Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
12407
 

Sadece ilk kararı vermekte özgürsün

Sadece ilk kararı vermekte özgürsün
 

Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış kralın yanına gider. Krala şunu sorar "Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?" Kral "Elbette" der "Kaç bacağın var senin?" Adam soruya şaşırarak "İki efendim" der. Kral "Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin?" "Elbette" diye cevap verir adam. Kral "O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver". Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir. "Tamam" der kral "Şimdi de öteki bacağını kaldır." Adam şaşırır "Bu imkansız kralım" der. "Gördün mü?" der kral " Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil."

Tiziano Terzani'nin Atlıkarıncada Bir Tur Daha adlı kitabında okuduğum bu küçük öykü yıllardır tartışılan özgürlük kavramı üzerinde bir kez daha düşünmeme yol açtı. Hayat gerçekten böyleydi. İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu. Hayat hata kabul etmiyordu. ilk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu ama eğer yanlış bir karar aldıysan, herşey zincirleme yanlış gidiyordu.

Mesela mesleğini seçerken... Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun. İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun. Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve yeniden başlama cesaretin yoktu. Bazı insanlar vardı hayatta...Onlar ise herşeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun. Bunca emek bunca çalışmayı sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun. Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.

Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu. Yanlış bir karar aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi. Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi. İlk kararı alıyordun, bu konuda özgürdün ama devamında senin kararına bağlı olmayan pek çok şey gerçekleşiyordu.

Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti. Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu, yanlış yerde ateşlediğin vakit ise içinde bulunduğun evle birlikte seni de yakıyordu.

Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu. Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu. Çok daha önemli olan başka bir şey vardı. Kendini bilmek... Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler yapabileceğini bilmek zorundaydın. Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve mutlu bir hayata sahip oluyordun.

Ve kararlar birer kibritti... Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun...

Latif, cesaretin evi, Mavi Ruh ve 1 diğer kişi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

'' Kaç ayağın var '' sorusuna ikiden fazla bir yanıt verilmesi durumunda bile dik durabilmenin imkansızlığını özgürlük kavramıyla örtüştüren ve buna mahsuben psikolloji üreten sosyal bir varlık olan insana diyorum ki: Özgürlüğümüz sınırsızdır; ama özgürlüğün bir başka canlının yaşamının herhangi bir saniyesine olumsuz tavrı'' kendimiz dahil'' bilinçsizliğimizi ortaya çıkarır ve buna tercih demek yanlıştır bence. Kralın ayak altında dolaşan kedisini zıplayarak ezmek belki bir kaç saniye özgürlüğün katıksız var olduğuna ispat olabilirdi; ama sonrası uçan bir kellenin bedelini arkasından getireceği de kaçınılmaz olurdu:) Yaşarken mantığımızı nekadar başrolde tutabiliyoruz o da tartışılır tabi. Hayat işte... Haddim olmayarak diyorumki: Bilincin bilinçle kullanılması özgürlüğe hayat verecektir... Güzel ve düşündürücü bir yazıydı ki bukadar yazmışım. Teşekkür ederim. Sevgiyle....

Diren Egemen Doğan 
 05.01.2008 15:31
Cevap :
Özgürlüğümüz, özgürlükten ne anladığımızla çok ilintili galiba. Özgürlüğü nasıl tanımladığımız ve bu ölçüde ne kadar özgür olduğumuzu düşündüğümüz vakit değişiyor özgürlük kavramı. "Bir başkasının yaşamının herhangi bir saniyesine" zarar vermeden özgür olabilmek konusunda kesinlikle seninle hemfikirim. Bir örümceği öldürdüğü vakit kendini özgür hisseden biri var mıdır? Birinin hayatına son verdiği vakit ne çeşit bir özgürlükten söz edebilir ki insan ya da öldürmek demeyelim incitmek kırmak ve bunun gibi şeyler... Çok teşekkür ederim. Beğenin beni mutlu etti. Sevgilerimle...  05.01.2008 18:06
 

Kapsamlı ve açılıma müsaade eden bir felsefi yazı... tebrikler, bakış açısını ortaya net koyduğunuz için... Bunun yanında özgürlük bir şeyi doğru yapmaya endeksli hissedilecek bir şey değil bence, bu özgürlüğü kısıtlar ... Oysa anda yaşamak, gelene uyumlanırken bunun bir deneyim olduğunu hissetmek ve özsel bir iç çekişle kendine geldiğini bilip, onun içinde de olsa dışında kalabilip, gözlemci ve oyuncu olmak özgürlüğün ta kendisi sanırım... Kendimizden başka birinin ne diyeceği ve ne şekilde onaylayacağına göre midir hayat? Sanmam... Kararda ilk karar olsun ya da olmasın aslında sadece bir seçimdir ve her seçim bir diğerinden vazgeçmektir... İçime döndüren yazınıza bir kez daha teşekkürler... Sevgimle

Carolina Isolabella Özgün 
 27.12.2007 11:33
Cevap :
Sevgili Carolina bir şeyi doğru yapmaya endeksli değil belki ama kendi doğrularımız önemli. Kendimizi özgür hissetmek biraz da bu değil mi? Kendi doğrularınla yaşabilmek... Onaylanmayı hayatlarımızın bir bölümünde belki önemsiyoruz ama zamanı geldiğinde anladığımız da hayatı asıl onaylanmanın kendi ruhumuzca olması gerektiğini anlıyoruz. Çok çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. Sevgimle saygımla...  27.12.2007 16:42
 

Dörtbir yanımız sorumluluklarımızla çevrili, aile, okul, iş hele hele evlilik ilişkilerimiz bize yataktan ne zaman kalkacağımızı bile seçme hakkı vermediği, paramız kadar adamdan (karımız tarafından bile) sayıldığımız şu kadidi çıkmış toplumda özgürlükten bahseden kimmiş bakiiim!

hazandagüzeldir 
 24.12.2007 12:13
Cevap :
:) Özgürlükten söz bile edemeyecek kadar özgür değiliz desenize :) Sevgiler...  24.12.2007 12:15
 

Özgür olmak için karar veren insan zaten kendisini yakar.Isıtmaktan iyidir bu.Evlilikte özgürlük yoktur sadece aşkta vardır.Evlilik insanı sadece ısıtır. Aydınlık yarınlar dilerim kadir

A.Kadir Demir 
 03.11.2007 18:36
Cevap :
Sevgili Kadir Bey, Özgürlük kavramı aslında bence kişiye göre değişiyor. Kendimizi ne zaman nerede ve nasıl özgür hissettiğimizle ilgili değil midir bu? Mesela evli biri kendini özgür hissedemez mi? Sevgi ve saygımla...  03.11.2007 22:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1050
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster