Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1617
 

Sadakat

Sadakat
 

 

*“Aşk kendi kendini yaratıp sürdürüyor.

Yaşamadan yatışmıyor, susmuyor...”

...

Onu yeterince tanımasa da, kendini öyle iyi tanıyordur ki, tutkularının zamanla kronik bir bağımlılığa dönüşeceğini bilir.

Yine de ruhunu, aşkın harlı ateşine gönlüyle atar…

Gençtir, geçmişteki hata ve başarısızlıklarıyla yorgun, yalnız ve mutsuzdur…

Tam da kendini yeni baştan yaratmanın, hayata yeni baştan başlamanın zor ama imkânsız olmadığına inandığı bir zaman diliminde, onu doğrularmışçasına çıkar karşısına adam...

Ve adam, parlak bir yıldızdan düşen göktaşı gibidir kadın için, göz kamaştırıcı, büyüleyicidir…

...

*"Herkesin AŞKı başka, kendi düzeyine, kendi iklimine göredir…"

Kadın aşkın gerçekliğine ve devamlılığına yürekten inanırken, adam, aşkın her yolculuk gibi varıldığı yerde bittiğine inanır. Adama göre aşk, kadınların arayıp bulmaya çalıştığı, erkeğinse yoluna çıkan, karşı karşıya kaldığı bir durumdur, boş bir hayaldir…

“Bana da güvenme!” der…

Kadın, kırılır, gücenir, onun uğraşılmaya değmeyeceğini düşünür. Düşünür de; ya tutkuları, bağımlılıkları, (gerçekliğine inandığı) büyük aşkı (?!)

Evlenirler. Bir süre mutlu gibidirler ama görmezden gelinen ve yolunda gitmeyen pek çok şey vardır.

*“Aşk ve mutluluk; Oysa bu ikisini yan yana koymak ne büyük hamlıktır. Aşkın ancak mutsuzluğa sıkıca tutunarak ayakta kalabileceğine, mutsuzluğun, mutluluktan daha yoğun bir duygu olduğuna inanır zamanla. Aşk içinde mutluluk, bir sürçmedir…”

O yüzden direnir, aşkını ısrarla korumaya alır, adamın da zamanla, kendisini tutkuyla seveceğini umar. Hem âşık, hem de mutlu olabilmenin, olmayan gizini keşfetmeye çalışır, başaramaz(!)

Mutsuz ama âşıktır…

*“Mutsuz aşk yoktur; sahip olmadığımıza sahibizdir yalnız.

Mutlu aşk yoktur; sahip olduğumuza sahip değilizdir artık”

Ya sadakat?

Sadakat yalnızca iyimserlik ve umuttan ibarettir. Öğrenir, öğrenir de kanatlarını ateşe tutarak zorla öğretirler ona ve o bir şey daha öğrenir ki,*“İhanet, asla bağışlanmaz, iğrenç yüzü belleğe o kadar derin çizgilerle kazınır ki unutmak için ÖLMEK gerekir” .

...

Turkuvaz Kitapçılık tarafından Şubat 2010 da yayımlanmış bir İnci ARAL romanı "SADAKAT".

Yazar bu defa ihaneti sanık sandalyesine oturtmuş. Beraberinde aşk/ evlilik, aşk/ mutluluk, aşk/ cinsellik, sadakat/ ihanet ikilemlerini sorgulamış.

Kadın erkek ilişkilerini yine en ince detayına kadar irdelerken ruhsal çözümlemelere, akıl okumalara ağırlık vermiş.. .

Kadın erkek ilişkilerindeki kuralların günümüzdeki geçersizliğini vurgulamış.

Sadakatin mi, ihanetin mi zor olduğunu düşündürtmüş…

Suçüstüler, itiraflar, inkârlar, af dilemeler, gidişler, geri dönüşler, saplantılar ve tutkularla girift olmuş üçlü bir aşk ilişkisi, aşk ve nefretin kıskacında yalnızlaşan bir kadın ve diğerlerinin romanı, SADAKAT.

Bazen kızarak, bazen şaşarak, bazen acıyarak ama en çok düşünerek okuyacaksınız ve ilginç finaliyle uzun süre hafızanızdan çıkaramayacaksınız.

 

 

 

*Kitaptan alıntı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitabı okumadım.Anlattıklarınız üzerine konuşuyorum.Yazarlık başarısı yanlışları bile doğru gösterebilir.Siz eminim romanın büyüsüyle işlenen kavramları sorgulamayı asla düşünmeyip örneğin sadakatı sevgi kadar değerli görmüşsünüzdür.Oysa ben sadakata olumlu bakmayanlardanım.Sakallı kocasının üç metre arkasından giden çarşaflının eşine bağlılığı da sadakat.Ben sadakatın sorgulanması gereken bir davranış biçimi olduğunu düşünüyorum. İnsan duygularını özgür olarak yaşamalı.Aşkın böyle insanı kahreden değil de soğuk bir dilim karpuz yemeye benzer başka bir şekli icat edilmeli.

Kerim Korkut 
 17.04.2010 6:32
Cevap :
Merhabalar Kerim Bey... İnci Aral severek okuduğum bir yazardır. Onun, romanlarındaki kurgu ve kadın erkek ilişkileri konusunda yaptığı ruhsal analizler, beni oldukça etkiler ama bu onun her düşüncesine ve yargısına katıldığım anlamına gelmemeli......Yazımda ise kitaptaki düşünceleri, yorumlamadan aktarmaya çalıştım...Sadece kitabın içeriğini tanıtıp, bu tarzdan hoşlananlara önermeye çalıştım... Sadakât ve aşk hakkındaki sizin düşünceleriniz ise ilginç görünüyor doğrusu...Sadakâte gelince, bence de sorgulanması gereken bir kavram...Neden olmasın? Kimbilir belki birgün bulunur, bunaltmayıp, aksine ferahlatan, serinleten aşklar! Ziyaretiniz ve katkınız için teşekkürler...  17.04.2010 18:47
 

her kitabını derinden, hissederek okuduğum çok değerli, özel kalemlerden biri, bekliyordum, en kısa zamanda okumak üzerek. sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 10.02.2010 21:34
Cevap :
:) Evet, en sevdiğim Türk Yazarlarındandır İnci Aral...Ağda Zamanı, Kıran Resimleri ve Unutmak dışındaki tüm romanlarını okumuştum...Bu da diğerleri gibi, enfes bir İnci Aral klâsiği...Teşekkür ve sevgilerimle Ruksancığım...  10.02.2010 22:41
 

Kafam karıştı abla, son dönem dizileri gibi entrika kokuyor bunlar. Valla kafam almıyor onları da seyretmiyorum. Aşk denen şey bu kadar karmaşık değil, bence onlar insanların kendi karmaşıklığı... Aşk su gibi durudur. Onu bulanıklaştıran insan... Her yaşadıkları birlikteliğe de aşk demiyorlar mı? Zaten karmaşa ve bulanma da orda başlıyor...

TC kaan kartal 
 08.02.2010 17:31
Cevap :
Hayır Kaancığım, kafa karışacak bir durum yok hikayede...Entrika da yok:) Her şey açık ve ortada...Evet haklısın, "su gibi duru bir aşkın hikayesi" değil anlatılan...Ama hani bazen, gördüğüne inanmak istemez ya insan, anlamak istemez ya... Hani aşkı var sayar, ömür boyu süreceğine inanmak ister ya...Hani aşkın gözü kördür de, kusurları görmezden gelir ya...Hani aşk bazen yanılsamadır ya...Hani...Hani...  08.02.2010 23:46
 

Kitap okuma hızına yetişemiyorum sevgili Fatma. Bi dur, soluklan hele! Kitap daha rafa çıkalı birkaç gün oldu, sen okumuşsun bile. Bu kadar güzel anlattıktan sonra artık okumadan olmaz. Tam da "sadakat" a dair bir yazı yazmayı düşünürken... Sevgilerimle.

Melek Koç 
 08.02.2010 14:48
Cevap :
Yok Melekciğim, her zamanki hızım bu değil:) Bu ara tatildeydim de ondan... Kitaba gelince, beğeneceğinden kuşkum yok...Senin yazınsa, benim için bu kitabın üzerine, lezzet ekleyecek biliyorum ve bekliyorum:))  08.02.2010 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1483
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Bol bol okurum, blog yazarım, şiir yazarım. Yazdıkça ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster