Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
692
 

Sadece eşya...

Sadece eşya...
 

Eşyaya ne kadar da bağlandığını bir kaç gün uzak kalınca anlıyorsun. Adı üstünde eşya. Gereğince kullanılan ve çok da üzerinde durulmaması gereken... Cansız ve arada duygusal bir bağ gerektirmeyen bir şey.Gün nasıl geçiyor ve eşya olmadığında nasıl geçer?

Sabah uyandın. Elini yüzünü yıkadın. Havlu yok. Tamam yüzün kurur. Devam et. Çay mı içeceksin çaydanlık yok ocak yok. Eh bugün de içmeyiver. Böyle git işe. Tamam pek bir şey kaybetmedin şimdiye dek.Sadece sabah çayına, kahvesine alışık olan vücudun henüz tam açılamadı. Devam edelim. İşe geldin. O da ne? Bilgisayar yok. Eh otur bakalım. Neyse ki koltuğun var, ayakta kalmayacaksın. Bir şey mi yazacaksın? Üzügünüz kalem yok. Canın sıkılmaya başladı değil mi? Gazeteleri okuyamadın, e-postana bakamadın, telefonlar çalmıyor. Öylece oturuyorsun. Ne yapacağını bilmeden öylece. Odalara giriyor çıkıyorsun. Ama insanlar öyle meşguller ki, birbirlerine ayırcak bir dakikaları yok. Ağızlarından öylece bir "merhaba" çıkıyor sonra kafalar ya önlerindeki dosyalara ya da bilgisayar ekranına gömülüyor. Demek ki sen de böylesin eşyaya sıkı sıkıya bağlı yaşadığın zamanlarda. Ya bir şeyler okuyor ya bilgisayar ekranı ile içli dışlı oluyorsun, kapı açıldığı vakit başını çevirip gelene bir "merhaba" diyor başını çeviriyorsun. Cansız olan herşeyle, canlı olan herşeyden daha sıkı bağ kurmuşsun ve insanım diye ortalıkta dolaşıyorsun öyle mi?

Devam et eşyasız hayatına. Çok sıkıdın değil mi? O saatlerce başını gömdüğün kitaplarına da yok şimdi. Artık sığınacağın tek bir liman kalmadı. Şimdi becerebiliyorsan, hala unutmadıysan nasıl sohbet edilir başla bakalım. İnsanlar sohbet etmek için seni bekliyor olmayacaklar bunu aklından çıkarma. Sen çaba sarfedeceksin. Çünkü onlar hala eşya ile yaşıyorlar. Sen şu anda eşyadan ayrı bırakıldın. Şimdi sana onları tekrar versek, koşarak masana geçip oturur, bilgisayar ekranına çevirirsin yüzünü. Diğer odalarda insanlar olduğunu dakikasında unutursun. Denemeye devam et. Eşyasız hayatı bir günlüğüne de olsa tecrübe et. Robinson adaya düştüğü vakit senden daha güç durumdaydı unutma, çünkü o eşya ile birlikte insanlardan da uzak kalmıştı. Ama hayatta kaldı. Çünkü bildiğinden çok farklı bir yaşam biçimi geliştirmek zorundaydı. İnsanoğlu yaşamak için diretir. Bunun için de uyum sağlar. Robinson bunu yaptı. Sen ise kendini şu an tüm köklerinden koparılmış bir ağaç gibi hissediyorsun. Neden?

Geçmiş zamanları anımsa. Neden bilgisayarın bozulduğu zaman o kadar mutsuz, huzursuz oluyorsun? Evde günlük gazete olmadığı zaman öfkeleniyorsun? Televizyonda görüntü yerine karıncalanma gördüğünde, çorabının teki kaybolduğunda, yazı yazarken kalemin aniden bittiğinde, en sevdiğin bardak kırıldığında, sana en çok yakışan kazak çamaşır makinesinin hışmına uğrayıp küçüldüğünde, cep telefonunun şarjı bittiğinde duyduğun huzursuzluğu anımsa. Nasıl onlarsız yapamadığını, hayatının onlarla biçimlendiğini, kendi çerçeven içinde ancak onlarla var olabildiğini anımsa.

Bağ kurmak, sıkı bir bağ kurmak her zaman huzursuzluklara, gerginliklere davetiyedir. Bu nedenle unutmamak gerekir; Eşyanın sadece eşyadır ve hayatını kolaylaştırmak için vardır...

RESİM: Van Gogh

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SELAM FULYA; GERÇEKTEN GÜZEL BİR YAZI,ELİNE SAĞLIK. ÇOK İYİ GİDİYORSUN. EŞYASIZ YAŞAM ÇOK ZOR.ABORJİNLER MUTLU MU SİZCE? BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUN? BELKİ BU KOU İLE İLGİLİ BİR YAZI YAZARSIN.BAŞARI DİLEKLERİMLE,SAYGILAR.

Cemalettin 
 18.10.2006 0:17
Cevap :
Sevgili Cemalettin Bey, Çok teşekkür ederim. Bence aborjinler çok mutlular. Az eşya, basit yaşam ve doğanın parçası olarak yaşamak. Bence insanın mutsuzluğu doğadan kopmuş olmak zaten. Sevgiler....  18.10.2006 8:18
 

Araçlarımız hayatın bir noktasında amaç haline dönüşüyor :( Bilgisayar mesela bilgi depolamak, kimi işleri kolaylaştırmak ve bilgi paylaşmak için bir araçken bir bakıyoruzki yaşam amacı halini almış... Ekrandan ve klavyeden kopamılyoruz... Para; güzel yaşama aracıyken, hayatımızı para kazanmaya harcayıp amaca çeviriyoruz... Aşk; bir kişiyle güzellikleri paylaşmak için bir araçken, bir kişiyi fethetmek amacı haline dönüşüyor.... Arada sadece gerçekleri kaçırıyoruz... Gerçek ise dostlarla, dostluklarla geliyor... Güzel bir akşamın değeri hiç bir şeyle değişilmiyor... Sevgiyle

Barış 
 17.10.2006 23:53
Cevap :
Sevgili Barış, Tüm söylediklerine katılıyorum. Hepimiz bağımlı hatta köleler olduk. Nasıl kurtulacağımızı bilmediğimiz gibi bu bağımlılıktan kurtulmak isteyip istemediğmizi bile bilmiyoruz. Sevgiler...  18.10.2006 0:03
 

Yazınızı buyuk bi zevkle okudum işin acıkcası kendımıde baya kotu hıssettım özellıkle bilgisayar konusunda ınsan oglu olarak hayatımızı kolaylastıran ve bızım tarfımızdan tasarlana esyalara sanırım köle halıne gelmıs durumdayız dusunun yastıgınızı ve yatagınızı degıstırdınızde o gece gecmek bılmek uyku tutmaz Saygılarımla

Lestatazalin 
 17.10.2006 18:49
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Evet bağımlılıktan öte bir köleliğe dönüşmüş durumda eşya ile olan ilişkimiz. Ne yazık ki. Haklısınız, yastığımız ve yorganımız değiştiğinde bile uykumuzu kaybediyoruz. İşte bağımlı olmaya en iyi örnek. Teşekkürler ve sevgiler...  17.10.2006 21:44
 

Selam ve tesekkürler bu yazin icin de... Esya demissin. Kapsamini biraz genis tutarsan mal-mülk oluyor bunun adi. Gecenlerde bir baska blogcu dostla da gecti aramizda bu muhabbet... Ama update ederek sana da yazayim, cünkü manzara koymami, maydanoz olmami istedin. O halde: Cok kötü bir ikilem var burada. "Mal canin yongasi" diyoruz (sorry, atalarimiz diyor, biz kafalilar degil!) bir yandan. Öte yandan esya/mal-mülk tarümar ediyor insanlik, sicaklik adina ne varsa. Benim görüsüm: Esya -istedigi kadar hayatimizi kolaylastirsin ve isterse bir tel dolabi olsun- benim gözümde safra hükmünde, ayakbagi demek benim icin. Esyanin krali bugün PC mi? Evet. Dünyanin en aptal aleti ve pahali da olmasina ragmen (cünkü senin emrinden disari cikamayan bir köle!), hükmü bir saat sonraki elektrik kesintisine kadar. Bitiyor. Ama güleryüz, samanyolunu izlemek, denizi gözlemek, rüzgari dinlemek... Bunlarin hükmü sonsuza kadar. Sevgiyle:-))) Nihal'i kutlamayi unutma. Cok fena hit yapti bugün:-)))

pirmete 
 17.10.2006 18:45
Cevap :
Selam Sevgili Dostum, Eşya ile olan bağımız insani olan ve sıcak olan herşeyi öldürüyor. Bu bağımlılıktan sıyrılıp özgür yaşayabilene ne mutlu. Sevgiler...  17.10.2006 21:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1069
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster