Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3312
 

Sağlık Raporu için pamuk eller cebe!

Sağlık Raporu için pamuk eller cebe!
 

Bir Sağlık Raporu örneği (Sanal ortamdan alıntıdır)


İlk sözüm:

'Hukuk devleti' böyle mi olur?

'Hukuk devleti' kendisinin de sorumlu olduğu 'sağlık denetimi' konusunda 'para göz' olabilir mi?

İşte konunun ayrıntıları:

Sizin ya da oğlunuzun, kızınızın işi yok!

Olur ya 'bir iş imkanı' doğdu bir anda.

Eğer 'dayınız' ile 'torpiliniz' birbiri ile örtüşüyor ise ancak 'i ş' bulabilirsiniz, bunu da bilelim!

Diyelim dayınız, partiliniz ve torpiliniz bile olsa 'bir işsiz' olarak 'bir iş' buldunuz.

Bir meslek kursuna gireceksiniz ya da bir yurtta kalacaksınız bütün bunlar için Sağlık Raporu gerekiyor haklı olarak. Oysa bu durumda bulunan yurttaşlarımızın 'para durumları' belli değil mi?

Toplum sağlığını korumak ve gerekli tedavilere başlayabilmek için Sağlık Raporu almanız isteniyor. Olması gereken de bu. Böylece Devlet adlı ahtapot dolaylı da olsa bir 'sağlık denetimi' yapmış olur.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı belli ki Sağlık Bakanlığı ile yoğun gösüşmelerden sonra söz konusu Sağlık Raporları için artık önden para ödeme şartı getirmiş bulunuyor. 'Meteliğe kurşun sıkan' işsizim bu belge için artık Sağlık Bakanlığı'na 'para' ödeyecek!

Bu uygulama ‘yersen’ anlamında bir yol kesme değil midir?

Oysa o işsizin sevincine ortak olabilmek için Devlet ya da İktidar olarak ona önden ‘işe başlama harçlığı’ bile vermek gerekir yeni maaşını hak edene kadar harcayabilsin, pahalı yol masrafını karşılayabilsin diye!

Oysa ne gezer?

Önce 'sökül bakalım şu (100) TL'yi önden' demek gibi bir tokat sallamak değil mi bu?

Oysa iktidar her ne hikmet ise Bireysel Emeklilik için Kapitalist Şirketlere adam başı her ay (25) TL ödemeyi karar altına alamıştı!

Bu mu 'adalet' adlı gizli el?

Şimdi anladınız mı zengin daha da zengin oluyor?

Şimdi anladınız mı kimileri 'it gibi' çalışırken nice  sonradan görmeler ile yeni zenginler 'gıcır arabalarına konarak' sabahtan akşama gezip tozuyorlar. Çocuklarının arabaları ile 'ocak başı sefaları' da ayrı bir Lale Devri esintisi bence.

Az önce okuduğum o habere göre, 'İşe girişlerde alınması zorunlu olan sağlık raporları yeni iş sağlığı ve güvenliği kanuna göre ücretli hale geldi. Aile hekimliklerinden ücretsiz olarak alınan sağlık raporları artık Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yetkilendirilen ortak sağlık güvenlik birimleri ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışan sağlık birimlerinden 50 ile 100 TL arasında değişen ücret karşılığı alınabilecek'miş!

Sağlık Raporu almak durumundaki yurttaşlarımız için dayatılan bu ‘para ödeme’ bence geri çekilmeli.

Kaldı ki adı büyük ÇSGB bırakınız Sağlık Raporu konusunu hangi iş yerindeki çalışanlar için gerekli İş Güvenliği denetimi yapmaktadır?

ÇSGB hangi inşaatta çalışanların Sağlık Raporları konusundaki olumsuzlukları yakalamıştır?

ÇSGB ihaleler ile iş alan hangi taşeron şirketin çalışanlarının İş Sözleşmelerini incelemiştir?

ÇSGB İş Sözleşmesi bağlamındaki banka ödemeleri ile kimi elden ödemelerin denetimi yapabiliyor mu?

Anladığıma göre ‘her iktidar kendi zenginin yaratır’ söylemine göre yine ‘kimin eli kimin cebinde’ belli değil. Hiç olmaz ise iş, okul, kurs, askerlik gibi işler için gereken Sağlık Raporu için o kişilerin cebinde ellerinizi çekiniz!

Olayı ben anladım: Devlet daha da zengin olmak istiyor. Yoksa o dev makinaların çalışacağı kimi ihaleler için paralar nereden gelecek? Bir kaç yıl sonra özelleştirme kapsamında satışa sunulacak olan yeni hastaneler nasıl inşa olunacak, değil mi? AK Parti iktidar önceki yıllarda olduğu gibi bir de 2013 Bütçesinde  'açık vermek' istemiyor.  

Yine anladığıma göre ‘her iktidar kendi zenginin yaratır’ söylemine göre yine ‘kimin eli kimin cebinde’ belli değil. Hiç olmaz ise iş, okul, kurs, askerlik gibi işler için, içeriği ne olursa olsun, alınması gereken Sağlık Raporu için o kişilerin cebinden ellerinizi çekiniz!

Kısaca fakiri daha fakir zengini daha zengin yapmak için dayatılan bu uygulamaya da lanet olsun.

Ben de burada eski bir divan sazı ile bir 'açılış' yapayım dedim bir haberden esinlenerek.

Atalarımızın dediği gibi 'Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!'

'Her ne kadar sürçü lisan ettikse...' de diyemem bu haklı çıkışımdan dolayı. 

İnanmayanlar o haberin ayrıntısı için aşağıdaki alanı tıklayabilirler:

(milliyet.com.tr 28.01.2013) 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet Bey'e ek açıklama:...O da belki!İşin içinde bilir kişiye rağmen karşı tarafın manevi tazminat davasını kazanabilmesi de bulunduğu için işin içinden çıkamadık. Ortaklarından biri de 1970’lerden beri arkadaşım olduğu halde,‘Ömerciğim işini baştan sağlam tutsaydın,demez mi?’Dedim ki ‘oğlan kaypak davranıyor ise yakasına mı sarılayım.Sözüne güvendim.Anlaştık.Oysa sonunda almam gereken parayı ancak yarısını alabildim.Elimde belge olsun diye banka ödemesi istediğim halde hep elden ödedi.Bölüm başı hesap ortada.Sonra da öyle dememiştim,diyor işte,desem bile develere hendeği atlatamadık.Suçlu değilse bile hatalı bulundum;düşünebiliyor musunuz?Arkadaşın açıklamasına göre şirket hesaplar için yılda bir kez toplandığından kimi kaçakları yakalayamıyorlarmış!Şirket müdürü de vekillere komşu bir yerde ev satın almış o günler!Bağırdık,çağırdık,sövdük,lanet okuduk,haram ettik!Kim anlar?Kısaca kendinden menkul Devlet demek olan Yargı da paralı olmamalı.Bu konularda CMUK yetersizdir... 01/02

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 29.01.2013 18:29
 

Bugün işe aldığımız eleman raporu alamadığını söyleyince öğrendim durumu ama işin kötüsü o kadar araştırdım paramızla bile nereden alacağız bilemedim, bir liste yok ortada, gittiği hastane ve sağlık ocakları da bilgilendirmemişler elemanı...

Dilek Fuçucı 
 29.01.2013 0:22
Cevap :
Dilek Hanım iş çok aceleye gelmiş!Yaşanan para piyasa böyle bir şey değil midir?Bir şeyin piyasaya çok sürülmesi ve bazı şeylerin de arayınca bulunuvermesi onların değerini düşürmez mi? Siz siyaset-ticaret etkileşiminin de bu yaklaşımlar ile yürütüldüğünü bilmiyor musunuz?Ne kadar acı değil mi? Çalışaşanlar ile emeklilerin vergilerini al,bir de Osmanlı ile Cumhuriyetin %90'na yakın mal varlıklarını özellikle yabancılara sat;sonra karşıma geç Sağlık Raporu için de 'para öde bakalım!' deyiver.Bu nasıl bir insanlık,nasıl adalet ve YeniOsmanlıcılık anlayışıdır ben anlayamadım.Sıcağı sıcağına yazarak yollamış olduğunuz bu örnek olay da gösteriyor ki Paralı Sağlık Raporu için ÇBGB ile SB ilk adımda bocalamış bulunuyor.İşin içinde para olduğu için toparlanırlar.Bekleyeceğiz.Aklıma geldi bu ülkede Aakkınıız aramak için bile Mahkeme Harcı yatırmadandava açabiliyor musunuz?Öyle ki avukatlar da olası kazancınızın en az %25'ine talip değil mi?Yazıklar olsun böyle adalete,demez miyim şimdi.Tşk'ler.  29.01.2013 15:00
 

Sayın Yılmaz, yazınızı okudum, teşekkür ederim: "...Sağlık Raporları için önden para ödeme şartı getirilmiş bulunuyor. 'Meteliğe kurşun sıkan' işsizim bu belge için artık 'para' ödeyecek!" Sormuşsunuz: "Bu uygulama ‘yersen’ anlamında bir yol kesme değil midir?" Maalesef yargıda da var bu yol kesmeler ve az buz değil!! Örneğin mobbing mağduru musunuz?... Hakkınızı aramaya başlayabilmek için bile vekalet ücreti noter masrafları, mahkeme harcı derken 5 bin lirayı bulan "yol kesmeler!.." Köprüden geçersen 5,, geçmezsen 10.. "Deli Dumrul" misali... "Oysa o işsizin sevincine ortak olabilmek için Devlet ya da İktidar olarak ona önden ‘işe başlama harçlığı’ bile vermek gerekir yeni maaşını hak edene kadar harcayabilsin, pahalı yol masrafını karşılayabilsin diye!" Bu önerinize "katılmamak" elde değil. Her yeni işe başlayan ve cebinde parası olmayan bu önerinizin ne anlama geldiğini çok iyi bilir, yaşayan bilir. Tebrik ederim, Saygılarımla.. A.AK

Ahmet AK 
 28.01.2013 22:50
Cevap :
Ahmet Kardeş yorumlamama katkınızdan dolayıteşekkür ederim.İş,aş,yurt peşinde koşan bir yurttaşımızın huzurlu ve mutlu yaşaması için yazıyorum ele aldığım çoğu konuyu.Hiç bir kardeşimizin,çocuğumuzun burnunun kanamsını,işsiz dolaşmasını,parasızlıktan isyanları oynamasını,gerekirse ihtiyacı kadar da hırsızlık yapmasını-yol kesmesini,dağa çıkmasını nasıl isteyebiliriz?Oysa bunlar hep var!Hırsız da soysuz da terörist de var bu toplumda!Suçlular kesimi kendiliğinden doğar mı hiç?Bu gibi çıbanbaşlarının kökeninde bu toplumun işleyiş biçimi ile ahlaki çöküntüsü yanında iktidarların SosyalGüvenlik Siyasetlerinin hiç mi suçu yor?Suçluyu yakalamak,içeriye atmak gerekir ise yaralama ve vurmak çözüm değildir.Tedavi edici yolları da bulacak yöneticiler.Yargı konusundaki örneğiniz de korkunç bir uygulama değil mi?Alçak bir şirket sahibi beni oyuna getirdi;sözleşme yapmadı 2008'de.ÜçbinTL alacağım kaldı.Yargı ve av.masrafıma denk düşüyordu alacağım!Devlet demek olan Yargı da paralı olmamalı.Tşk'ler.  29.01.2013 15:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 966
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster