Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
535
 

Sadık ve Safdil

Sadık ve Safdil
 

Hoşgörüsüzlük, bağnazlık, adaletsizlik ve diktatörlüğe karşı savaş veren, çağının en göze çarpan toplumsal, siyasal ve hukuksal olayları üzerine sesini yükselten Fransız filozof, yazar Voltair, 18. yüzyıl Avrupa’sına damgasını vuran en önemli şahsiyetlerden biridir.

Evrensel zekâsıyla“Bilimin dinden, aklın da imandan bağımsız” kılınması olarak tanımlanan Aydınlanma Dönemi’ni ve Fransız Devrimi’ni derinden etkileyen Voltaire’in, insan hakları konusundaki tüm düşünceleri, “amaç için her yolu mubah gören” Makyavelist düşünce sistemine cevap niteliğindedir.

Voltaire, eserlerinde genellikle insanı ve insanın edindiği değerleri eleştiri süzgecinden geçirirken, toplumdaki kötülük sorununu insanın aklını kullanmamasından kaynaklandığını söyler.

Zira dünyanın her yerinde kötülüklerin, zulüm ve eziyetlerin var olduğunu, buna karşın insanın aklını kullanarak bu durumu iyileştirebileceğini söylerken, adeta karanlıklara ışık tutmak istercesine “zihinsel gelişimin” altını çizer.

Voltaire’nin gerçek bir öyküden yola çıkarak 1767 yılında yazmış olduğu ‘Sadık ve Safdil’ isimli eseri, Voltaire’nin o en ünlü sözü; "Düşüncelerinize katılmıyorum; fakat onları söyleme hakkınızı sonuna kadar savunacağım." ile başlar.

İki ayrı bölümden oluşan eserin ilk bölümünde, belli başlı yöntemler deneyerek mutluluk arayışına giren genç bir adamın yani Sadık’ın yaşamını okuruz. Bu yüzden de belki en çok kendi yaşamımıza dokunuruz...

Büyüklenmenin iğne batırınca fırtınalar çıkaran hava dolu bir tuluma benzediğini öğreniriz…

Kadınları içten içe aşağı görmenin ya da baskı altına almanın övünülecek bir durum olmadığını anlarız…

İkinci bölümde ise tıpkı öyküdeki kahramanın dediği gibi “Bana Safdil derler; çünkü ne düşünüyorsam onu söylerim, içimden geleni yaparım. Bu yüzden de öğrenmek istediğim bir şeyi kolay öğrenirim.”

Safdil’in aşkını ve hayatını okurken, mantık süzgecinden geçirmeden yapmış olduğumuz davranışları görürüz…

Onun gelişim ve olgunluğunu incelerken, “Gerçek kendi ışığıyla aydınlıktır, kafalar odun ateşiyle aydınlanmaz.” sözünü kendimize ilke ediniriz…

Akla gelen her türlü yazın biçimini kullanarak üretkenliğinin doruğuna ulaşmış, özgür düşüncenin temellerini ortaya koymuş ve bir ‘insanlık hizmetkârı’ olarak bilinen Voltaire’in, fikirleri bugün bile o kadar günceldir ki, bu nedenle eserlerinde modası geçmiş hiçbir söze rastlamayız.

İnsan yaşamını doğa ötesine tercih eden ve temel ilke olarak usu yani aklı benimseyen Voltaire, us olmadan toplum düzenini kurmanın olanaksız olduğunu savunur.

Okumanın, öğrenmenin ve bilimin önemine ihtiyacımız olduğu gerçeğini göz ardı etmeden, “Okumak ruhu ferahlatır…” diyen Fransız yazar Voltaire’nin ‘Sadık ve Safdil’ isimli eserini okumanız dileğiyle…

Zevklerimiz katıksız, güzelliğimiz kalıcı, okumalarımız sonsuz olsun…

Hoşçakalın…

Gülden Çokkalender

cokkalender.g@hotmail.com

 

Nil ALAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 291
Kayıt tarihi
: 18.04.16
 
 

Gaziantep Üniversitesi İİBF/ İşletme/ İnsan Kaynakları Yönetimi Doktora Programı'nda ders aldı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster