Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
79
 

Saçlarım

Saçlarım
 

Şimdi hangi cümle kurulumu alır da sorumluluğu benim şu eksik yanımı dillendirir bilemiyorum. Hangi harf dizgisi gönüllü olur meramımı anlatmaya ya da yeterli gelir mi onu da bilemiyorum, düştüm yola yine kendimle.

Koskoca kadın oldum hatta daha da fazlası ama hala kendimi küçük bir kız çocuğu gibi hissediyorum, üstelik öksüz, yetim bir kız çocuğu. Nedir benim baba sevgisizliğinden çektiğim, nedir onanmaz yaralarım benim. Beni tanıyanlar, yakın çevrem yine aynı şeyi söyleyecektir bu satırları okurken “senin de babanla hesaplaşmaların bitmedi gitti”.

Bunun adı hesaplaşmamı, iç döküş mü, özlem mi bakın onu da bilmiyorum. Amma velâkin bildiğim en gerçek, en somut şey, eksik ve hiçbir zaman da tamamlanamayacak olduğum. Sevgi öğrenebilir bir şey midir, yoksa içinden mi gelir insanın? Bu sorunun cevabını aradım yıllarca ve sonunda da hem öğrenilebilir, hem de içinden gelir olduğuna kanaat getirdim.

Ben sevgiyi çevremde gördüğüm gözlemlediğim annelerden babalardan öğrendim ve hiç de zararlı bir şey olmadığını öğrendim, hatta karşılıklı olursa çok da fayda sağladığını öğrendim insan ruhuna. Kategorize ettim sevgileri zaman içinde, ayrıştırdım birbirinden ama özü hiç değişmedi sınırsız ve bolca sundum, hissettirebildiğim kadarıyla hissettirmeye çalıştım.

Sanırım bir tek baba sevgisinin yeri dolmadı ve sanıyorum ki artık imkânsız… Dolmayacak. Saçlarım çocukluğumdan beri cılızdı benim, seyrek, ince telli, zayıf. Dört beş yaşına kadar ki zamanda sarı cılız saçlı bir kız çocuğu olduğumu, fotoğraflar sayesinde biliyorum. Ne alaka şimdi sarı saç demeyin durun biraz, ben cılız, seyrek ve zayıf kısmına takıntılıyım çünkü sebebini yıllar sonra anladığım.

Bu yazımda muhatabım öncelikler babalar ve baba sevgisine (AÇ) çocuklar. Benim açlığımı en çok saçlarım anlatıyor bana. Dedim ya koca kadın oldum ve daha fazlası, hatırlamıyorum ne yanağıma konan bir öpücük, ne de saçlarımı okşayan bir el babam tarafından. Saçlarımı diyorum, babam okşasaydı şefkatiyle, güçlenecek ve tutunacaktı hayata, yıkılmayacaktı öyle en ufak rüzgârda, savrulmayacaktı yerden yere. Gür saçlı bir kadın olabilecektim dimdik duran bükülmeyen.

Sadece saçlarım değil cılız olan. Her zaman ürkek ve tedirgin sokuldum hayatın koynuna. Bunun sebebi sanırım saçlarım kadar cılız olan güvensizliğimdi. Hatırlamıyorum nasıl bir şeydir o, nasıl kokar bir baba, nasıl sırtını yaslar bir evlat babasına ve nasıl eksiği giderilir baba sevgisinin. Hatırladıklarım, unutamadıklarım, işte onlar öldürüyor içimdeki o cılız saçlı çocuğun hayallerini, yarınlarını. Bir yanımda ölü bir çocuk, diğer yanımda hayata tutunmaya çalışan ve yaşamak isteyen bir başka çocuk.

İşte bu eksik yanlarımın kendimle yüzleşmesi yüzünden bu kadar kırgınım hayata, yaşama ve elbette babama. Ne kadar acı bir eksiliştir ki bu, insan sevgiden eksildiğinde, sevgisizlik kendiliğinden büyür ve kaplar her yeri. Burnunuzun ucunda tüten bir kokunun peşine düşersiniz mecburi, babanıza benzeyen kim varsa soluk soluk koklarsınız, ararsınız, nasıl bir kokudur bu, nasıl bulunur.

İmkânsızmış…

Siz bakmayın şimdi sevgi bende ganimet dediğime, eksik olduğum yerden var olandan azalıyor her yokluğunu hissettiğimde. Genellikle iç hesaplaşmaların ışığında tüketiyorum zamanı. Bu kuşaktan kuşağa geçen öğretiler var ya sanal yüklemeler, otorite safsataları, hepsinin ama hepsinin canı cehenneme.

Onları toplayıp bir çukura doldurmak ve sonra da bir kibritle yakmak gerekiyor. Başka çocukların saçları cılız olmasın diye, düşmesin sevgisizlikten hiçbir çocuk yere ve sırtını yaslayabileceği güvenebileceği biri olsun diye.

Öğrenilsin sevmek, öğrenilsin ki durabilsin çocuklar ayakta dimdik, aramasın baba kokusunu onda, bunda, şunda.

Konu uzar giderde bende mecal kalmadı bir kez daha…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 141
Kayıt tarihi
: 24.12.11
 
 

1965 Zonguldak doğumlu ve halen Zonguldak'ta yaşamaktayım.Yazarım ve çeşitli platformlarda sunucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster