Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1583
 

Sabahattin Ali ve aşk!

Sabahattin Ali ve aşk!
 

"Gerçekçiliğin en başarılı örneklerini vermiş olan bu olağanüstü duyarlı yazarın," Kürk Mantolu Madonna " kitabı, yalnız tüm zamanların en hüzünlü aşk öyküsü olmakla kalmaz, aynı zamanda, edebiyatımızın en başarılı psikolojik anlatılarından da birisidir. Yenilmiş, silik, içine kapanmış bir insan kişiliği üzerine yapılmış çözümlemeler, o kişiliğin ardındaki çok zengin bir duygu ve düşünce dünyasının tasviri, kullandığı dilin sadeliği ve güzelliği, ‘Kürk Mantolu Madonna’ yı bugün de okunur, güncel kılan özellikler…” diyor Kürk Mantolu Madonna isimli kitaba yazdığı eleştirisinde A. Ömer Türkeş.

Kuyucaklı Yusuf’u okumuştum liseli dönemlerimde Sabahattin Ali’nin ve Aldırma Gönül Aldırma diye haykırırken Edip Akbayram, o günkü 45lik plaklardan, Türkiye’ nin dört bir yanında Sebahattin Ali çınlıyordu. “Başın öne eğilmesin aldırma gönül aldırma” diye.. Ardından “burda çiçekler açmıyor ,kuşlar süzülüp uçmuyor ,yıldızlar ışık saçmıyor,geçmiyor günler geçmiyor…” Ve Sezen Aksu “Yarimi ellere verin / Sevdamı yellere verin / Yelleri bana gönderin / Benim Meskenim dağlardır” diyerek taşıdı onu omuzlarında, başının üzerinde, yüreğinin en içlerinde… “Seneler sürer her günüm / yalnız gitmekten yorgunum / Zannetme sana dargınım / Ben Gene sana vurgunum” diye Nükhet Duru’da can buldu Sabahattin Ali.. “Ne bir dost, ne bir sevgili/ Dünyadan uzak bir deli. / Beni sarar melankoli” milyonların yüreklerinde deste deste gül açtı. “Döndüm daldan kopan kuru yaprağa/ Seher yeli dağıt beni, kır beni/ Götür tozlarımı burdan uzağa/ Yarin çıplak ayağına sür beni…” dediğinde Zülfü Livaneli, yüz binler haykırdı Taksim meydanından tek bir yürek olarak Sabahattin Ali’yi…

Sırça köşk, ikinci kitabıydı Sabahattin Ali’nin dünyama giren. Ardından Çakıcı’nın ilk kurşunu, Mahkemelerde, Değirmen…

"...dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?" Diyor Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna’da..

Ve diyorum ki ! Bazı insanlar ortak bir ailenin bireyleridirler. Başka coğrafyalarda, farklı zamanlarda ya da aynı zaman diliminde birbirlerinden bi haber yaşasalar da , tanışma olasılıkları sıfır da olsa, birinin bir cümlesi, sanki bir başkasının sorusuna yanıt olsun diye yazılıyor.

Raif Bey'le tanıştırılıyorsunuz önce, sonra Raif Bey’in gizli defterinde ki gizli macerasıyla… Madonna'yla tanışmak içinse biraz sabır gerekiyor. Yürek atış hızlarınız sayfalar ilerledikçe çoğalıyor. Sabahattin Ali’nin başlangıçta söylediği birşeyi unutmadan okumak gerekiyor romanı. Diyor ki Sabahattin Ali :"...insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.Dibinde ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır"

Cesaret istediği kadar, sabır isteyen bir anlatım. Boşlukta yaşatılan duyguların, gizlenen heveslerin, karakaplı bir defterden gün ışığına çıkardığı tutkulu bir maceranın yansıması bu roman.

Aşk yazarı blogcu arkadaşlarıma şiddetle tavsiye edebileceğim Muhteşem bir kitap “ Kürk Mantolu Madonna”

41 yaşında, kimliği bilinen ama nedeni bilinmeyen bir gerekçeden dolayı katledildi Bulgaristan sınırını geçmek üzereyken Sabahattin Ali…

28 gün sonra yani 25 Şubat’ta “Dalya” diyeceğiz onun 100.yaşını kutlarken; Son mektup isimli şiirinde sevdiklerine seslenen Sabahattin Ali’yi sevgiyle ananlara armağan olsun.

Dünya durmaz bahar olur kış olur
Belki senin gözün biraz yaş olur
Ben garibim benim gönlüm hoş olur
Sevdiklerim ayda yılda andı mı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sırça köşk isimli kitabı ile tanıdım Sabahattin Ali`yi. Defalarca da okudum. Diğer eserlerinide öyle. Herkesin tanıması ve okuması gereken bir yazar.Onun hakkında yazdıklarınıza yürekten katılıyorum.Bulgaristan sınırında katledildiği yerde , her yıl anma törenleri yapılırdı; bi keresinde ben de bulunmuştum kızı Filiz Ali ve bir kaç sanatçı vardı hala yapılırmı bu etkinlik bilmiyorum. saygılar

Meltem Şahin 
 26.10.2007 12:21
Cevap :
Evet yapılıyor. Yalnızca Filiz Ali geliyor ve gidiyor. Umarım Meşhur Semra Hanım'ın oğlu Ata'yı,Babasının kim olduğunu bile hatırlayamayan zavallı manken /oyuncu demeç verdiği için "aaa hakketen öyle biri vardı dimiii!" diyerek hatırlayan değerli medyamız umarım bu gidişle Nazım'ı biraz daha ileri gideyim mi? Sen anlamışsındır.. İşte O'nu unutup, unutturmaz.. sevgi ve sağlıklakal..  31.10.2007 2:24
 

Ömer abi Sabahattin Ali benim isteyip de henüz okumak için zaman bulamadığım yazarlardandı.Sen bu yazıyı yazdıktan sonra,geçen gün kitapçıya gidip aldım Kürk Mantolu Madonna'yı.Dedim bu alana da bi el atmanın zamanı geldi de geçiyor bile:) Hem Ömer abim de yazmış,okumamak olmaaaazzzz!:)

Başak Çıbıkçı 
 02.02.2007 21:02
Cevap :
Herkesin yaşamında bir biçimde yaşadığı o kadar güzel nüveler var ki.. İyi yapmışsın. Bence diğer eserlerini de al ve Sezen'in, Nükhet'in, Zülfü'nün şarkıları eşliğinde oku... Buradan çıkacak sonuç şu ki.. Kendini düzenin koruyucusu gibi görüp kokuşmuşluğun ve kokutanların maşası olanların esamesi bile okunmazken, yok ettikleri güneş ışınları ısıtmaya ve ışıtmayı yok edildikten sonra da sürdürüyorlar ve sürdürecekler..  02.02.2007 21:52
 

Umuyorum ki günümüzde gençler,Sabahattin Ali'leri zoraki ev ödevlerinden değil araştırmaları sonucu öğrenirler.Zorunlu oldukları için değil isteyerek okurlar...Sizin bu yazdıklarınızı okurlar belki teknolojinin çocukları ve bu yazının güzelliği aydınlatır içlerini...

Duyku 
 02.02.2007 18:36
Cevap :
onur duydum sözlerinizden. Teşekkür ederim..  02.02.2007 18:59
 

kitapla ilgili bazı bölümlerden alıntı yapmışsınız. ben tamamen okuduğumda 'işte bu !' dediğim bir cümleyi de eklemek istedim yazınıza:'Ben dünyadan ziyade kendi kafamın içinde yaşayan biriyim...'

neslihan boztunç 
 29.01.2007 17:58
Cevap :
Sevgili Boztunç, Harika bir çağrışım yaptırdın. Teşekkür ederim. işte bunlarda benim not defterime kaydettiklerimden bazıları... İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişime içerliyordum. ( S-71)… Dünyada bana hiçbirşey, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir. (S-73)…Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu...Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. (S-89)…Aşk dağıldıkça azalan birşey değildir.(S-110)… Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu. (S-125)…Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. (S-153)  29.01.2007 22:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1075
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster