Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
301
 

Sabahın gülümseyen yüzü

Sabahın gülümseyen yüzü
 

doğanın her sabah güneş ile uyanması


Gökyüzünün yeni aydınlanmaya başladığı saatlerde kuşların o ahenkle dansedercesine cıvıldaması beni içimde karşı konulmaz mutlululuklara sürüklüyordu. Yeni gün uyanan sadece bizler değildik doğada ki tüm canlılar gibi kuşlarda uyanıyor, ve şarkılar söyleyip yeni günü karşılıyorlardı.

Baharın o tatlı ılık esintilerini hissederken tenimde, yüzümde hissettiğim yağmur damlacıkları yeni açan tomurcukları hoş geldin dercesine öpüyordu. Hoş gelen yeni tomurcuklar, evet ne kadar da güzel bir cümle bu, yeni gün yeni tomurcuk yeni hayat demekti, bu gün neşe kadar hüzün de olacaktı doğada belki, yeni açan tomurcuklar olduğu gibi ömrünü tamamlayan çiçekler yerini yeni kokulara yeni mutluluklara bırakacaktı.

Her adımda bir nefes daha çekiyordum içime, yeni günü kokluyordum, adımlarım yavaştı, yetişmem gereken otobüs vardı belki ama, bu umurumda değildi, bu günü yaşamak istiyordum, şarkılar söylerek, yolda dansederek gitmek, ve gördüğüm herkese günaydın demek, günaydın Veysel efendi günaydın bakkal Mustafa bey, günaydın nesrin hanmın kedisi nazlıcan, günaydın , mahallemizin haşarı köpeği gaddar, günaydın kuşlar günaydın çiçekler, ve günaydın güne ve hayata yeni başlayan tomurcuklar.

Kahvehaneleri oldum olası sevmedim, nedendir bilinmez; kendini dört duvar arasına kapatıp o güzelim havayı solumaktan kendini mahrum bırakan insanları anlamamışımdır, yaşamak ve yaşamın tadını çıkarmak dururken neden kendimi duvarlar ardına hapsedeyim…

Durak ta bekleyen insanlar birbirilerine bakmaktan bir merhaba demekten çekinen siz insanlar, bakın karşınızdaki kişinin yüzüne, gözlerinin içine, sıcak bir tebessüm edin merhabalar deyin, merhaba demek ne kadar güzel bir kelime, ne sıcak ne içten bi kelime bu, bir bilseniz sıcaklığını,

Belki de hayatın koşturmacasına rutinliğine kaptırdığımız içindir kendimizden bu kadar soğumamız ve hayatta olup biteni görmezden gelmemiz, yaşam sadece yemek içimek uyumak mıdır? Yaşam bir sabah uyanıp derin derin nefes almaktır, solumaktır o güzelim havayı içine, solumaktır günün getirdiği mutluluğu bir nefescesine, ve yarın belki hiç olmayacak diyerek yaşamaktır bu günü, kim nerden bilebilirki ömrünü kaç gün kaldığını, yaşamak bu günü alabildiğine sevinçli alabildiğine heyecanlı.

Sevgilinin düşü ile yürümek yolda, el ele yürümek belki sevdiğinle,

Hayal kurmak geleceğe dair, hayal kurmak sevdiklerinle bir ömür…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Genç arkadaş blogundaki çevre doğal hayat ve çevre konulu yazınızı okudum sizin gibi genç arkadaşların bu gibi konularla ilgilenmesine çok sevindim. Ben uzun bir süre için çeşitli dergi ve gazete de bu konu ile ilgili yazdım ancak buraya ilk defa kayıt oldum ama kayıt işlemi tam oldumu bilemiyorum biraz teknoloji özürlüsüyüm galiba

YABAN 
 04.07.2008 19:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 709
Kayıt tarihi
: 02.07.08
 
 

Akdeniz yemeklerini seviyorum, karikatür dergilerini okumayı, hayatın içindeki yaşamın bize yaptı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster