Böyle olunca da "sınav" eğitim, iş, kariyer alanlarında daha iyisine ulaşmak için "olmazsa olmaz" bir zorunluluk. Ülkemizde hane, hane, sınıf, sınıf her daim yaşanan... Önemli olan bu durumun sıkıntısını en aza indirebilecek yöntem ve tavırları geliştirmek. Sizin de -bu konuyu en iyi bilenlerden biri olarak- yaşamın içinden güzel bir kesit olarak aktardığınız gibi... Elinize sağlık... Zihninize ve yüreğinize de... Sevgi ve selamlarımla. Esenlikler dilerim.

Ersin Kabaoglu 
 07.06.2010 9:35
Cevap :
Hepsinin yolu yöntemi olmalı, çocuklar bunaltılmamalı diye düşünüyorum Ersin Bey. Sitemim bundandır. Çocuklara minik yarış atı muamelesi yapılmamalı. Çok teşekkür ederim katkılarınız için. Saygı ve selamlarımla...  08.06.2010 17:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1612
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster