Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

11 Mart '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
206
 

Sadece sen

Sadece sen
 

internetten alıntıdır


Bazen, her şey üst üste gelir, nefes almaya, ayaklarını uzatmaya izin vermeden saldırırmış gibi olur hayat üstüne basa basa... Bildiğin sebepleri saklamak zorunda kalabilirsin, kimse bilmesin acın ikiye katlanmasın diye. Yaşanan her neyse dile bir dökülse hafifleyecektir aslında da büyütmek istersin acını doya sindire yaşayabilmek adına, kendi kendine, kendince. Sırçaların kırılır, yerle bir sanırsın kendini. 
 
Unutamam sandığın her şey silikleşir zamanla. Aşkından öldüğün de, nefret ettiklerinde hayale karışır, seçemezsin hangisi hangisiydi diye. İnsan, unutan demektir. Unutursun. Unutuluyor. Unutmasan da umursamıyorsun inandıkların azaldıkça. 
 
Vaz geçmek! Öyle güzel öyle ferahlatıcı bir eylem ki. Yine de acaba-keşke-ama lar durur gözlerinin önünde. Bırakamazsın. Kendi pişmanlığına meydan bırakmamak adına, biraz daha... Dur bakalım -lar yıllarını da yiyebilir. Yesin. Sen kendini yeme de... 
 
Yarının neler getireceğini sadece yarın bilir. Kapıları kapat ama kilitleme derdi babam, geri dönüşü olan insan ilişkilerini anlatabilmek adına. Sen durursun ben giderim. Kim kalır kim gider yarın görürüz. Şimdiden göremeyeceklerimize enerji harcamamak gerek, görünenin yolunu çizmek de gerek ama. Boşverebilmek var ya! Boşver gitsin diyebilsen...
 
En çok pişmanlıklar eritir insanı onun için yaşa ve gör ama önce kendin için. İçinde pişmanlık olmayan insanın rahatlığı kaz tüyü kadar hafiftir. Fedakarlıklar her zaman huzur getirmez, bazen ağız dolusu okkalı bir küfür bazen de kapıya güçlü bir tekme atmak iyi gelir, anlatıp da anlamayana. 
 
Kimin ne dediğinden çok sen ne istiyorsun ona bak. Yanılma ihtimalin yüksek diyelim. Yanıl. İçindekiler bitmişse ayakların daha rahat basar yollarda. Hafiflemek. Her anlamda güzel bakar gözlerin, senin gözlerindekini görene yönel, görmeyen kalsın kendi körlüğünde. Sen kendi içine bak, ne istiyor yüreğin?
 
Ruh her şart ve koşulda yenileyebilir kendini, yeter ki şarkı söyleyebil avaz-avaz tamam usulca bir türkü mırıldan. Hangisini istersen. Martı kanatlarına koy  bak nasıl uzaklaşıyor ve nasıl hafifliyor ağırlıkların. Ne istersen, nasıl istersen iste en hayırlısı olsun. Senin kaderin sana, başkalarının ki başkalarına... Herkesin, her yaptığı teraziye konulacak nasıl olsa. Sen aynaya utanmadan bak, gerisi hep hikaye. 
 
Haa, sen de aynı kalmıyorsun, azalıyorsun, katılaşıyor bakışların, üşüdükçe yüreğin, üşütüyor ellerini. Olsun, hayat hep devam etmek üzerine. Gördükçe, yaşadıkça büyüyorsun. Büyümek de çocuk yüreğine dönmek istemek aslında. Ne kadar az o kadar çok... 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 354
Toplam yorum
: 1578
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 874
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster