Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '20

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
108
 

SAĞLIK BİLİMLERİNE GİRİŞ

SAĞLIK BİLİMLERİNE GİRİŞ
 
Malumunuz değişen bir Dünya’nın içerisinde fanuslarımızda yaşıyoruz ve her birimiz birer sağlık çalışanı kadar bilgi sahibi olduk. Kah doğru kah yanlış!
 
Her akşam sağlık bakanının yapacağı açıklamaları dinliyoruz. Çeşitli kanallardaki açık oturumları dinliyoruz. Konuşmalar sırasında bugüne kadar duymadığımız, hiç ihtiyacımız olmayan kelimeler, tanımlar duyuyoruz. Anlamlarını bilmediğimiz bize yabancı ama artık her konuşmamızın içinde olan kelimeler. Ben de bu duruma birazcık da olsa katkı sağlamak için sizlere gündelik hayatta çokça duyduğumuz kelimelerin anlamlarını araştırdım.
 
Sizler için bir el kitapçığı gibi makale hazırladım. Açıp açıp okuyunuz. Takıldığınız bir yer olursa bana sormaktan lütfen çekinmeyiniz. J
 
PANDEMİ NEDİR?
Pandemiler veya pandemik hastalıklar, bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara (epidemilere) verilen genel addır. Pandemi, Yunanca’datüm anlamına gelen ??? (pan) ile insanlar anlamına gelen ??µ?? (demos) kelimelerinden türetilmiştir. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tanımlamasına göre bir pandemik ancak aşağıdaki 3 koşulu sağladığında başlamış sayılır:
 
Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı,
Hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması,
Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması.
Bir hastalık veya tıbbi durum sadece yaygın olması ve çok sayıda insanın ölümüne yol açması nedeniyle pandemi olarak nitelendirilemez, aynı zamanda bulaşıcı olması gereklidir. Örneğin kanser, insanlarda çok sayıda ölüme sebep olan bir hastalık olmasına rağmen bulaşıcı olmadığı için pandemi olarak adlandırılmamaktadır.
 
 Koronavirüs hastalığı 2019 pandemisi, Aralık 2019'da başlamış, Çin'in Hubei bölgesinin başkenti olan Vuhan kökenli SARS-CoV-2 olarak adlandırılan yeni bir koronavirüsün neden olduğu pandemidir. İlerleyen zamanlarda Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik'te yer alan çeşitli ülkelere yayılmış olan salgın, 11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edildi. (VİKİPEDİ)
 
Bir hastalığın pandemi ilan edilmesi WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından yapılıyor. Dünyada eş zamanlı olarak çok yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalıklara verilen isim olan pandemik hastalık olarak geçmişte domuz gribi de ilan edilmişti. (www.sözcü.com)
 
EPİDEMİ NEDİR?
Hastalık vakalarının bir toplum veya bölgedeki varlığının, sağlıkla ilgili özel davranış veya diğer sağlıkla ilgili olayların, normal beklentiden dikkate değer fazlalığıdır. (Last JM: A Dictionary of Epidemiology,3.Baskı)
 
            Küçük çaptaki salgınlara endemi,Daha büyük çaplı salgınlara (bir ülkeyi etkileyecek şekilde) epidemi, Dünyanın büyük bir bölümünü etkileyen salgınlara ise pandemi adı verilir. (www.sorhocam.com)
 
COVID-19 (Yeni Koronavirüs Hastalığı) NEDİR?
Yeni Koronavirüs (COVID-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.
 
Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır.
 
Coronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. İnsanlarda, birkaç koronavirüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Koronavirüs hastalığına COVID-19 neden olur. (https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/)
 
CORONA (KORONA) VİRÜSÜ NEDİR?
Koronavirüsler, tek zincirli, pozitif polariteli, zarflı RNA virüsleridir. Pozitif polariteli oldukları için RNA’ya bağımlı RNA polimeraz enzimi içermezler, ancak genomlarında bu enzimi kodlarlar. Yüzeylerinde çubuksu uzantıları vardır. Bu çıkıntıların Latince’deki “corona”, yani “taç” anlamından yola çıkılarak bu virüslere Coronavirus (taçlı virüs) ismi verilmiştir (https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/)
 
Solunum yolu ile yani, çok kısa zamanda geniş kitlelere ulaşabilip hastalandırabilecek bir bulaşma yolu ile bulaşan, Çin’de ortaya çıkmış bir virüstür. Çin, çok çeşitli besinlerin (hayvan, böcek vb.) yoğun tüketildiği, çok kalabalık bir ülke olduğu için, aslında hayvanların taşıdığı bazı mikroplar insana adapte olma imkânını sıklıkla orada buluyorlar. Bu mikroplar yepyeni ortaya çıktıkları için onlara karşı “bağışık” olma durumumuz “sıfır” oluyor; yani virüs, hastalanma potansiyeli olan herkesi hastalandırıyor. Burada, herhangi bir mikrobun herkesi hastalandırmadığını, sadece belli kişilerin hastalandığını ve sadece, yine belli kişilerin (kronik hastalığı olanlar, zayıf/düşkün/çok yaşlı kişiler) ağır hastalandığını da bilmek lazım. (Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Melda Özdamar )
 
Corona (Korona) virüsü hayvanlar arasında yaygın olan büyük bir virüs grubudur. Nadir durumlarda, bilim insanlarının zoonotik olarak adlandırdığı durumdur, yani hayvanlardan insanlara bulaşabilirler.
 
Coronavirus’lar (Cov), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS – CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara neden olan bir virüs ailesidir. Yapılan kapsamlı araştırmalar sonucunda, SARS-CoV’un misk kedilerinden, MERS-CoV’un ise tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır. Henüz insanlara bulaşmamış olan ancak hayvanlarda saptanan birçok coronavirüs (koronavirüs) mevcuttur.
 
Coronaviruslar (Koronavirüs), Coronaviridae ailesi içinde bulunurlar. Başlıca dört türde sınıflandırılırlar. Bunlar: Alfa, Beta, Gama ve Delta Coronaviruslar’dır (koronavirüs). İnsan, yarasa, domuz, kedi, köpek, kemirgen ve kanatlılarda bulunabilmektedirler. (evcil ve yabani hayvanlarda). İnsanlarda Coronavirus’un (koronavirüs) neden olduğu hastalık spektrumu basit soğuk algınlığından ağır akut solunum sendromuna (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS) kadar değişkenlik gösterebilmektedir. İnsan ve hayvanlarda çeşitli derecelerde respiratuar, enterik, hepatik, nefrotik ve nörolojik tutumlarda seyreden klinik tablolara neden olabilmektedir. COVID-19 virüsü, SARS-CoV ve MERS-CoV’unda içine bulunduğu beta-coronavirus (beta- koronavirüs) ailesi içinde yer almaktadır. (MEDİCANE HASTANESİ)
 
ENTÜBE NEDİR?
Entübasyon, solunumun veya solunum yolunun güvenliğinin bozulması ya da bozulma riskinin oluşması durumunda hava yolunun korunması, devamlı havalandırma sağlanması, gerekirse ilaç verilmesi amacıyla, suni solunuma geçmek için laringoskopi veya özel aparatlar yardımıyla solunum yoluna ağız ya da burun yoluyla özel bir tüp yerleştirilmesi işlemidir.
 
Kendi kendine yeterli soluk alamama durumu olarak da tanımlanabilen solunum yetmezlikteki hastaları solunum cihazına bağlayabilmek için ağızdan nefes borusuna ulaşan bir boru takmak gerekir. Bu boru takma işlemine "entübasyon" denir. (www.milliyet.com.tr)
 
PNÖMONİ NEDİR?
Halk arasında zatürre olarak bilinen Pnömoni akciğerlerin klinik ve radyolojik olarak tespit edilen inflamasyonudur. Yüksek riskli bir hastalık olan zatürre ülkemizde ölümlerde beşinci, infeksiyon hastalıklarında birinci sıradadır. (www.memorial.com.tr)
 
Pnömoni halk arasındaki bilinen tabiriyle zatürre; kısaca akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak meydana gelir. Bazı pnömoni türlerinde hasta kişiden sağlam kişilere doğrudan bulaşma riski vardır. Ama hastalık çoğunlukla, hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşmasıyla meydana gelmektedir. Normal durumda hastalığa neden olmayan bu mikroplar, vücut savunması zayıf düşmüş kişilerde pnömoni oluşturur. Dolayısıyla pnömoni'nin oluşmasında bulaşmadan çok, kişinin vücut direncini kıran risk faktörleri rol oynar.(www.medicalpark.com.tr)
 
BULAŞ NEDİR?
Biyoloji ve tıpta bulaş, bir bulaşıcı hastalığın enfekte konakçıdan, doğal konaklardan, vektörlerden veya portörlerden başka canlılara geçmesine denir. Hastalık bulaştıran canlı bazı durumlarda hasta olmayabilir (örn: subklinik enfeksiyon).
 
Terim genellikle mikroorganizmaların bir canlıdan başka canlıya aşağıdaki yollarla geçmesine denir:
 
Damlacık teması– Öksürmeyle veya hapşırmayla
Doğrudan fiziksel temas – Hasta kişiye dokunmayla veya cinsel temasla
Dolaylı fiziksel temas– Genellikle toprak kirliliği ya da kirli yüzeylerden (fomite)
Hava yoluyla – Mikroorganizmalar uzun süre havada kalırlarsa
Fekal-oral bulaş– Genellikle sanitasyon ve hijyen eksikliğinden dolayı kirlenmiş gıda ve su kaynakları, gelişmekte olan birçok ülkede ana bulaş yoludur, gelişmiş ülkelerde çok az görülür.
 
Bulaş başka bir organizma veya bir vektörle (örn: sivrisinek, kene) ya da bir ara konakla (örn: pişmemiş domuz eti yiyen insanlara tenya bulaşabilir) dolaylı yoldan da olabilir. Dolaylı bulaş yoluyla bazı zoonoz hastalıklar ve daha tipik olarak makro parazitler (Örn: bit, pire, kene) gibi bazı büyük patojenler bulaşabilir. (VİKİPEDİ)
 
TROMBOSİT NEDİR?
Trombosit, kemik iliği tarafından üretilen, kan damarları hasar gördüğünde kanda pıhtılaşmayı başlatarak kanamayı durduran hücrelerdir.(www.medikalakademi.com.tr)
 
Trombosit (pıhtılaşma hücreleri) veya kan pulcukları kan pıhtısı oluşumunda görev alan hücrelere verilen isimdir. Düşük trombosit sayıları veya fonksiyon bozuklukları kanamaya yatkınlığı artırırken, yüksek trombosit sayıları tromboz (damarda kanın pıhtılaşması) riskini yükseltir. (www.doktortakvimi.com)
 
ENFEKTE OLMAK NEDİR?
Enfekte olmak enfeksiyon ile karıştırılan kelimelerden. Enfekte nedir tıptaki anlamı ile başlayalım. Enfekte olmak kelime anlamı olarak hastalık yapan bir mikroorganizmanın yani virüsün bir kişiye bulaşarak yayılması anlamında kullanılır. Birkaç tanımına daha rastlıyoruz enfekte olmak tabirinin:
 
Mikroorganizmanın canlı ya da cansız ortama bulaşması
Enfeksiyon geçiren canlı
Bir enfeksiyona bulaşmış kişi
Enfeksiyon taşıyan kişi
Virüs bulaşmış kişi
Virüs bulaştığından şüphe edilen kişiden, bir başka kişiye hastalık bulaşıyorsa bu durumda “enfekte oldu” tabiri kullanılıyor. Enfekte yayılımı temas yoluyla oluyor. Enfekte olmuş bir kişinin etrafındaki herkes risk grubunda oluyor. Karantinaya alınıyor. Aynı ortamı solumak, bazı özel eşyaların ortak kullanımı, yakın temas hastalığın bulaşmasına neden oluyor. (www.mediaclick.com.tr)
 
Enfekte, bir kişinin hastalığa neden olan bir organizmadan etkilenmesi olarak tanımlanmaktadır. Enfekte olmak ise hastalığa neden olan mikroorganizmanın yani virüsün kişiden kişiye bulaşarak yayılması anlamına gelir. Enfekte olan kişi temas yoluyla virüsü başkalarına da bulaştırabilir. Bu nedenle enfekte olmuş kişinin etrafındaki kişilerde risk grubunda yer alır. (www.haber365.com)
 
SOSYAL MESAFE NEDİR?
Sosyal mesafe veya sosyal alan, kişisel alan ile kamusal alan arasında kalan, bir kişinin kendisinden 120 ile 200 santimetre arasında değişen uzaklıktır.  Az tanınan ya da yeni tanışılan kişiler veya görece resmi görüşmelerde insanlar arasında bu mesafe bulunur. Herhangi bir olay veya gereklilik üzerine bu mesafenin korunması durumuna ise sosyal uzaklaşma adı verilir.
 
Bulaşıcı hastalıkların yayılmasını durdurmaya veya yavaşlatmaya yönelik bir dizi ilaç dışı enfeksiyon kontrol eylemidir. Sosyal mesafenin amacı; hastalık taşıyan kişiler, hastalık bulaşma, hastalık ve nihayetinde ölüm oranını en aza indirmek için enfeksiyon taşıyan kişiler ile enfekte olmayan kişiler arasındaki temas olasılığını azaltmaktır.
 
Sosyal mesafe, enfeksiyonun damlacık temasıyla (öksürme, tükürme veya hapşırma) bulaştığı durumlarda en etkilidir; cinsel temas da dahil olmak üzere doğrudan fiziksel temas; dolaylı fiziksel temas (örneğin, fomit gibi kirli bir yüzeye dokunarak); veya hava yoluyla bulaşma (eğer mikroorganizma havada uzun süre hayatta kalabilirse).
 
Sosyal mesafe, enfeksiyonun öncelikle kontamine su veya yiyecek veya sivrisinek veya diğer böcekler gibi taşıyıcılar yoluyla ve daha az sıklıkla kişiden kişiye bulaştığı durumlarda daha az etkili olabilir.
 
Sosyal mesafenin dezavantajları arasında yalnızlık, düşük verimlilik ve toplumsal yapı ile ilişkili faydaların kaybı gösterilebilir. (vikipedi)
 
N95 NEDİR?
Maske adını, havadaki küçük parçacıkların en az yüzde 95’ini filtrelemesinden alıyor. Bu, ameliyat maskelerinden daha kalın ve kullanımı kolay olmayan bir maske. N95 maskelerinin etkili olması için takıldıktan sonra kontrol edilmesi ve maske ile yüz arasında en küçük bir boşluk bile kalmadığından emin olunması gerekiyor.
 
Bir N95 maskesi veya N95 solunum parçacıklı bir filtreleme yüz parçası olan respiratör ABD N95 standartlarına uygun Mesleki Güvenlik ve Sağlık (NIOSH) hava filtresi derecelendirmesi Ulusal Enstitüsü bunun en az% 95 filtre, yani havadaki partiküllerin ise dayanıklı değildir, için bir yağ P95 gibi. En yaygın partikül filtreli yüz maskesi. Partiküllere karşı koruma sağlayan, ancak gazlara veya buharlara karşı koruma sağlamayan mekanik bir filtre respiratörü örneğidir.
 
N95 maskeleri, Avrupa Birliği'nin FFP2 maskeleri ve Çin'in KN95 maskeleri gibi ABD dışındaki ülkelerde düzenlenen belirli maskelere işlevsel olarak eşdeğer kabul edilir. Bununla birlikte, performanslarını belgelemek için filtre verimliliği, test maddesi ve akış hızı ve izin verilen basınç düşüşü gibi biraz farklı kriterler kullanılır.
 
N95 maskesi, tehlikeli parçacıkları filtreleyen iç filtrasyon katmanını oluşturan eriyik üfleme adı verilen son derece özel bir işlemle üretilen , dokunmamış polipropilen kumaş olarak da bilinen ince bir sentetik polimer elyaf ağı gerektirir.(vikipedi)
 
N tipi kategorizasyon ise ABD'nin belirlediği standartlara göre yapılıyor ve bu nedenle de AB'den farklılık gösteriyor. ABD'de belirlenen standarda göre, N - "not to resistant to oil", yani yağa dayanıklı değil anlamına geliyor ve tıbbi amaçlarla kullanılan maskeler bu kategoride yer alıyor.(www.bbc.com)
 
TIBBİ MASKE NEDİR?
Cerrahi maskelerin, TS EN 14683 standardına uygun olarak üretilmiş ve CE belgesi almış olması gerekiyor.
 
Tıbbi malzemelerle ilgili uluslararası standartlara dayanan TS EN 14683, cerrahi maskelerin yapısı, kalınlığı, filtre özellikleri ve malzemeleriyle ilgili gereken koşulları düzenliyor.
 
Bunlar arasında üç kattan oluşması, hipoalerjik olması, sıvı bariyeri oluşturması, yırtılmaya dayanıklı olması ve yüzde 99 bakteri ile yüzde 95 partikül filtrasyonu sağlaması yer alıyor.
 
Bu tür maskeler, sağlık çalışanları tarafından tedavi sırasında olası bir enfeksiyonun hastalara veya hastalardan kendilerine geçmesini sınırlamak amacıyla kullanılıyor.
 
Bu maskelerin tek kullanımlık olması ve kullanım sırasında da hasar görmesi halinde hemen yenisiyle değiştirilmesi öneriliyor.
 
KONTAMİNE / KONTİMİNASYON NEDİR?
Bulaşma, temas etmiş olan, hastalık etkeni bulaşmış, kirlenmiş, dikilmesi risk taşıyan yara, operasyon odağı için risk.
 
Temiz olan nesne, yüzey ya da ortamların başka bir yerden gelen taşıyan aracılığıyla kirlenmesidir. Bu durum için taşıyıcı gereklidir, insan, hayvan gibi. En önemli kontaminasyon kaynağı insandır.
 
Genelde kimyada tek bir bileşen anlamı taşır; fakat kimyanın bazı özelleşmiş alanlarında kimyasal karışım veya hücresel materyal seviyesine karşılık gelir. Bütün kimyasallar belli bir seviyede kontaminasyona uğramıştır. Eğer kontaminasyona uğramış bir karışım ötekilerle karışırsa bu ek bir kimyasal reaksiyona neden olur. Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir. Faydalı olduğu zaman kontaminasyona uğramış karışım katalizör veya reaktör anlamı kazanır. Faydalı olmadığı durumlarda ise kullanılacağı alana göre daha çok zehir, kirlilik, toksik gibi anlamlar kazanır.(VİKİPEDİ)
 
BAĞISIKLIK NEDİR? BAĞISIKLIK SİSTEMİ NEDİR? BAĞIŞIKLIK (immün) YETMEZLİĞİ NEDİR?
Bağışıklık sözcüğünün İngilizcesi olan “immünite” terimi, Latince “immunitas” kelimesinden gelmektedir. Bağışıklık, vücudun farklı hastalıklara karşı direnci olarak tanımlanır (www.imunoglukan.com)
 
Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı koruma yapan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin toplamıdır. Sistem, canlı vücudunda geniş bir çeşitlilikte, virüslerden parazitlik solucanlara, vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeye kadar tarama yapar ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden ve dokularından ayırt eder. Bağışıklık sistemi, çok benzer özellikteki maddeleri bile birbirinden ayırabilir, örneğin; bir amino asidi farklı olan proteinleri bile birbirinden ayırabilecek özelliğe sahiptir. Bu ayrım, patojenlerin konak canlıdaki savunma sistemine rağmen enfeksiyon yapmaları için yeni yollar bulmalarına, bazı uyumlar sağlamalarına neden olacak kadar karmaşıktır. Bu mücadelede hayatta kalmak için patojenleri tanıyan ve onları etkisizleştiren bazı mekanizmalar gelişmiştir.
 
Bağışıklık sistemi, eski çağlardan bu yana ilgi çeken bir konu olmuş, insanlar tarih boyunca bazı bağışıklık yöntemleri bile geliştirilmiştir.
 
Günümüzde bağışıklık sisteminin çok geniş ölçüde aydınlatılabildiği söylenebilir, bu sistemi oluşturan unsurlardan, hastalıkların tanı ve tedavisinde geniş ölçüde yararlanılmaktadır. Günümüzde "bağışıklık bilimi" olarak bilinen "immünoloji", Eski Roma’da askerlikten muaf (korunmuş) asillere denilen immunitas sözcüğünden gelmektedir. İmmünoloji günümüzdeki rolüyle bilimsel çalışmalarının oldukça önemli alanlarını oluşturmaktadır.(VİKİPEDİ)
 
Bağışıklık sistemi, çeşitli hücre ve proteinlerin karşılıklı etkileşimi ve ortak çalışması ile vücudu mikroplara karşı koruyan kusursuz bir savunma sistemidir. Bağışıklık sisteminin bütün hücreleri kemik iliğinde ortak bir kök hücreden gelişir ve bu hücreler, proteinler ile birlikte vücudun her yerine dağılmıştır.
 
Bağışıklık sisteminin temel görevi, vücudu hastalık yapan yabancı mikroplara karşı korumak ve aynı zamanda vücutta ömrünü tamamlamış ve hasar görmüş hücreleri yok etmektir.
 
Bunu yaparken bağışıklık sistemi, vücuda giren yabancı molekülleri tanır ve kendisine ait olan dokulardan ayırır. Yabancı olan yapılara karşı savaşır ve onları yok ederken, kendisinden olan yapıları korur.
 
Yaşamın ilk birkaç yılında çocuklar çeşitli mikroplar ile karşılaşır ve her mikroba özel antikor dediğimiz koruyucu maddeler oluşturur. Bağışıklık sistemi hücreleri daha önce karşılaştığı mikropları tanır ve hafızasına kaydeder. Böylece aynı mikrop ile tekrar karşılaşınca onu kolaylıkla ve kısa sürede yok eder. (www.aid.org.tr)
 
Bağışıklık sistemimizi oluşturan elemanlardan herhangi birinin yokluğu ya da fonksiyon bozukluğu immün yetmezlik hastalıkları olarak adlandırılır. Bu hastalıklar kalıtsal ya da genetik nedenlere bağlı geliştiğinde primer immün yetmezlik (bağışıklık sistemi yetmezliği) olarak adlandırılır. Şimdiye kadar oldukça fazla sayıda primer immün yetmezlik tipleri tanımlanmıştır.
 
Bağışıklık sistemimiz başlıca akyuvar olarak adlandırdığımız hücrelerimizden oluşmaktadır. Bu hücreler vücudumuza giren yabancı ve zararlı mikroplara (bakteri, virüs, mantar vb) karşı korurlar. Yabancı ve zararlı bu etkenlerle mücadele ederken direkt olarak yok edebilir ya da özgün antikorlar üreterek etkisizleştirmeye çalışır. Bu mücadelede kompleman olarak bilinen proteinlerde yardımcı olurlar. (www.milliyet.com)
 
DEZENFEKTE NEDİR?
Dezenfektanlar, nesneler üzerinde yaşayan mikroorganizmaları yok etmek için canlı olmayan nesnelerin yüzeyine uygulanan antimikrobiyal ajanlardır. Dezenfeksiyon ise bu ajanlar sayesinde hastalık yapıcı  organizmaların yok edilmesi  veya etkisiz (inactive) hale getirilmesi işlemidir. Dezenfeksiyon bu yönüyle bakteri, algler, sporlar ve virüsler gibi tüm organizmaların yok edildiği sterilizasyon işleminden ayrılır. Dezenfektanlar geniş bir yelpazeye sahiptirler çok farklı mikroorganizmaları öldürürler, bazıları daha az sayıda hastalık yaratan organizmayı öldürür ancak diğer özellikleri sayesinde örneğin paslanmayan, toksik olmayan veya ucuz oldukları için tercih edilir. 
 
Evde kullanılan en etkili dezenfektan tüberküloz (mikobakteriyum tüberkülozu), hepatit B ve C, mantar gibi zor organizmalar da dahil olmak üzere en yaygın patojenlere karşı etkili olan yaygın olarak kullanılan klorlu çamaşır suyu (% 5 sodyum hipoklorit çözeltisi) 'dir ve parazit organizmalara karşı da dezenfektan etkisi vardır. Sodyum hipoklorit çok sık kullanılır. Genel ev tipi çamaşır suyu, sodyum hipoklorit çözeltisidir ve evde kanalizasyon, tuvalet ve diğer yüzeyleri dezenfekte etmek için kullanılır. Daha seyreltik formda, yüzme havuzlarında kullanılır ve daha seyreltik haliyle içme suyunda kullanılır. Havuzlar ve içme suyu klorlu olduğu zaman aslında kullanılan sodyum hipoklorit veya saf bir klor değil ilgili bir bileşiktir. Klor kısmen oksijensiz N-kloro bileşikleri oluşturmak için kan gibi proteinli sıvılarla reaksiyona girer ve bu nedenle kan dökülmelerinden sonra yüzeylerin dezenfekte edilmesi durumunda daha yüksek konsantrasyonların kullanılması gerekir. Daha yüksek konsantrasyonlara sahip ticari çözeltiler, aksi takdirde klora ayrışacak konsantre hipokloritin dengelenmesi için önemli miktarda sodyum hidroksit içerir, ancak sonuç olarak çözeltiler kuvvetli bir şekilde baziktir. (www.ankailaclama.com)
 
Hastalık yapma özelliği bulunan mikropların uzaklaştırılması ve tamamen ortadan kaldırılması işlemine dezenfeksiyon denir. Dezenfeksiyon, geniş bir aralığı tanımlar. Dezenfeksiyon işleminde, genelde kimyasalların oluşturduğu dezenfektanlar kullanılır. İki farklı dezenfeksiyon yöntemi bulunur. Biri yüksek ısı derecesi kullanılarak ve mikroorganizmaları tamamen yok etme amaçlanarak yapılır; diğeri de yüksek düzeyli dezenfeksiyondur ve uzun bir süreçte uygulanarak yapılır. Kaynak : https://www.teknikturk.com.tr/TR/bilgi-merkezi/4259/dezenfeksiyon-nedir-nasil-yapilir
 
PÜREL NEDİR?
El temizleme jeli üreten Türk markadır. 12 yıllık firma bu yıl patlama yapmış bulunmaktadır.
 
AŞI NEDİR?
İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma karakterlerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin (toksinler) etkilerinin ortadan kaldırılarak, geliştirilen biyolojik maddelere aşı denir.
 
Aşı, insanları hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmek için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanır.
 
Vücut bu şekli ile kendisine zarar vermeyen mikrop ya da toksinleri tanır ve onlara karşı bir savunma yöntemi geliştirir. Böylece gerçek mikropla karşılaşıldığında da bu yöntemle savaşır ve kişi hastalığa yakalanmaz. Bu kişi artık o hastalığa karşı bağışıktır. Bağışıklama, aşıyla önlenebilir hastalıkların ve ölümlerin önlenmesi açısından en önemli toplum sağlığı müdahaleleri arasında yer almaktadır. Aşılar, belirli bir hastalığa yakalanmadan önce kişilere ulaşıp onların bağışıklanmalarını sağlamak amacıyla verilir. Vücutta savunma mekanizmasını uyararak, hastalık etkenini tanıyan ve bu etkenle karşılaşıldığında onu yakalayıp yok eden koruyucu maddelerin (antikorlar) oluşmasını sağlarlar. Bu şekilde aşılanan kişi aşılandığı hastalıklara karşı bağışık yani dirençli olur. Oluşan direnç genellikle ömür boyu vücutta kalır ve hastalık etkeni ile karşılaşınca onu etkisiz kılmak için savaşır.  (sağlık bakanlığı)
 
KARANTİNA NEDİR?
Karantina, bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan şüpheli durumdaki insan ve hayvanları, hastalığın en uzun kuluçka devresine eşit bir süre kimse ile temas ettirmemek suretiyle alınan tedbirsel faaliyetlerin tümü, sağlık yalıtımı. Kelimenin kökeni İtalyancadır. Ekonomisi ticarete dayanan Venedik Cumhuriyetinde, başkent Venedik'e salgın hastalık bulaşmasın diye kente gelen gemiler 40 gün şehir açıklarında denizde beklermiş. Karantina kelimesi, 40 sayısının italyancası olan "quaranta" kelimesinden gelir.(VİKİPEDİ)
 
 Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi (TDK)
 
KKE KİŞİSEL KORUYCU EKİPMAN (Donanım) NEDİR?
Kişisel koruyucu donanım, çalışanların iş sırasında karşılaştıkları risklere karşı kendilerini korumak amacıyla kullandığı veya taşıdığı iş güvenliği ekipmanları olarak tanımlanır.
 
Ülkemizde kişisel koruyucu donanım konusunda yayımlanmış iki farklı kişisel koruyucu donanım yönetmeliği mevcuttur. Bu yönetmeliklerden “Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik” iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamında kişisel koruyucu ekipman kullanım şartlarını belirler. diğer yönetmelik olan “Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği” ise kişisel koruyucu donanımların üretim, ithalat, satış ve denetimi gibi konuları düzenler. (www.isgnedir.com)
 
Kişisel koruyucu donanım, risklerin, toplu korunmayı sağlayacak teknik önlemlerle veya iş organizasyonu ve çalışma yöntemleriyle önlenemediği, tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. Kişisel koruyucu donanım, iş kazası ya da meslek hastalığının önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenlik risklerinden korunması, sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla kullanılır.  (Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik)
 
R-SIFIR ya da R0 NEDİR?
Temel üremesayısı veyatemel bulaşıcılık katsayısı gibi isimlerle bilinen ve R0R_0R0?olarak gösterilen bir kavram oldu. Temel bulaşıcılık katsayısı, basitçe, virüsün bulaştığı her bir kişinin kendisinden başka ortalamada kaç kişiye bulaşabileceğini gösteren bir sayı.(www.evrimagaci.org)
 
Yani her 1 hastanın ortalamada kaç diğer kişiye hastalık bulaştırdığını gösteren sayıdır.
 
VAKA NEDİR?
Olay, hadise. (TDK)
 
Hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gereken hastaya denir.
 
VİRÜS NEDİR?
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. (tdk)
 
. Virüsler; hayvanlardan ve bitkilerden, bakterilerin ve arkelerin de içinde bulunduğu mikroorganizmalara kadar her türlü canlı şekillerine bulaşabilirler.Latince'den gelen virus kelimesi zehir anlamına gelmektedir. Hint-Avrupa dil kökeninden gelen diğer zararlı sıvılar ile sanskritçe'de vi?a poison, Doğu İran dillerinde viša poison, antik Yunanca'da ??? poison aynı anlamdadır (vikipedi)
 
Antibiyotiklerin virüsler üzerine etkisi yoktur. Virüsler çok küçüktür ve kendiliklerinden metabolizmaları yoktur. Bu nedenle kendi başlarına üreme yetenekleri yoktur. İçlerine girdikleri hücreleri zorlayarak, adeta, yeni virüs üretmek için kullanırlar. Sonrasında da, konak hücreyi imha ederek hastanın vücudunda hızla çoğalmaya devam ederler. (www.akilciilac.com)
 
SALGIN NEDİR?
Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemidir. (TDK)
 
Epidemiyolojide, salgın (Yunanca epi- üzerinde + demos halk) belli bir insan popülasyonunda, belli bir periyotta, yeni vakalar gibi görülen ancak önceki tecrübelere göre beklenenden fazla etki gösteren hastalıktır. (vikipedi)
 
 
 
INFLUENZA NEDİR?
Grip (influenza) genellikle yıl içerisinde Ekim ayından başlayarak Mart sonu Nisan başına kadar olan dönemde sık görülen oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Mevsimsel grip hastalığının etkenleri olan influenza virüslerinin çok fazla sayıda alt tipleri bulunmaktadır. Yıllar içerisinde toplumda sık görülen influenza virüsleri sürekli değişmekte, bir önceki yıl görülen virüsten oldukça farklı virüsler sonraki yıllarda insanları hastalandırabilmektedir. (www.hsgm.saglik.gov.tr)
 
İnfluenza virüslerinin A, B ve C olmak üzere üç tipi vardır. İnsanlarda grip enfeksiyonuna en sık neden olan influenza A virüsüdür. İnfluenza B ve C virüsü sadece insanlarda enfeksiyona neden olurken, influenza A virüsünün konak yelpazesi çok geniştir. İnsanların dışında, kuşları, domuzları, atları, balinaları ve diğer hayvanları enfekte edebilir. Yaban kuşlar bu virüslerin doğal konağıdır. İnfluenza virüsleri, grip olan kişilerin konuşması, hapşırması veya öksürmesi sırasında havaya saçılan damlacıkların solunması ile virüsle kirlenmiş yüzeylere temas sonucunda ve eller aracılığı ile kişiden kişiye bulaşır. Grip olan kişilerle aynı ortamda bulunmak (bir metre çapındaki alan) temas olarak kabul edilmektedir. Virüs bulaştığı yüzeylerde 2-8 saat boyunca canlılığını koruyabilir. (www.klimud.org/)
 
80 DERECE KOLONYA NEDİR?
Alkol dereceleri, içerdiği alkol oranına göre belirlenir. Genellikle 70 derece ve 80 derece alkollü kolonyalar kullanılır. Yüzde 80-96'sı etil alkol, kalan kısmı ise su ve esanstan oluşan kolonya, ağzı kapalı ve güneşten uzak kaldığı sürece ortalama beş yıl bozulmamaktadır. Kolonya sürdükten sonra ferahlık hissedilmesinin sebebi, içindeki etil alkolün uçucu olması ve buharlaşırken vücut ısısını da beraberinde götürmesidir.
 
Yüzde 80 oranlı alkolle virüs ölüyor. Kolonya da öldürüyor. Çamaşır suyu da öldürür. kolonya ile elleri ovuşturun. 15 saniye kolonya elinde kalmalı. Uçarsa alkolü etki etmez. (Doç. Dr. Oytun Erbaş)
 
STERİLİZASYON NEDİR?
Bir maddenin üzerinde veya içinde bulunan tüm mikroorganizmaların arındırılma işlemine sterilizasyon denir. Sterilizasyon işlemi uygulandıktan sonra ortamdaki tüm mikroorganizmalar öldürülür. Sterilizasyonun dereceleri bulunmaz; tek seferlik bir işlemdir. Bir kere yapıldığı zaman tüm sporsuz bakteriler, virüsler, mantarlar gibi mikroorganizmalar yok olur. Sterilizasyonun amacı tüm organizmaların ortadan kaldırılmasıdır.
( Kaynak : https://www.teknikturk.com.tr/TR/bilgi-merkezi/4259/dezenfeksiyon-nedir-nasil-yapilir)
 
Türk Dil Kurumuna göre “arınıklık” demektir.
 
Bakterileri tahrib etme (dezenfeksiyonla karıştırılmamalı, dezenfeksiyon yalnız patojen olanları, sterilizasyon, bütün bakterileri tahrip etmektedir), mikroplarını kırma (www.tipterimlerisözlügü.com)
 
Sterilizasyon, Herhangi bir cismin veya maddenin, birlikte bulunduğu tüm mikroorganizmaların her türlü canlı formundan temizlenmesi amacıyla uygulanan fiziksel veya kimyasal işlemdir.
 
Mikroorganizma kavramı; içersinde algler, protozoonlar, funguslar, bakteriler ve virüslerin de bulunduğu genel bir terimdir. (www.belgelendirme.com.tr)
 
FİLYASYON NEDİR?
Filyasyon kelimesi tıpta hastalığın kaynağını bulmak anlamına gelmektedir. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda yapılan hastalığın ilk ortaya çıkış nedenini bulmak için yapılan çalışma anlamına gelmektedir. Filyasyon, herhangi bir bulaşıcı hastalığın hangi sebeplerden ötürü kaynaklandığının tespit edilmesi işlemine verilen isimdir. Başka bir deyişle kaynak arama çalışmasıdır. Bu çalışmalar neticesinde tehlikenin hala devam edip etmediği ve başka insanların risk altında olup olmadığı gibi önemli bilgiler elde edilebilmektedir. (www.milliyet.com.tr)
 
Filyasyon, bir hastalığın kaynağını bulmak ve bu hastalığın yayılma zincirini takip etmek anlamına geliyor. (www.bbc.com) 
 
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün internet sitesindeki Bulaşıcı Hastalıklarla Mücadele Rehberi'nde filyasyon şöyle açıklanıyor:
 
"Saha incelemesi/filyasyon kaynağın ve etkenin belirlenmesine yönelik çalışma yapılması ve/veya temaslılar dahil koruma ve kontrol önlemlerinin alınmasıdır."
 
Filyasyon, herhangi bir bulaşıcı hastalığın hangi nedenlerden kaynaklandığının tespit edilmesi işlemine verilen isim. Bir başka ifadeyle kaynak arama çalışması.
 
Bu çalışma neticesinde tehlikenin hala devam edip etmediği, başka kişilerin risk altında olup olmadığı gibi önemli bilgiler elde edilebiliyor.
 
Uzmanlar, filyasyon çalışmalarının bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çok önemli olduğunu söylüyor.
 
 
 
PLAZMA TEDAVİSİ NEDİR?
Plazma tedavisi diğer adıyla PRP trombositten zengin plazma tedavisidir. 
 
Bakanlık tarafından Kovid-19 immün plazma tedarikinde belirlenen kriterlere göre, Kovid-19 virüs enfeksiyonuna yakalanmış ve sonrasında iyileşen bireylerin bağışçı olabilmeleri için, bu kişilerin enfeksiyonu geçirmiş olduğuna dair laboratuvar test sonucu gerekli olacak. 
 
Bağıştan 14 gün öncesinde bu kişilerin klinik semptomları tamamıyla ortadan kalkmış olacak. Bir ya da daha fazla kez olmak kaydıyla nazofarengeal sürüntü örneği ile yapılan test sonucunun ya da kan numunesinden çalışılan moleküler test sonucunun "negatif" olması gerekecek. 
 
Hastalığı geçirmiş ve sağlığına kavuşmuş olanlarda koronavirüsün bünyeye girmesiyle oluşan bir antikor mevcut. Bu antikor insan plazmasında yani serum denilen kanın sarı sıvı kısmında bulunuyor. Antikor diğer hastalara, özellikle entübe edilmiş ya da yoğun bakımdaki akciğer harabiyeti, doku harabiyeti olmuş ağır hastalara uygulandığında doku rejenerasyonu açısından ya da yıkımın azaltılması açısından olumlu bir katkı verdiği dünyanın bilim kurulları tarafından bu anlamda onaylandı. (www.ajansspor.com)
 
PRP (Platelet Rich Plasma), ya da diğer adıyla Trombositten Zengin Plazma, kişinin kendi kanından hazırlanan ve tıbbın birçok alanında iyileşmeyi uyarmak ve düzenlemek için kullanılan bir yöntemdir. Kullanımda olan onlarca PRP hazırlama kiti yardımıyla, hastadan 10-60ml arasında kan alınır, bu kan tek kullanımlık özel filtreler ve santrifüj cihazları ile ayrıştırılarak istenmeyen kısımları uzaklaştırılır. Ayrıştırılan 2-6 ml kısım, trombositten zengin plazmayı içerir ve birçok kas iskelet sistemi yaralanmasında uygulama alanı bulmuştur. Trombositlerin asıl görevi, bir yaralanma olduğu anda meydana gelen kanamayı durduran pıhtıyı oluşturmaktır. Bunun yanında dokunun onarımı ve iyileşmesine katkıda bulunan onlarca büyüme faktörü içerirler. Bu büyüme faktörleri ortama verildiğinde, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak hasarlı dokulardaki tamire yardımcı olurlar. (www.ortoklinik.com)
 
PİK YAPMA NEDİR?
Bir gelişmenin “zirveye” çıktığı durumlarda kullanılır. Pik, zirve, doruğa ulaşmak, doruk, en üst sınır, rekor düzeyi, en yoğun, tavan yapmak gibi anlamlar taşıyor. Corona virüsü vakalarında hastalığın en üst sınırı yani zirve noktasını görmesi pik noktası olarak adlandırılıyor.
 
Tavan yapmak. Değer bakımından yükselmek. (TDK)
ETEM SEVİK, Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2065
Kayıt tarihi
: 24.07.12
 
 

www.hatayrehber.com    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster