Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '21

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
20
 

SABAHATTİN ALİ

 

Çok satanlar listesinden bir türlü inmeyen Kürk Mantolu Madonna kitabıyla kitapseverlerin merak ettiği yazarının hüzünlü bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz? Özellikle bu gün bile mezar yerinin belli olmadığı yazarın hayatına birlikte göz gezdirelim.

Sabahattin Ali, 1907 Yılında Edirne’ye bağlı Gümülcine de doğdu. Babası prens Sabahattin ve Tevfik Fikreti çok sevdiğinden oğullarına Sabahattin ve Fikret ismini koymuştu. Önce Edremit’te ilkokula gitti, daha sonra da Balıkesir öğretmen okulunda okul müdürüyle arasında geçen konuşmadan dolayı intihar girişiminde bulundu. Sonunda okulunu bitirince dayısının isteği üzerine birlikte Yozgat’a gittiler. Burada ilkokul öğretmenliği yapıyordu. Bir yılın sonunda İstanbul’a dönerken Ankara ya uğrayarak Milli eğitim Bakanlığındaki arkadaşlarına uğradı. Sohbet sırasında kendisini Yozgat’tan kurtarmalarını istedi. Burada kendisine Almanya’ya gitmesi tavsiye edildi. Devlet imkanlarıyla 1928 yılında Almanya’ya gönderildi. İki yıl dil öğrendikten sonra ülkesine dönünce Aydın ortaokulunda Almanca öğretmeni olarak görevlendirildi ancak kısa zamanda derslerinde komünizm propagandası yaptığı iddia edilerek soruşturma açıldı, mahkeme edildi ve hüküm giyerek (1931) Aydın hapishanesinde hapsedildi.

Cezasını çektikten sonra Konya ortaokulunda görevlendirildi. Burada görev yaparken 22 Aralık 1932 okuduğu şiirde Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’ye hakaret ettiği gerekçesiyle memuriyetine son verildi. Kısa bir hapis cezasından sonra Cumhuriyetin onuncu yıl affına uğrayarak selbest bırakıldı. Öğretmenliğe tekrar dönmek için çaba gösterdiğinde devlet büyüklerini öven şiir yazarsan diye şart koşulunca Benim Aşkım şiirini yazarak görevine dönmüş oldu. Ancak artık belalar onu bırakmıyordu, sürekli hakkında davalar açılıyordu.

Öğretmenliği bırakmak zorunda kalınca Tan gazetesinde çalışmaya başladı ancak gazete basılarak tahrip edildi. Daha sonra Aziz Nesinle birlikte Akbaba dergisini çıkarmaya başladı. Dergide yayınlanan isimsiz yazılar dolayısıyla mahkemeler de yargılanmaya başladı. Fakat bu yazıların biri hariç diğerleri Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaza aitti, yine de sorumlu müdür olduğundan suçlamalarda kendini kurtaramıyordu. Pasaport almak için başvurdu ama isteği reddedildi. Davaların kötüye gittiği bir sırada Adalet Cimcoz yardımıyla bir kamyon satın alarak nakliyecilik yapmak istediğini söyledi. Edirne’den peynir getirmek bahanesiyle 31 Mart 1948 günü İstanbul’dan yola çıktı

Aslında daha önce de Suriye sınırından yurt dışına çıkmayı denemişti fakat başaramamıştı. Bu defa da anlaştığı kaçakçı yardımıyla Bulgaristan’a kaçmayı düşünüyordu. Fakat 15 Haziran günü Kırklareli Sazara köyü ormanlık alanında ağır işkence görmüş cesedi bir çoban tarafından bulundu. Yapılan araştırma sonucunda MAH görevlisi ve jandarma çavuşu Ali Ertekin tutuklanmıştır. Adam Bulgaristan’da Türkiye’de komünist bir ihtilal çıkarmak için çalışacağını söylemesi üzerine sopayla vurarak öldürdüğünü ifade edince, yargılama sonucunda Milli hislerle bu işi yaptığı kabul edilerek dört yıl ceza almıştı.

Sabahattin Alinin cenazesi ailesine teslim edilmediği gibi hala mezar yeri de belli değildir. Teşhis için Adalet Cimcöz ve Aziz Nesine gösterilmiş, ailesi üzerinden çıkanların teslim edilmesini istemişse de borçlarına karşılık haciz edildiği söylenmiştir.  Ölümüyle ilgili ayrıntılar hala esrarını korumaktadır.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 32
Kayıt tarihi
: 25.07.20
 
 

herkese iyi günler dilerim,Isparta doğumluyum,  emekli öğretmenim.TDF Dağcılık eğitimi aldım.Doğayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster