Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
9897
 

Sadrazamını bıçakla öldüren padişah; I. Ahmet

Sadrazamını bıçakla öldüren padişah; I. Ahmet
 

I. AHMET


Osmanlı tarihi çok ilginç olaylar ile doludur. Bunlardan biri de Padişah I. Ahmet’in Sadrazamı Derviş Paşa’yı yaptıklarından dolayı bizzat boğazını kesmesidir. Olayı anlatmadan önce Derviş Paşa’yı biraz tanımak gerekiyor.

Derviş Paşa, Devşirme kökenli bir devlet adamıdır. Bostancı Başılığına yükseldikten sonra Padişahın dikkatini çekmiştir. Ondan sonra hırsı ve ihtirasları ile hızlı yükselmesini bilmiştir.

Osmanlı en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. Hem İran’a karşı hem de Avusturya’ya karşı süren savaşlar başarısızlıkla sonuçlanıyor, Anadolu’da da Celali isyanları ile uğraşılıyordu.

Bu sıkıntılı dönemde Sadrazam olan Lala Mehmet Paşa, sorunlara el atmış, sıkıntıları biraz gidermiştir. Bu sırada Derviş Paşa da Kaptan-ı Deryalığa yükselmiştir. Derviş Paşa, hızla yükselmenin gururu içinde, itibarı ve gücünden dolayı Sadrazam Lala Mehmet Paşa’yı da deli gibi kıskanmaktadır.

Derviş Paşa, Lala Paşa’nın makamına gözünü dikmiştir. Bunun için elinden geleni yapacaktır. Özellikle Padişahın ve annesinin üzerindeki etkisinden yararlanarak yavaş yavaş Lala Paşa’nın önemli mevkilerdeki adamlarını yerinden etmeye, engellemeye, onların yerlerine kendi adalarını getirmeye başlamıştır bile.

Lala Paşa ise bu sırada orduyu Doğu ve Batı diye ikiye ayırmış, kendi bu orduları İstanbul’dan yöneterek İran ve Avusturya’ya karşı daha etkin mücadele etme kararı almıştır. Fakat Derviş Paşa da Lala Paşa’nın etkisini kırmak için onu İstanbul dışında tutmanın planlarını yapmaktadır. Bunun için Padişahın üzerindeki etkisinden yararlanarak Lala Paşa’nın ordunun başında gitmesi için bir ferman çıkarttırır.

Lala Paşa, bu duruma çok üzülmüş, Padişahın emirlerine karşı gelememiş, kederinden hastalanmıştır. Sağlığını kaybeden Lala Paşa, bir de İkindi Divanı sırasında felç geçirmiştir. Derviş Paşa ise Lala Paşa’nın İstanbul dışına çıkmamak için numara yaptığını Padişaha inandırmıştır. Padişah çok sert emirler ile dolu fermanları Sadrazama göndermiş, Lala Paşa bu duruma daha çok üzülmüş ve vefat etmiştir.

Naima, Tarihinde, Lala Paşa’nın onu tedavi eden Portekizli hekim tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü bildirir.

Lala Paşa’nın cenazesinden sonra Sadrazamlığa Derviş Paşa getirilmiştir. Derviş Paşa, artık devletin en etkin makamındadır. İstediğini elde etmiştir. Ama yine de Lala Paşa’yı ölümünde bile rahat bırakmaz. Padişahın bağışlamasına rağmen sefer masraflarını bahane ederek Lala Paşa’nın çocuklarına kalan miras mallarına el koyar, çocuklarını ortada bırakır.

Derviş Paşa, ilk divan toplasında tüm devlet erkanını tehdit etmiş, herkesi ürkütmüş, daha ilk günden kendine düşman kazanmaya başlamıştır.

Lala Paşa’nın yerine geçen Derviş Paşa’nın, onun yerine ordunun başında savaşa gitmesi gerekmektedir. Fakat Derviş Paşa, gitmek istememektedir. Divan toplantısında kaynak yetersizliğini bahane edip seferin iptal edilmesinin gerekliliğini savunması herkesi şoke etmiştir. Sefer sancakları bir kere çıkarılmıştır. Nasıl olur da tekrar kaldırılır. Bu onursuzluktur. Osmanlı tarihinde görülmemiş bir gelişmedir. Bu yüzden Şeyhülislam Sunullah Efendi, sürekli Derviş Paşa’nın ağzına bakan Padişah ile kısa bir tartışma dahi yaşamıştır. Derviş Paşa da Şeyhülislam’a çok kızmış onu hemen görevinden almıştır. Yerine Ebul Meyamin Mustafa Efendi’yi getirmiştir.

Padişahı ikna eden Derviş Paşa, İstanbul’da kalmayı başarmış, ama seferi iptal ettirememiş, ordunun başına da Deli lakaplı Ferhat Paşa getirmiştir. Sinirli küfürbaz biri olarak bilinen Ferhat Paşa hal ve hareketleri hakikaten delilik emareleri taşımaktadır.

Mesela; sefer sırasında maaş isteyen Sipahileri, ben de maaşım almadım deyip kovmuş, bu yüzden askerler çadırını taşlamaya başlamışlar, kendi de çıkıp taş toplayıp çadırını taşlamış, herkesin şaşkın bakışları arasında bir de çadırının iplerini kesmiştir.

Ordu, Bursa dolaylarına geldiğinde, bazı askerlerin kadın kaldırdığını şikayet etmeye gelen şehir ahalisini, “ beni mi kaldırsınlar” diye kovmuştur.

Derviş Paşa’nın kötü uygulamaları, aşırılıklarından dolayı tepki ve şikayetler artmış, Paşa kısa sürede Padişahın bile düşmanlığını kazanmayı başarmıştır. Paşa’nın İstanbul halkından ev balkonlarından vergi almaya kalkışması onun için işleri iyice çığırından çıkarmıştır.

Paşa’nın sonunu bir Yahudi’ye atmaya çalıştığı kazık getirecektir. Naima Tarihinde de anlatılan Paşa’nın öldürülme olayı şöyledir:

Devlet büyüklerine borç para vererek daha çok zenginleşen ve nüfuzunu arttıran bir Yahudiye, kendine yeni bir saray yaptırmak isteyen Derviş Paşa’nın da yolu düşer. Paşa sarayın masrafları konusunda Yahudiye tam yetki vermiş, bitir paranı al demiştir. Saray bittikten sonra Derviş Paşa, borcunu ödemek için Yahudiyi çağırmıştır. Fakat borç çok fazladır. Paşa borcunu reddeder.

Sadrazamın gaddarlığını bilen Yahudi, öldürüleceğini bildiği için, borç defterini Paşa’nın gözü önünde yırtıp, ” ben bu defteri sizden alacaklarım için tutmadım. Zaten para da sizin mal da sizin ne borcu Sultanım, ne kazandımsa sayenizde” diyerek Paşa’yı şaşırtmış hem de tekrar güvenini kazanmıştır.

Paşa, Yahudiye inanmıştır. Fakat Yahudinin planı farklıdır. İntikamını çok acı alacaktır. Planını hazırlamıştır bile. Yaptırdığı saraydan Padişahına sarayına gizlice tünel kazdırır. Bittiğinde bu durumu Derviş Paşa’nın can düşmanlarından Kapıağasına söyler. Derviş Paşa’nın Padişaha suikast planladığını anlatır. Kapıağası da durumu Padişaha bildirir. Padişah I. Ahmet, olayı gizlice araştırtır. Tünelin gerçekten olduğunu görünce Paşa’yı idam ettirmeye karar verir.

Plan hazırlanır. Derviş Paşa, saraya davet edilir. Bir şeyden haberi yoktur. Bostancılar Padişahın işaretiyle Paşa’nın üzerine atlarlar. Olay tüm devlet erkanının gözü önünde cereyan etmektedir. Çadır ipiyle Paşa boğulur.

Öldü sanılarak bırakılan Paşa’nın ayağını kıpırdattığını gören ona çok öfkeli olan Padişah, bizzat hançeri ile Paşa’nın boynunu keser. Zalim Derviş Paşa, hakkettiğini bulmuştur. Zalimce, en üst makamca öldürülmüştür.

Kaynak; Ahmet Önal-Hürriyet Tarih-2004 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Senaryolaştırılsa film olur nitelikte bir tarih kesiti. Gerçekten Osmanlı tarihinde çok entrikalar dönmüş de çoğu üstü kapalı kalmış biyerlerde. Elinize sağlık. Selam ve saygılar.

Güler Sun 
 25.03.2011 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 159
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 5914
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

Denizli'liyim. Tarih bölümünü bitirdim. Özel bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Araştırma tarih k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster