Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3831
 

Sağım neresi? solum neresi? -1-

Sağım neresi? solum neresi? -1-
 

Ne güzel söylemiş büyük şair:

"Bıçak soksan gövdeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bir bak ülkeme,
Başsız başsız adamlar..."

Keşke başsız olsalardı diyesi geliyor insanın. O zaman haliyle çeneleri de olmayacaktı. Kötü çalışan bir beyin olmayan bir beyinden daha kötüdür.

Ne zaman herhangi bir konu ile ilgili bir söze başlasanız. Muhatabınızın klasik tepkisi nedir? Ben söyleyeyim:

- Ha evet ben onu biliyorum.

Nedense canım ülkemde herkes herşeyi bilir. Bilmediğimiz tek şey vardır. O da aslında hiçbir şey bilmediğimiz... Eskiler "cehl-i mürekkep" diyorlar bu duruma.

Bu yazıyı yazdıran asıl problem sağımızı ve solumuzu bilip bilmediğimiz konusundaki ciddi şüphelerimdir.

Yarın gelin kontrollü bir deney yapalım. Ya da kendi çapımızda bir istatistik... Sokağa çıkıp dilediğimiz kadar insana Sağ nedir? Sol nedir? Sağcı kimdir? Solcu kimdir? türünden sorular soralım. Ve cevaplarını kaydedelim.

Genellikle sağlıklı cevaplar alamayacağınız konusunda sizi temin ederim.

Peki 20- 30 yıl öncesine ve daha daha öncesine gidebilsek o zamandaki insanlara sorsak ne türden sonuçlarala karşılaşırız acaba?

Bence pek te farklı olmaz bugünkülerden. Çünkü kimse okuyarak solcu ya da sağcı olmadı. Herkes babasından böyle gördü. Herkes dememin nedeni okuyanların sayısının maalesef ihmal edilebilecek kadar az olmasıdır.

Canım ülkemde "miliyetçi muhafazakar" (sağcı) birileri "sol" un vitrin adayları oldular. Ya da cami imamları... ( muhafazakar ve dindar)

İyi de "sol" görüşün temel yapıtaşı olan insanlar, düşüncelerinin gerçekleştirilmesi için en başta süregelen her türlü kalıplaşmış düşünce ve inanıştan yani dogmalardan arınılması gerekliliğini ifade etmemişler miydi? Din de buna dahil değil miydi?

Belki de ben yanlış biliyorumdur. Biri bana anlatsın.

Ya "sağ"cılar? Evet onlar da pek farklı değiller canım ülkemde:

Milliyetçi fakat dışa bağımlı.
Dindar fakat ılımlı.
Muhafazakar fakat yenilikçi.
Demokratik fakat otoriter.

İşin terminolojisine hakim olmak şart değildir derin çelişkileri anlamak için.

Anne!

ARTIK KARIŞTIRIYORUM

Sağım neresi? Solum neresi?

"Ağlayın su yükselsin,
Belki kurtulur gemi.
Anne seccaden gelsin,
Bana dua et emi..."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan düşünen bir varlıktır. Hindi içinde düşündüğü konusunda Yoğun bir dedikodu yapılmaktadır! İnsan düşünür mü? Elbette ancak bilgisi kadar düşünür ve üretir. İnsan düşünür mü? Elbette deneyiminin izin verdiği kadar. O halde İnsan ile Hindi'nin farkı nerededir? Bilgi ve deneyimleri ve bunları değerlendirerek fikir üretebilmelerindedir. Hindi, düşünen varlık olarak yemleri takip ederek kümesine gider. Ya insan öylemidir? Hayır! İnsan akıllı varlık olarak kimseleri, sağı ile solu ile takip etmez ve onun kümesine gitmez. "Öyle diyorsun da, gazeteyi okuyan TV'yi izleyen başlıyor, anlatanın sözü ve gözü ile yorumlamaya ve onun izinden onun evine gidiyor, Şimdi olmadı! Hindi yemi takip etti kümese gitti! İnsan konuşanı, yazanı takip etti! Onun evine gitti. Şimdi İnsanla hindinin ne farkı kaldı? Diğeri 2.yazıya kalsın. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 20.06.2007 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1019
Kayıt tarihi
: 10.06.07
 
 

Fen Bilimleri Öğretmeniyim.  Okur yazar biriyim sanırım. Çoğunlukla okur; arada yazar... Uzun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster