Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '12

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
7826
 

Sağcılık, solculuk kavramları

Sağcılık, solculuk kavramları
 

Sağ mı, sol mu, yoksa orta mı?


Nedir sağcılık solculuk gerçekten? Kime göre neye göre kimin ve neyin sağı solu? Solcular dinsiz mi olur, milletini sevmezler mi? veya sağcılar hep gericiler midir, eşitlikten nefret ederler sınıflar arası ayrılık mı olsun isterler? Yoksa bütün bunlar soğuk savaş döneminin iki kutuplu dünyasından bize empoze edilen, ülkeler üstünde malum güçlerin egemenlik kurmak istediği ile kullanılan belletilen kavramlar mıdır? Dünyada kalmış mıdır sağ sol? Yahut sadece ekonomik görüş ayrılıkları olarak mı devam etmektedir? Mesela İngiltere İP lideri ve Başbakanı İngilterenin çıkarlarını gözetmeyen dinsiz bir politikacı emperyalizm düşmanı bir siyasetçi midir?

Sağcılık ve solculuk, fraksiyonlar (bölüntü) gibi siyasal kavramlar, 1961 Anayasasının geniş özgürlük ortamından sonra ülkemiz gündemine gelmiştir. Her iki kavramda ülkemizde yanlış algılanmış ve yorumlanmış kavramlardır. Çoğu kişi, sağcılığı “din, gelenek, ahlaka bağlılık, mülkiyetin de bireye aidiyetliğine bağlı olduğunu bilmekte, solculuğun ise dinsizlik, ahlaksızlık, her şeyin ve mülkiyetinde devlete olduğu dahası da “kapıya şapka asma”( 60'lı yıllarda özellikle sağ kesim arasında Marxistlerin, solcuların ahlak anlayışlarıyla ilgili son derece kaba ve ilkel spekülasyonlar yapılır ve “Kapıya şapka asma”, sağ kesim erkeklerinin iştahlarını kabartan en ünlü ve en çok inandıkları fantezi olarak bilinirdi.) olarak farz ve kabul etmektedir.

Gerçekte ise her iki kavramın din, ahlak, namus gibi kavramlarla ilişkisinin bulunmadığını, sadece ekonomik, siyasal, mülkiyetlerle ilgili birer dünya görüş ve sistemi olduğudur.

Sağcılık ve solculuk, 1789 Fransız Devrimi günlerinden kalma iki deyimdir. Devrimden hemen önce Fransız Devletinin Ulusal Meclisinde, Soyluların (Kral Hanedanlarının), Kilise, büyük çiftçi, sanayicilerinin temsilcileri başkanlık kürsüsünün sağ yanında ve halkın yani çiftçi, işçi, esnaf, aydınların temsilcileri de sol yanında yer almaktaydılar. İki taraf arasında çıkar çatışmasını gerektiren durumlarda yapılan tartışmalar üzerine, Meclis başkanının sükunete davet niteliğinde sağdakiler anlamında sağcılar, soldakiler anlamında solcular diyerek taraflara hitap etmesinden sonra o günden itibaren tutucu, varlıklı, sosyal ve ekonomik düzeni aynen kalmasını isteyen ve savunanlara sağcılar ve emeğiyle geçinen adına halk denilen sosyal tabakalar yararına düzenin değiştirilmesini isteyen ve savunanlara da solcu denilmektedir.

Sağ ve sol kavramları da göreceli kavramlardır. Kişiden kişiye, toplumdan topluma, zaman ve mekana bağlı olarak değişebilmektedirler. Bir toplumda sağcı olan bir başka toplumda solcu, bu çağda solcu olan bir başkasında sağcı konumunda kalabilmektedir. Bugün ABD’de demokrat liberaller sol, cumhuriyetçi muhafazakarlar sağ olarak görülmektedir. Ancak bu iki görüşü de ülkemizdeki ya da İngiltere’deki sağ ve sol görüşlerle kıyasladığımızda oldukça sağda kalmaktadırlar.

Her toplumun, her çağın, her bireyin sağı ve solu farkıdır. Sağ ve sol olarak nitelendirilen görüş, fikir ve düşünceler birbirinin içerisine geçebilmekte, birbirinden etkilenmektedirler. Sanayileşmiş ülkelerde milliyetçilik sağcılık olarak tanımlanırken, sömürgeciliğe karşı mücadele eden üçüncü dünya ülkelerinde solculuk olarak kabul edilmektedir. Ne kapitalizmin kalesi sayılan ABD, ne de sosyalist ÇİN uyguladıkları sistemlere katı biçimde bağlı kalmamışlardır. Özelleştirmenin, liberal politikaların üssü sayılan İngiltere yaşanmakta olan ekonomik krizi aşabilmek için, dünyada en çok devletleştirme yapan ülkelerin başında gelmiştir.

Yüce Atatürk, dünya üzerindeki başlıca ekonomik sistemler olan kapitalizm ve sosyalizmden farklı olarak, ulusal bünyemize daha uygun olduğuna inandığı Devletçilik denilen Karma Ekonomik Sistemi uygulamaya sokarak, o günlerin çok güç koşullarında ülkemize sayısız tesisler kazandırılmasını sağlamıştır.

Günümüzde ise sağcı ve solcu kavramlarının anlamları ile temsilcilerinin çokça örtüşmediği bir siyasal ve sosyal arena var Ülkemizde. Hangi tarafta ve yönde olduğumuzu hissedersek hissedelim önce Ülkem diyebilmek ve onun için çalışmaktır esas.

Bilindiği üzere doğadaki tüm kavramlar ve canlılar karşıtları ile anlam bulurlar. Bu konuda, işte bu nedenlerle ben sağcıyım ben solcuyum diyen okuyucularımın fikirlerini gözden geçirmesini ve tazelemesini istedim bu yazı ile…

Hoşçakalın.

Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 558
Toplam yorum
: 1450
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1242
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster