Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
325
 

Sabahın sahipleri uyarı grevi yaptı...

Sabahın sahipleri uyarı grevi yaptı...
 

Kamu çalışanları en uzun gecenin sabahında Türkiye’nin dört bir yanında alanlardaydı.

Karanlığa karşı güneşin sofrası kuruldu meydanlara.

Halaylarla, türkülerle sloganlarla grev hakkına, örgütlenme özgürlüğüne, özlük ve demokratik haklarına sahip çıkan; esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalışma koşullarına karşı kadrolu-güvenceli iş talep eden; ‘eşit işe eşit ücret’ yalanına inanmayan, KHK Cumhuriyeti’ne karşı duran; elektriğe, suya, doğalgaza yapılan zamların üçte birini dahi karşılamayan yüzdelik zamlara karşı emeğinin karşılığını isteyen kamu emekçileri; hastanelerin birer ticarethane olarak işletilmesine, sağlığın paralılaştırılmasına, sağlık çalışanlarını köleleştirmeyi amaçlayan 663 sayılı KHK’ya karşı duran sağlık çalışanları; kamusal eğitim-güvenceli gelecek isteyen öğrenciler; bilimin hapsedilmediği bir ülkede yaşamak isteyen akademisyenler; özgür toplumun ancak özgür basınla olacağını bilenler; AKP’nin ‘ileri demokrasi’sinde dokunan yanar kuralına; büyük baskı ve gözaltı düzenine; memleketten açık hava hapishanesi yaratmak isteyenlere karşı insanca yaşamı savunanlar, en uzun gece, en kısa gün, karanlığın en koyu ışığın en az olduğu bugün, karanlığa karşı aydınlığı artırmak, eşit, özgür, demokratik bir ülkeyi bugünden kurmak için Türkiye’nin dört bir yanında GREV’deydi!

Kamu çalışanlarının grev öncesi kamuoyuna yaptıkları açıklamalar yandaş basında yer bulmadı.

İşte yaratılan karartmaya rağmen kısa zamanda örgütlenerek alanlara çıkan KESK ve bağlı sendikaların üyelerinin haklı talepleri:  

-Grev hakkının yasal teminat altına alındığı bir Toplu Sözleşme düzeni,

-Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine son verilmesi,

-“KHK Demokrasi”sine son verilmesi,

-Her türlü güvencesiz çalıştırmaya son verilerek tüm çalışanlara kadrolu iş güvencesi sağlanması,

-Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması, çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi,

-Emekçilere dayatılan angarya ve zorunlu fazla mesaiye son verilmesi,

-Temel ücretlerin artırılarak, eşit işe eşit ücretin gerçekten hayata geçirilmesi için,-Ek ödemelerin tüm emekçiler için eşitlenerek emekliliğe yansıtılması,

-Net asgari ücretin açlık sınırı olan 1.000 TL’ye çıkarılarak tüm ücret ve maaşlarda bu tutarın vergi kesintisi dışında bırakılması

***

 

 

ANKARA ’da dört koldan Ziya Gökalp caddesine yürüyen emekçilerin düzenlediği mitingde; "Grevli toplu sözleşme, güvenceli istihdam, insanca yaşayacak temel ücret, baskın ceza ve sürgünleri durdurmak için ek ödemelerin emekliliğe yansıması için grevdeyiz" ana pankartının taşındığı yürüyüşlerde, "İşte sendika, işte KESK", "Savaşa değil emekçiye bütçe" "Toplu sözleşme hakkımız grev silahımız" sloganları atıldı.

***

MEB’e yürüyen Eğitim Sen üyesi öğretmenler “Bu ülkede emekçiler var, grev var” ve “Yaşasın iş, ekmek mücadelemiz” pankartları taşıdı.Eğitim Sen Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Dengiz Sönmez, kendilerine dayatılan "Sefalete, sömürüye, soyguna ve talana" boyun eğmedikleri için grev yaptıklarının altını çizerek, "Bugün grevde olmamızın en önemli nedenlerinden biri siyasi iktidarın bizlere şaşı bakışını sona erdirmektir" dedi.

***

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Sağlık Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Tabip Odası (ATO) ve daha birçok sağlık örgütü 21 Aralık grevi kapsamında Hacettepe Üniversitesi önünden Abdi İpekçi Parkı'na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe katılım yüksek olurken hastanelerin de boş olması dikkat çekti.

Yürüyüş sırasında "İş güvencesi, gelir güvencesi, mesleki bağımsızlık, güvenli çalışma ortamı, sağlık hakkı için grevdeyiz" pankartı açıldı. "Hastaneler işletme çalışanlar köle olmasın", "İş güvencesi için başkaldırıyoruz", "İnsanca yaşam için başkaldırıyoruz" dövizlerinin açıldığı yürüyüşte sık sık "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Sağlık hakkı engellenemez" sloganları atıldı.

 Kaynak KESK

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fiili olarak olmasa da kalbi olarak kendilerinin yanındayız. Bu haklı eylemi bize duyurduğunuz, bizimle paylaştığınız için teşekkürler.

Ayrıntıda gezinmek 
 29.12.2011 0:16
Cevap :
Teşekkür ederim...  29.12.2011 11:57
 

Hey gidi Ülkem hey.Nereden nerelere geldik.Ya şimdiki siyasilerin beğenmedikleri ve Türkiyenin bütün faturasını kestikleri eski siyasilerin zamanında,hatta bırakın Demokrasinin askıya alındığı 12 Eylül döneminde çalışmış bir emekci olarak şimdiki gibi çalışanların ,tüm sosyal haklarının ellerinden alınıp,adeta köleleştirildiği bir dönem görmedim.Nerde sendikalar,Nerde sivil toplum kuruluşları,nerde Halk desteği...Ne oldu üzerimize ölü toprağımı serpildi...Her halde Sayın Demirel bile tabloyu görüp Ya benim yollar yürümekle aşınmaz dediğim,işcime,köylüme,öğrencime,Halkıma ne oldu diyordur.Ben söyleyeyim Sayın Demirel onların hepsi emekli oldu onlar 68 kuşağı idi şimdikiler şakşakcı...

mustafa turgay iriz 
 28.12.2011 21:07
Cevap :
Emperyalizm istediği insan tipini yarattı! 2000 lira yerine ücretli olarak 700 liraya aynı işi yapıp birde "Çok şükür" diyen bireylerin olduğu ülkede çalışanların işi çok zor... 21 Aralık emekçiler açısından olumlu,umutlu bir başlangıç oldu.O gün işe gidenler greve katılmadıkları için mahcuplar.Sendikalar geniş bir perspektifle emekçileri bir araya getirecek ortaklaşmaları en kısa zamanda yapmak zorundalar.Çalışanlar açısından yaşanan hak kayıpları emekçileri tarihsel olarak belki bu günkü gibi haklı konuma getirmemişti.Farklılıkları değil ortaklıkları öne çıkararak geçmişte örnekleri olduğu gibi Emek platformu"nu hayata geçirmek gerekiyor....  29.12.2011 9:53
 

Ve yine Ekim'le gelecek, Gülümseyen tomurcuklar gibi... Bayraklaşmıştı o gün; Pankartlara Çekilen Yürek... G.SULARI Paylaşım için teşekkür ediyor,Bitmedi daha dediğimiz günü anlatan kaleminize saygı , Sevgi gönderiyorum...

GÜNEŞİNSULARI 
 23.12.2011 16:01
Cevap :
Sevgi ve selamlarınızı aldım,teşekkür ederin güzel yüreğinize...  23.12.2011 20:51
 

30 yıldır toplumun gömüldüğü ölü toprağının silkelenişini imleyen, coşkulu bir eylem oldu. Ne güzel yansıtmışsınız. Sevgiler, selamlar...

Vildan Sevil 
 22.12.2011 12:35
Cevap :
Teşekkür ederim sevgi ve selamlar...  22.12.2011 13:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1114
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 824
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster