Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
848
 

Sadece gözlerindeki ışık için...

Sadece gözlerindeki ışık için...
 

Bugün bir Türk öğrencime sınıfta yardım ederken, bana "Öğretmenim neden buradaki öğrencilerde hiç saygı yok, öğretmenin dediğini yapmıyorlar?" diye sordu. Enteresan olan şey, kendisi 15 yaşında bir genç kız. İngiltere'ye Gaziantep'ten geleli 3 ay oldu, dili henüz iyi bilmiyor ama gerçekten çok saygılı ve eğitimin önemini kavramış olduğu belli. Orada olduğum için bana minnet dolu gözlerle bakıyor. Bunu görüyorum.

Geçen sene İstanbul'a geldiğimde özel bir liseyi ziyaret etmiş, orada 'Kardelenler Kampanyası' ile burslu okuyan kızlara, okulumuzda açtığım kitap bağışı sonucu, topladığım İngilizce kitapları hediye etmiştim. O kadar sevinmişlerdi ki, gözlerindeki ışığı gördüm. Dilerim ki herkes Ayşe Kulin'in 'Kardelenler' kitabını okumuş olsun.

Orada bir kez daha anladım ki, eğitim ve öğretim değer bilenlere, elmas kadar kıymetli. Onlar için önemli olan hangi üniversiteyi okudukları değil, sadece okumak imkanının verilmesi bile yetiyor.O gözlerdeki ışığı ne İstanbul'da, ne Londra'da, ne de başka bir yerde bulamadım.

Okulumuz bir çok yabancı öğrencinin olduğu bir okul. Çoğunluk Afrika'dan geliyor. Şimdi Ukrayna, Latviya ve Litvanya gibi ülkelerin de Avrupa Birliğine katılması ile buralardan da öğrenciler gelmeye başladı. Bütün öğrencilerin kökenleri, kültürleri ve Londra'ya geliş nedenleri farklı.

Afrikalı öğrenciler, bir savaştan kaçmışlar Afganistanlılar gibi. Bir çoğu bize, yani ortaokula gelinceye kadar okul yüzü görmemişler, bazıları kalem bile tutmamış daha önce.Onlar için öncelik canlarını kurtarmak, avlanabilmek ve bununla beslenebilmekten ibaretmiş. Yine bir çoğunun ailesi birlikte gelmemiş, koruyucu aileler yanında kalıyorlar. Sorunlar büyük, dolayısı ile de öğrenmek akıllarındaki son şey. Gelecekten pek bir beklentileri yok. Hayatta kalmak onlar için bir başarı zaten.

Maalesef, bu çocukları suç çetelerine kaybedebiliyoruz bazen. Türkiye'deki okullarda şiddet sorunu, okul içinde ve dışında, burada da kendini gösteriyor. Ancak bunların arkasındaki nedenleri çok iyi araştırmak gerekir.

Geçen sene katıldığım 'Türk çocuklarının, İngiliz okullarında başarılarını nasıl arttırabiliriz?' konulu seminerde de belirtmiştim; Buraya erken yaşta gelmiş ya da burada doğmuş çocuklarımız, maalesef kendilerini bu grupların içinde çok erken bulabiliyorlar. Bu olumsuz havaya kendilerini kaptırıp, eğitimlerini boşluyorlar. Bir de bunun üstüne ailelerin, belki haklı, belki de gereksiz ve aşırı para kazanma hırsları ile birlikte çocukların derslerine ilgisizlikleri binince başarısızlık katlanıyor.

Şimdi 'Öyleyse bu işi neden yapıyorsun?' diyebilirsiniz. Benim ilk düşüncem, 'Sistemi hiç bilmiyorum, çocuklarıma nasıl yardım edeceğim?' oldu. Kızımın okulunda gönüllü olarak yardım etmeye başladım. Bir süre sonra, sınıf asistanlığı kursuna gittim. Ondan sonra kendisi de bu eğitimi almış bir arkadaşımın tavsiyesi sonucu, Middlesex Üniversitesi'nde, bir senelik uygulamalı, yabancı dil öğretmenliği kursu aldım. Bunu yapabilmek için kendi ülkenizde bir üniversite bitirmiş olmanız gerekiyor. Sonuçta 4 senedir Güney Londra'daki bu okulda öğretmenim.

Bunca senedir bu zor okulda çalışmamın tek sebebi var. En başta söylediğim o ışık var ya, işte onu Türkiye'den yeni gelmiş öğrencilerin gözlerinde görüyorum. Bunu hiç bir şeye degişmem.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Koşullandırılmak kavramının biraz da negatif bir anlam içerdiği konusunda size katılıyorum. Ama ne var her eğitim bir yerde de bir koşullandırmadır, çünkü eğitim verdiğimiz kişilere bir takım doğruları veya yanlışları da empoze etmiş oluruz. Şöyle düşünün; Söz konusu kızcağızı siz bir şekilde eğiteceksiniz, başka bir öğretmende farklı bir şekilde ama sonuçta ya siz ya da diğer öğretmen o kızımızı daha iyi yönlendirmiş olacak. İyi ve değerli öğretmenleri tenzih ederim, fakat şu da bir gerçek ki, eğitim sistemimiz çökmüş durumda ve Türkiye uluslar arası arenada bir çok konuda çok gerilerde. Hep batılıları eleştiriyor ve sorguluyoruz, oysa ben tamamen tersine öncelikle kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum. Sizin öğrencilerinizin çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Saygılar

Matilla 
 18.01.2007 15:33
Cevap :
Yorumunuza tesekkurler.  18.01.2007 16:16
 

Eğitim konulu bloglarınızı okudum. Çok farklı şeyler düşünmüyoruz. Örnek verdiğiniz Antepli kızcağız bence yalnızca eğitimin önemini kavradığı için değil, bundan çok daha önemlisi büyüdüğü kültürde kendini eğiten otoriteye saygı göstermek ve itaat etmekle koşullandırıldığı için İngiltere'de öğretmene aynı saygının gösterilmiyor olmasından rahatsız. Emeklerinize manevi destek vermek istiyorum. Saygılar.

Matilla 
 18.01.2007 11:04
Cevap :
Kosullandirilmak sozu biraz da negatif bir mana iceriyor. Turkiye'de dogu ve guneudogu bolgelerimizin kizlarinin ne kosullarda yasadiklarini dusununce, bu kizcagizin okumaya verdigi onem, kosullandirilmaktan mi geliyor bilemiyorum. Buraya sonradan gelip de, egitimin onemini anlamamis ve ogretmenlerine saygi duymayan bazi ogrenciler de olabiliyor. Tasima suyla degirmen pek donmuyor ne yazik ki... Umarim bu kizcagiz degismez ve amacina ulasir. Sevgiler  18.01.2007 14:26
 

Dünyada karşılıksız sevgi ve şefkat duygusu veren iki insan vardır, bu iki insan aynı zamanda, iki kutsal görevi de, yerine getirmektedir; Annelik ve öğretmenlik. Öğretmenlik, emek ister, özveri ister, sevgi ister, sabır ister, hoşgörü ve fedakârlık ister. Öğretmenlik sevmek ister. Ne mutlu O insanlara ki; Öğretmenlik gibi, kutsal, onurlu, dostluk ve sevgi tohumları aşılayan bir mesleği ifa ediyorlar. Şahsınızda, tüm öğretmenlerimize Şükranlarımı sunuyorum. İsterseniz bir an düşünelim; Yeryüzünde, öğretmenlik diye bir insani görev yok ve yapılmıyor. İnsanlık, neler kaybederdi. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 14.01.2007 20:18
Cevap :
Cok tesekkur ederim.  14.01.2007 21:54
 

Yazınızda anlattığınız o ışığı bilirim ben.Farklı bir konuda ama olsun,ışık aynı ışık.Köylerde açtığımız kurslarda meslek öğreticisiydim,köy kızlarının gayretini ,mahallemde açtığım kurslarda görmedim ben.Onlar adeta insan olduklarının bilincini,ilk kez,bağdaki,bahçedeki uğraşlarının dışında farklı bir şey yapmalarının sevincinde yaşıyorlardı.Hala o ışık içimde yolculuk yapar.

Gülden Işık 
 12.01.2007 10:57
Cevap :
Gulden Hanim, cok tesekkur ederim. Evet, iste o isik beni her sabah yatagimdan kaldirip, o zor okula goturen ve isimi sevmeme yol acan. Sevgiler  12.01.2007 18:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 187
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 2018
Kayıt tarihi
: 26.12.06
 
 

1964 doğumluyum. İşletme Fakültesi'ni bitirdikten sonra Londra'ya yerleştim ve halen burada yaşamakt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster