Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '11

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
942
 

Safran'lı Safranbolu'da zaman...

Safran'lı Safranbolu'da zaman...
 

Safranbolu evlerinin modelleri hep aynı. Maketçilik almış yürümüş.


Safranbolu evleri, dillere destan. Bir bakışta, hepsi birbirine benziyor. İç içe geçmiş evler. Birini kaldırıp öteye koyuyorsunuz. Koyduğunuz yerdekiler de aynı, daha ötedekiler de aynı. Şehir baştan aşağı aynı tip elbise giymiş gibi oluyor.  

Mesela, şu tepede, yıllara meydan okuyan evin penceresini, sökün, aşağı mahalledeki herhangi bir evin penceresine takın. Tıpatıp aynen ona uyacaktır. Bu ne iştir? Bu ne ince hesaptır? Bu ne güzelliktir. Mübarek evler sanki, birer “Matruşka!” Ev içinden ev, ev içinden evler çıkıyor, fışkırıyor. Sokaklar aynı. Evler aynı. İnsanların yüzleri de aynı.  

Daracık yollarda yürüyoruz. Karşımıza, pat diye elinde, lokum tabağı olan bir genç kız çıkıveriyor. Güzel mi güzel. Şiirsel bir dille ve lirik bir melodi ile “ Lokumlarımdan tatmak istemez misiniz? Diyor. Tıpkı, Sarita Montiel’in “Çiçekçi Kız “ (La violetera) filmindeki gibi. “Çiçek satarım çiçek” diye kolundaki sepetle, şarkı söyleyen kız gibi.  

Konuşturuyoruz buradaki insanları. Lokumcu güzelinin adı Sibel Yıldırım. Turizmi çok seviyor. Yaz-kış turist olsun istiyor Safranbolu’da. Lokumlara, burada yetişen safran konuyor. Osmanlılar döneminde bir mevsimde 300 ton elde edilirken, dört futbol sahası büyüklüğündeki arazide ancak 2, 5 kilo safran elde edilebiliyor. Onun için gramla satılıyor. Lokumların da hep safran kullanmakla öğünüyor Safranbolulular.  

İzzet Özer anlatıyor. “Sıkıştırılmış pişmaniyesi çok meşhur Safranbolu’nun” diyor ve ekliyor “ ağızda eriyor” Kastamonu ile rekabet halindelermiş. Onlar, Safranboluların mamullerini yapmıyorlarmış. Bunlar da onlarınki. Bir nevi centilmenlik anlaşması.  

 

Biz dalıyoruz evlerin arasından. Yüzlerce süren bir kent kültürünün birikiminden başka bir şey değil bu önümüzde uzayıp giden manzara. Günümüzde, kaderince yaşamağa devam ediyor. Doğaya savaşa vererek.  

 

Şehir iki kısım. Yazlık kısmı’na “Bağlar” deniliyor. bu yıl şimdi öne çıkmış durumda. Yönetim merkezine kale, alışveriş kısmına da kale deniyor.  

 

Hangi evden bakarsanız bakın, manzara kapanmaz. Yanlışlıkla Fatma Hanıma giderken, kendinizi Ayşe Hanımın evinde bulursunuz.  

 

Üç temel unsur hakim. İlki, çok nüfuslu aile yapısı, kültürel maddi zenginlik ve yağışlı iklim. Erkek evlat evlendirilince, ona ayrı ev açılmaz. Gelin aynı evde kalır. Amcalar, torunlar, halaların hepsi aynı evde yaşarlar. Her evde hizmet işleri için, evlatlık kız bulunur. Evin kızı gibidir.  

 

Evde, haremlik selamlık uygulanır. Hayvanlar, evin en alt katındadır. Yeme, içme, yatma, oynama, sofra, aynı mahalde olduğu için, Safranbolu evleri büyük tutulmuştur.  

 

Evlerin yapımında, kerpiç, taş, ahşap ve alaturka kiremit kullanılmıştır. Ev, dışarıya kapalıdır. Pencereler kafeslidir. Evin girişinde, zemin katta “hayat” vardır. Zemini taş ise, “taşlık” adını alır.  

Üs katlara ahşap merdivenlerle ulaşılır. İkinci katın tavanı basıktır. Yatak odası buradadır. Daha kolay ısınır burası. Ocaktan alınan közler, mangala konur. Gaz lambalarının yerini lüksler almış, sonra da  

elektriğe dönmüştür. Büyük evlerde, serinlik olsun diye havuzlar bulunur. Yangına karşı da bir nevi önlemdir.  

 

Safranbolu evleri, 18 nci yüzyıl başlarında yapılmıştır.  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaman durmuş Safranbolu'da/Alacasından bir ikindi vakti/Herşey birbirinin tıpkısı/ Oyuncakçı baba kurmuş sanki./ O lokumlar, o safranlı pişmaniyeler saraylı adıyla anılır. Safran da saraya alınacakların sınavıydı. Gramdan bahseden kazanır, kilo diyen kaybedermiş! Daha neler neler var Safranbolu hakkında. Resimler tablo değerinde birer sanat eseri. Kutlar, esenlikler dilerim.

Ayten Dirier 
 10.05.2011 19:24
Cevap :
Gramların dilinden konuşmanız ne güzel. Tarih kokan şehirde her şey tarih püskürüyor. Sizin olaya el atmasıye tarıh yeniden kükrüyor.Yaşasın tarhıçilerimiz.  10.05.2011 23:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 905
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster