Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
621
 

Saçı uzun aklı kısa mı demiş biri?

Saçı uzun aklı kısa mı demiş biri?
 

Alıntıdır


Biz kadınların en değerli mal varlığı saçları. Ödümüz patlar bir şey olacak diye. Biraz fazla dökülür, çare aramaya başlarız. Tatilde yıpranır, şehre dönüşte kuaförde alırız soluğu acil tarafından. Sonuçtaysa kökü bizde ya; ister uzatırız, ister kısaltırız, ister boyatırız, istersek perma yaptırıp kıvırcık koyuna bile dönebiliriz. Ruh halimize göre karar veririz çoğu zaman. Hayattan sıkılmışlığımızın hıncını bile saçlarımızdan almaya çalışırız bazı bazı.

Bendenizin neredeyse tüm çocukluğu boyunca saçı hiç uzayamadı. Annem sağolsun, bir yandan çalışıp bir yandan iki çocuk büyütmekle uğraşınca çözümü saçlarımı kısaltmakta buldu yıllarca. Kadıncağıza da birşey diyemiyorum, saçlar dalgalı, uzadıkça yukarı çekiyor, ne sağa yatıyor ne sola, şöyle güzelce uğraşmak gerekiyor. Annemde nerede o vakit? Okulların açılmasına yakın hadi hooop mahalle berberine. O zaman kuaför yoktu, kadınlar kadın berberine giderdi. "Öğrenci saçı" annelerle berberler arasında bir şifreydi sanırım, başka birşey söylemeye gerek kalmazdı, saç kısalıverirdi. Siyah okul önlüğü, betaz yakayla beraber beyaz kurdele takmak şarttı okula giderken. Kısa saça bile kurdele istenirdi, komedi:) Annem elleriyle kocaman kurdelemi diker, her gün o kurdele kısacık saçlara takılır, kafama koca bir kelebek konmuşda orada kalmış şeklimle okula gönderilirdim.

Biraz daha büyüdüm,ortaokul, lise çağlarına geldi yaşım. Saçımla ilgili kararları kendimin verebileceğini zannederken anladım ki okul yönetimi saçlarım üstünde söz sahibiymiş! Saçlar ya kısa olacakmış ya da örgülü. Tamam, yaz tatilinde üç ayda ne kadar uzarsa uzatıp küçücük kuyruk da olsa toplayayım. Yooo, örgü olacak, üstelik örgü de en az üç boğum olacak. Zinhar! Beden eğitimi öğretmeni Sultan Hoca, pazartesi sabahı bayrak töreninden sonra merdiven başına geçer, sınıflara dağılırken yakalayıverirdi kızları. Durdurursa yandınız, hem saçınızdan olurdunuz, hem beden eğitimi dersinin kara listesine girerdiniz. Lisenin sonuna doğru açıldı gözüm, bilmem kaç tel toka yardımı ile saçımı kısaymış gibi gösterip uzatmayı başardım, nihayet! Şimdiki kız öğrencilere bakıyorum da kıyaslanamayız bile.

İlerleyen yıllarda kafama göre takıldım, saçımı uzattım, kısalttım, kızıl yaptım, sarışın oldum, doğala döndüm derken bizim kız biraz büyüdü ve kısacık saçlı bir annesi olduğunu fark etti. Kafasındaki anne profiline uymuyordum sanırım, toka, saç fırçası gibii rüşvetlerle beni kandırdı ve saçlarım tekrar uzadı. Hani saçlarımla ilgili son karar bendeydi?

Yine yıllar geçti ve geçenlerde heyheylerim geldi, gidip saçımı tekrar kısacık kestirdim. Neyse ki neredeyse genç kız olan bizimki bu yeni halimi pek beğendi, pek sevdi.

Uzunken genelde topladım saçlarımı. Eşim kısa saç seven nadir erkeklerden. "Uzatıyorsan neden topluyorsun, o zaman kestir rahat et" derdi, haksız da değil hani! Ensem terledi toplayayım, aman hemen evden çıkmam lazım bu saçlar nasıl kuruyacak derdim bitti, oh ! Kuaförüme "Erkekler kısa saç sevmiyor pek" dediğimde "Yanılıyorsun, bu işler ters oluyor. Adam kısa seviyor kadın uzatıyor, adam kısa saçı sevmiyor, kadın gelip kısacık kestiriyor " cevabını verdi. Sanırım bu saçların üzerinde söz sahibi olma takıntısı sadece bende yok:)

Çocukluğum boyunca kısa saç kullanma zorunluluğumdan kaynaklı sanırım, uzun saç severim desem de anladım ki ben kısa saçlarımla mutluyum. Saçım yine, yeniden kısa, aklımsa tartışma konusu bile değil :)

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 559
Kayıt tarihi
: 11.01.12
 
 

Dünyayı güzellik kurtaracak... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster