Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '11

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
250
 

Sabırlı dev

Sabırlı dev
 

Ülkenin birinde bir köy varmış. Bu köyde, halkın yanında, köyün yakınlarında bir ormanda yaşayan bir de Dev varmış.

Köy halkı bu Devi tanır severmiş. Devin de köy halkıyla bir alıp veremediği yokmuş ve birarada yaşarlarmış. Köy halkı Deve yiyecek temin eder, Dev ise onlara odun kırmak, büyük kalasları ve kayaları taşımak gibi ağır işlerde yardımcı olurmuş.

Dev o büyük cüssesine ve gücüne rağmen, kimseye zarar vermemek için çabalar, elinden geldiğince köylülere yardım edermiş. Devin bu kadar güçlü olmasına rağmen kimseye kötülük yapmayıp bir de insanlara iyi şekilde davranması köy halkının ona karşı duyduğu sevginin de kaynağıymış. Ancak Devin bu yaklaşımı ve karşılığında seviliyor olması onun aynı zamanda düşmanlar edinmesine de yol açmaktaymış. 

Özellikle köyün gençlerinden bazıları Devi kendilerine karşı rakip olarak görmekte ve onun bu köyden uzaklaşmasını istemektelermiş. Dev ise bu gençlerin farkındaymış, ancak iyiliğinden dolayı onların bu yaklaşımlarını görmezden gelir, onları idare edermiş. Çünkü ona her durumda erdemli davranmak ve kendisine yapılan kötülüklere karşı bile sabır gösterip, sükut etmesi gerektiği öğretilmiş.

Köyün gençleri Devin bu sessizliği ve tepkisizliği karşısında her geçen gün ona karşı daha büyük haksızlıklarda bulunmaktalarmış.

İlk başlarda köylülerin onu övdükleri zamanlarda sessiz kalarak Dev için gösterdikleri olumsuz ve sinsice tutumlar, daha sonraları Devin köylüye yaptığı yardımları küçümseme ve daha sonraları Dev hakkında iftiralara kadar varmış. Amaçları Devi köy halkının gözünde küçültmek bu sayede kendilerini ön plana çıkartmakmış. Dev bu söylem ve davranışlara defalarca tanık olsa da tepkisiz kalmayı tercih ederek sessiz kalmayı yeğlemekteymiş.

Bu durum her ne kadar onu üzse ve incitse de o sadece fiziksel olarak değil, karakter olarak da güçlü ve sabırlı bir Devmiş çünkü...

Aylar, yıllar bu şekilde geçmiş köyün o zamanki gençleri büyümüş iş sahibi olmuşlar. Ancak Dev için duydukları kıskançlık artık kine dönüşmüş. Çünkü köyde yapılması gereken odun kırma ve taşımacılık işlerini bu gençler yapmakta ve bu işlerden para kazanmaktalarmış. Dev ise hala talep eden köylülere bu işlerde yardımcı olmaktaymış. Bu durum karşısında gençler, Devi köyden uzaklaştırmanın yollarını aramaktalarmış.

Hatta Devi kaçırmak için bir kaç kez fiziksel saldırıda bulunmuşlar, Devin onlara tepki göstermeyeceğini, zarar vermeyeceğini bildiklerinden onu bir kaç kez yaralamışlar. Dev ise çok güçlü ve sabırlı olduğu için bu duruma sesini çıkarmamakta sadece içten içe üzülmekteymiş. Ama bu da geçer diyerek sükûnetini korumaktaymış.

Fakat böyle böyle Devin aldığı bu ufak tefek yaralar gün geçtikçe o güçlü Devi güçsüz düşürmeye başlamış. Gösterdiği bu sabır ve tepkisizlik gün gelmiş daha büyük yaralar olarak karşısına dikilmiş. Dev artık eski gücünde değilmiş.

Böylece bütün taşımacılık işlerini köyde o gençler fahiş paralar karşılığında yapmaya başlamışlar. Bu durum karşısında ondan yardım isteyen köylüler de güçsüzleşen Devden olumlu yanıt alamayınca ona karşı sevgilerini yitirmiş, hatta birçoğu ona yiyecek vermekten bıkıp Deve düşman bile olmaya başlamışlar.

O koskoca Dev ise yıllar sonra yalnız ve kırgın, bir ağacın altında oturmuş ve ben nerde yanlış yaptım diye kara kara düşünmüş, düşünmüş, düşünmüüüş... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 67
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 708
Kayıt tarihi
: 07.07.10
 
 

1978 Ankara doğumlu, ekonomi ve işletmeciliğe ilgi duyan eğitimini bu alanlarda devam ettiren anc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster