Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '14

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
6227
 

Sağlık Ocakları

Sağlık Ocakları
 

2009 yılı rakamlarına göre İstanbul'da 552 adet sağlık ocağı varmış. Bugün bu sayının 600'e ulaştığını kabul edelim ve her sağlık ocağında 5 adet doktor istihdam edildiğini varsayalım, yaklaşık  3000 adet doktorun sağlık ocaklarında görev yaptığını görürüz.

3000 adet doktor , bir o kadar sağlık personeli ve 600 adet sağlık binası.

Sağlık ocaklarında yapılan ÖNEM SIRASINA GÖRE başlıca işlere bakalım :

Birinci sırada İLAÇ YAZMA. (Doktorların yüzde doksan mesaisi ilaç yazmakla geçiyor.)

İkinci sırada  AİLE HEKİMLİĞİ . ( Her gün bir doktor evlere yatalak vs.hastalara gidiyor. Mesela Beylikdüzü'nde saat 15.00 ten sonra bu sistem uygulanıyor)

Üçüncü sırada Rapor verme, bebek bakımı,aşı ve belli günlerde belli saatlerde kısıtlı olarak kan tahlilleri yapılması yer alıyor.

İlk sırada yer alan İLAÇ YAZDIRMA dışındaki faaliyetler doktorların fazla zamanını  almıyor,

Bebek bakımı ve kan tahlilleri işlemi hemşireler tarafından yerine getiriliyor.

2011 rakamlarına göre Türkiye'de 4254 adet sağlık ocağı varmış  sağlık Bakanlığı verilerine göre. Bu merkezlerde çalışan doktor sayısı ise yaklaşık 67000 (altmışyedi bin),

Düşünelim 67000 doktorun büyük bir mesaisi ilaç yazmakla geçiyor.

Ayrıca 4254 adet bina ve en az  doktor sayısı kadar sağlık personeli de rantabl olmayan işlere tahsis edilmiş durumda.

Bu büyük bir sağlık israfı değil midir?

Devlet hastahanelerimizde doktor ve sağlık personeli sıkıntısı çekiyoruz.

Bir de 4254 adet sağlık ocağı binasını ve kapladığı en değerli arsaları düşünün.

Bu binalar yerine acaba kaç tane yeni hastane yapılır dı?

Ayrıca sağlık ocaklarında bilgileri körleşen, yeni tıbbi gelişmelerden haberi olmayan pratisyen doktorlar, Devlet Hastanelerinde çalışmak imkanı bulup, bilgi ve tecrübelerine arttırarak topluma daha yararlı hale getirilemez mi?

Sağlık Ocaklarının faaliyetlerinin yeniden gözden geçirilerek, sağlık açısından daha rantabl hale getirilmesine çalışılmalıdır.

En azından daha effektif hale getirilmeleri gerekir?

Ne gibi derseniz?

Tüm kan tahlilleri ve radyolojik hizmetler, (röntgen,MR, Tomografi,Ultrason gibi) Sağlık ocaklarında da yapılmalıdır.

Kızılay Dispanserleri bunun en dikkat çekici örnekleridir.Bu dispanserler ameliyatlar hariç her türlü tıbbi hizmeti vermektedir.

Sağlık Ocakları daha modern ve etkin hale getirilirse Devlet Hastanelerinin de yükü azalacaktır.

Sağlık Bakanlığı'na seslenmek isterim.

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Çetingöz!Sağlık Ocakları hakkında Bilgilendirici yazınıza teşekkür ederim. Sağlık Bakanlığının önerileri ve gerçekleri dikkate alması gerekir. Bizler Aile Hekimliğinde sadece ilaç yazdırıyoruz. Arada sırada kan aldıran hastalara da rastladım. Buyurduğunuz gibi: Bu kadar yıl okuyan doktorlarımızın Devlet Hastahanelerinde değerlendirilip, gelişen Teknolojide Tıbbi bilgilerini arttırmaları daha uygun olur.Ayrıca Röntgen, Ultrason ve MR, Tomografi çekilmesi gerekir. Teşekkürler, selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 06.03.2014 11:33
Cevap :
Ben sağlık ocaklarının gerçekten hastaların dertlerine çare bulan nitelikte olmasını istiyorum.Binlerce doktordan yeterli verim alınamıyor. Belki birileri okur da topluma yararımız olur.Saygı ve selamlarımla.  06.03.2014 19:15
 

sn yılmaz bey; belki gözünüzden kaçmış veya yanlış bilgilenmenize neden olan durumlar yaşamış olabilirsiniz; ilk önce sağlık ocakları kapatılıp "aile hekimliği" sistemine geçeli çok oldu.ikincisi ilaç yazma oranlarını(%90)hangi bilgiye dayanarak söylediğinizi merak ediyorum? Ne de olsa İş Bankası'nda müfettişlik yapmışsınız bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan değilsinizdir. örneğin ilaç yazma dediğiniz kronik hastalığa sahip olanların sürekli kullandığı ilaçları yazmaksa bu benim mesaimin en fazla % 20'sini işgal ediyor. %20-30 poliklinik hizmetlerine ve geri kalan %50 ise 1. basamak sağlık hizmetinin asli unsuru olan koruyucu sağlık hizmetine,bebek-çocuk-gebe lohusa izlem ve aşılarına gidiyor.diğer bir husus merak etmeyin sözünü ettiğiniz yerleri bakanlık bize kiraladı. kirasını alıyor,personel ve su, tlf. ısınma gibi giderlerini biz karşılıyoruz gayet rantabl bir durum.Yerim kalmadığı için devlet hast.de bilgi tazelendiği konusuna giremiyor size sağlıklı günler diliyorum.

Yalçın Antmen 
 05.03.2014 11:30
Cevap :
Sn.Yalçın Antmen ,sağlık ocağına çok sık gittiğimden "aile hekimliğine" geçiş tarihini çok iyi biliyorum.Aile hekimliğine geçiş benim gibi bir çok kişinin sağlıkta faydalanma imkanını değiştirmedi Sadece hangi doktora bağlıyız onu biliyoruz.Neden %95 ilaç yazma diyorum.Sağlık ocağına gittiğim de görüyorum.Hemen hemen herkes ilaç yazdırıyor. Bu arada nezleyim veya başım ağrıyor diyen oluyor.Bazen benim doktorumun 59 cu hastası oluyorum.Bir doktor günde 59 hastaya normal şartlar da bakabilir mi?Bakıyor.Çünkü ilaç yazıyor.Sadece o kadar.Koskoca 6 sene eğitim görmüş bir doktorumuz sadece ilaç yazmış bütün gün. Bu benim canımı sıkıyor.Böyle bir mesai nasıl rantabl olabilir? Üstelik benim bağlı olduğum doktor UZMAN.YAZIK DEĞİL Mİ 10 SENELİK EĞİTİME.İlaç yazdırmak için başka bir yöntem veya uygulama olamaz mı?BENİM DOKTORUM SADECE BİR GÜNÜNÜ 1.BASMAK SAĞLIK HİZMETİNE AYIRIYOR.Bu hususa bizzat şahit oldum.Nöbet cetvelini imzalarken.Binaların rantabl olmasını pek anlayamadım.Tşk.Saygılar.   05.03.2014 18:11
 

ılmaz Bey Sağlık Bakanlığı bu sesi işitmeli. Çünkü Hastaneler çalışamaz halde.. Saygılar.

Erdal Ceyhan 
 04.03.2014 16:01
Cevap :
Erdal bey katkınız için teşekkürler.Saygılarımla.  05.03.2014 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 446
Toplam yorum
: 2176
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster