Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
756
 

Sağcıyım, solcuyum, ya da tarafsızım demeniz boş; gerçek siyasi düşüncenizi öğrenmek ister misiniz?

Sağcıyım, solcuyum, ya da tarafsızım demeniz boş; gerçek siyasi düşüncenizi öğrenmek ister misiniz?
 

Dünyada bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün düşünce sistemlerini üç guruba ayırmak mümkün. Ve bizler bu bölünmeyi çok yaygın kullanılan isimleriyle sağcı, solcu ve tarafsız şeklinde ifade edebiliriz. Siyasi kimliğim (düşüncem, kişiliğim) yok denemez, mutlaka bu üçünden birine giriyorsunuz. Ama acaba hangisi?

Bu şekilde bölünmek demek illa bıçakla kesilmek değil; sağcılarda sol değerler, solcularda sağ değerler, tarafsızlarda ise her ikisinden de değerler bulunabilir.

Burada özellikle belirtmek istediğimiz şey kişiler şu anda kendilerini bu üç siyasi düşünceden biri olarak tanımlıyor olabilirler ama bu, gerçeği yansıtmayabilir. Çünkü sizin kendinize sağcı, solcu ya da tarafsız demeniz önemli değil. Bu düşünce sistemleri bazı ayırıcı fikir ve davranışlarla karakterize edilmişlerdir. Sizde bu fikir ve yerleşik davranışların hangileri daha ağırlıklı olarak bulunuyorsa siyasi düşünceniz odur.

Bunun için şöyle bir test yapalım. Test sonucunda kişilerin gösterecekleri davranışlar onların sağ düşünce sisteminde mi sol düşünce sisteminde mi yer aldıklarını yoksa tarafsız mı olduklarını ortaya koyacaktır.

Ortada ölmesi gerektiği düşünülen insanlar var. Çok çeşitli kabul edilemez suçları işlemişler (vatana ihanet, dine küfür, Allah’ı inkâr, ahlaksızlık, cinayet gibi) Sizden bunları öldürmeniz isteniyor (gücünüz yetiyor, böyle bir ortam var, yetkilisiniz)

1-) Sağ düşünce sisteminin karakteristik davranışı: Böyle bir istek olmasa, görev verilmemiş olsa bile öldürmeyi düşünür; kişiliği/cesareti buna uygunsa öldürür. Kanunun/devletin bu kişilerin cezasını tam olarak vermesi bile onları tatmin etmez. Yani böyle bir nedenle sağ düşüncede olanların eline düştüğünüzde kurtuluş şansınız yoktur. Eğer böyleyseniz, tuttuğunuz parti kim olursa olsun, kendinizi nasıl tanımlıyorsanız tanımlayın siz sağcısınız.

2-) Sol düşünce sisteminin karakteristik davranışı: Bunlara göre cezayı kanun vermelidir. İşlediği suç ne olursa olsun kanunlarla belli edilen ceza süresinin dışında suçluya yaşama hakkı tanınmalıdır. Bırakın kendileri öldürmeyi idam ve benzeri ağır cezalandırmalara bile karşıdırlar. Ancak bu insancıl kişilik yapıları gereksiz aflarla adaleti sekteye uğratır.  Sol bir adalet sisteminde hiçbir suçlu cezasını tam olarak çekmez. Bir katil sağcı gibi suçunu işlemek ama solcu gibi yargılanmak ister. Böyleyseniz siz sol düşünce sisteminin içinde yer alıyorsunuz.

3-) Tarafsız düşünce sisteminin karakteristik davranışı: Tarafsız sağı da solu da reddeden değil, biraz ondan biraz ondan demektir. Tarafsızlarda yine de biraz ikisini de (sağı ve solu) ret durumu vardır. “Keşke böyle şeyler hiç olmasa” cümlesi tarafsızları çok iyi açıklar. Bu nedenle tarafsızlar rüzgârın durumuna göre hareket ederler. Tek başlarına belirleyici değildirler, sayıları fazla olsa da güçleri yoktur; bu nedenle olaylara yön veremezler.

Aslında düşünsel olarak en doğru konumda olan bunlardır. Çünkü sağcılar öldürür (kendilerine göre hak edeni tabii ki) solcular affeder. Bu iki düşünce de arızalıdır. Suçluları ne öyle hemen asmak kesmek ne de affetmek gerekir. Af da ceza da dengeli olmalıdır. Ceza solcuların savunduğu gibi insani olmalı (yani cezayı belirlerken solcular gibi davranmalı) ama belirlenmiş cezanın çekilmesinde af gündeme gelmemeli, acımasız olup adaletten taviz verilmemeli (yani cezayı çektirirken sağcılar gibi) davranılmalıdır.  Ama işte dengeyi kurmak zordur, tarafsız kişiler de zaten bunu başaramazlar ve savundukları doğru düşünceye rağmen yeterli gücü ve kararlılığı gösteremedikleri için iki taraftan birine (çoğunlukla sağ) boyun eğerler.

Sağcıların olaylar karşısında ön yargılı, duygusal, aceleci oldukları, hemen saldırdıkları; bu nedenle de çokça yanlış yapıp haksızlığa sebep oldukları biliniyor. Aynı durumda solcuların ise sahip oldukları düşünceler nedeniyle suçlulara karşı etkili olamadıkları. Bir sağcı baş komiser vahim durumlarda olayın vahametine göre, kanundan da destek görüyorsa güvenliği sağlamak için suça karışanları öldürüp olayı büyümeden önler.  Aynı durumda sol değerlere sahip baş komiser insani duyguları nedeniyle gerekli otoriteyi sağlayamayarak daha fazla kayba neden olabilir ve kanuna da saygısından olaya karışanları değil ama vicdani olarak suçlu hissettiği için kendini öldürebilir. Tarafsız ise sağcı gibi ne katilleri ne de solcu gibi kendini öldürebilir ve tabii ki her ikisinden de daha fazla zayiat meydana gelebilir (İstisnaları olmakla birlikte şu andaki düzen genelde budur) Elbette başta da söylediğimiz gibi her sağcı sağ, her solcu sol ve her tarafsız, tarafsız karakteristik davranışlarını bire bir gösterecek diye bir şey yok; ağırlıklı olarak böyledir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belki diyeceksin onlar devlet başkanlarıydı, öyle de onlar uzaydan gelmediler, toplumlarının içinden çıkmadılar mı? Hitler’e sağcı, Stalin’e solcu demek dediğim gibi Yakınçağ’ın bir yalanıdır. Bu yalanın yolunda insanlığın intihara sürüklendiğini artık görmek zorundayız. Bu arada 3 Kasım 2010 tarihinde “Sağ ve sol kavramları üzerine…” başlıklı bir yazı yazmıştım. Dahası anlamlı bir yorum da alamadı yaklaşık dört yıldır. Okursanız sevinirim, görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken) 
 20.05.2014 17:50
 

Yaşama ve yaşatmak için de maddi ve manevi paylaşım şarttır, para uğruna iş güvenliğini göz ardı eden patron sağcı olduğu gibi, Soma üzerinden siyaset yapanlar da sağcıdır. Toplumsal zeminde maddi paylaşım içinde olan insanlar olduğu gibi, tabiri caizse koklatmayanlar da vardır. Ne var ki kriterime göre, nice solcuyum diyen var ki sağcı, nice sağcıyım diyen var ki solcudur. Fakat burada tuhaflık bununla sınırlı değil, caddede yağma yapıp, sokakta paylaşanlar da var. Son bir nokta üç maddede toparladığınız düşüncelerinizin hangisine koyacaksınız, Hitler’i, Stalin’i, Çavuşesku’yu ve diğerlerini...

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken) 
 20.05.2014 17:48
 

Kerim Bey, kısaca tanımladığın üç şıkta da yer almıyorum; çünkü bu tanımlamaları doğru bulmuyorum. Dahası görebildiğim kadarıyla toplumsal ve de genel olarak dünyada gerçekliğine de şahit olmadım bugüne kadar. Bu ideolojik bakışlar Yakınçağ’ın bir gerçeğidir, ne var ki hakikat değil, tam tersine hakikatin üstünü örtendir. Geçtiğimiz aylarda, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Almanya gezisinde şöyle bir açıklamada bulundu: Biz insanın özgür olmasını isteriz, dahası intihar etme özgürlüğü bile” Bugün insanlık hiçte gerçekliği olmayan kavramlar üzerinden intihara sürükleniyor. Hayat ölme, öldürme üzerine akıtılıyorsa, sağcısı da solcusu da odur; anlayışıma göre kavramlar yaşama ve yaşatma üzerinde oturtulduğunda bir anlam kazanabilir.

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken) 
 20.05.2014 17:46
Cevap :
Rıza bey yazıya bakarak benim böyle düşündüğümü çıkarmışsınız.Toplumun aynası olmaya çalıştım.Böyle görüyorlar,fotoğraf bu şekilde demek istiyorum.Özenli yorumlarınız ve konuya eleştirel bakıp başka şekilde düşündüğünüzü belirttiğiniz için teşekkür ederim.  20.05.2014 19:31
 

Türkiye'de Laik cumhuriyetçiler, muhafazakar cumhuriyetçiler, neo-muhafazakarlar, kürtler partileri ve ayrıca küçük siyasi guruplar göre, siyasi tercih veya yelpaze sizin üçlüye sığmıyor. Selamlar.

Kadri KANPAK 
 20.05.2014 9:56
Cevap :
Detayı dediğiniz gibi elbette...Bu genel formatlama. Herkesin anlayacağı şekilde. İnsanları siyasi/sosyal guruplara ayırırsak belki daha fazla çıkar.  20.05.2014 19:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3008
Toplam yorum
: 10041
Toplam mesaj
: 271
Ort. okunma sayısı
: 768
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster