Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
345
 

Sağlıklı, tokatçı, bilimsel, biyolojik, baba…

Sağlıklı, tokatçı, bilimsel, biyolojik, baba…
 

Barış


''Sağlıklı'' olan bu topluma iyi alışmış alıştırılmış olandır, diğerleri sağlıksızdır!

Ufak uyumsuzluk ya da değişikler yokmu çevrenizde saçta, kulakta, giyimde, bedene yaptırılan dövmelerde kendini yansıtan; neden acaba bu tercihler neyin dışa vurumu?

Toplumsallık dedikleri günümüzdeki hali, bireyin bastırılması üzerine kurulmuş, bugün direnmez ehlileşirsek insan türünü bitirecek nerdeyse bu bencil, faydacı tutum.

Geçen gün sonunda vakit bulup saçlarımı kestirdim her yandan esintiyi alıyorum artık. En üst amirim arkadan mı bağlayacaksın falan diyordu, her gördüğünde, oysa kıvırcık sevenlerce sevilmekteydi; benim için ise uzun saçla uğraşmak zordu, havalar serinledi, güneşin etkisi azaldı, bende alaburüs yaptırdım. Herkes rahatladı, hafif kıvırcık sevenler güzel olmuş dedi. Ama ben saçlarımı uzattım arkadan bağlıyorum, ne olacaksa… Bu kadar laf ettiğime göre bu saç mevzuna içerlemişim.

Şimdi günlerden bir gün bir veliye esmiş; veli, habire evlenip boşanan, son çocuğunun anavelisi tarafından hafta “sonubabası, ” “biyolojikbaba” diye de tanımlanan.

Neyse; okula ziyarete gidiyor, yanına hiç uğramayan en yaramaz çocuğunu çok özlemiş; "Biyolojik Veli"..

-Hımm!! buu çocuk!!

-Problemli!!

-Anne baba boşanmış.. (!çok zeki hemen teşhisi koydu)

-Haklısınız ama..

-Sizzz bilimsel yaklaşıyorsunuz!! İşaret parmağı yukarda..

Bir İlköğretim okulu müdürü konuşan. Mekan Ankara'nın göbeklerinden bir yer; Yüzüncüyıl.

Raslantı bu ya ziyaret anı, tokatla yüzü kızartılmış bir çocukla velinimetinin tokat karargahında rastlaşması; yüz hala kızarık el izi belirgin.

Başka bir an olsa haberi bile olmayacak.

Başka zamanlarda aynı davranışlar olmuş, başka öğrencilere de, en bilim-i yöntem bas tookaatııı..

Biyolojik veli olan, kendini okul müdür yardımcısı tokatçının yanında bulur -siz aynı yöntemle bütün okulu hızaya dizersiniz bu iş! inizi çoğaltır, çocukları arsızlaştırır, bu sorunu hiç bir zaman çözemezsiniz, herkesi tokatlamak zorunda kalırsınız güçlü tokatta sizi tokatlar, kimse bu davranışı hak etmez kimsenin hakkı yok, falan filan bir ton yöntem önerisi..

-Yokk “siz bilimsel yaklaşıyorsunuz”...

Burası okul değil mi demek istiyor; herhalde burası hane halklarının veletlerini hizaya getirme hanesi..

Ölüm hayatın parçası ya, biyolojik bilimsel yaklaşan, o an bir an müdürün boğazına sarılmayı aklından geçirir; hamm, gelişmiş hizaya getirme yöntemi en biyolocikk..

Bir kaç on saniyelik derin nefeslerden sonra ahh nerdesin diye iç geçirir, tabi ki içinden;“biyolojik veli baba”, bilmem ne, tanımı yaparsanız yapın; okul dershane avukat iş devlet millet, ev evlilik egemenlik vb. kelimelerin yok olduğu, unutulduğu, "zorunlu çalışmanın ortadan kalktığı, bireyin yalnızca kendini geliştirmekle uğraşacağı günlerin, öğrenen organizasyonların dünyası nerdesin..!

Sezgisel gücümüzü öne alıp aklımızın kemikleşmiş tahakkümünü yıkmalıyız, yahu.. yine siz bilimsel bakıyorsunuz dilaver beyyy, sen biyolojiksin bakma, görme.. pardon biyolojik şey.. Baba… Benim suçum neydi baba! bana niye sormadın..

Habire çaresiz derin nefesler alıp; şöyle diyelim, akıldan kalbe kestirme bir kanal aç ya da şikayet etme, hayat akıp gidiyor diye..

Ya da sakinleşmek için akupunkturcu Hüseyin’e git, 70 yaşındaki nineyi bile doğurttururum diyor, gençleştirir.

Bırakın çocuklarınız itaat etmesin, arka sırada dersi dinlemiyor diye öğretmenleri şikayet ettiklerinde üzülmeyin, sonuçta sonuçlar benzer; başarı ile başarısızlık arasındaki fark nedir ki?

Naaa.. bilimsel hocam! Ben Barış'ı destekliyorum. Yaramaz, alıngan/duygusal, zeki kimse onu hızaya getiremez O, istediğini hızla öğrenir, zorla değil. En son elindeki ufak bir aletle her yerden internete bağlanıyor, işiniz zor. Alınmayın benim biyolojik babamda yüksek hane öğretmendi o da her daim tepemde idi ne annemi rahat bıraktı ne beni; en azından sofraya zamanında oturmam gerekiyordu. Yine de benim babamdı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Salih Bey... Birini suçlamak, etiketlemek ne kadar kolay değil mi? Suçlu bulundu (problemli çocuk)!!! Sebep boşanma. İşte size ön yargıyla dolu bir yaklaşım. İnsan sevmediği bir yemeği sadece tokluk adına ne kadar yiyebilir? Eğitimcilerin biraz daha farklı olması gerektiğine inanıyorum. Bu kişiler formasyon da alıyorlar ama...))))Lütfen önce aynaya baksınlar. Sadece hafta sonu değil, daima BARIŞ dolu günler....

Gülsüm Tiknaz 
 15.09.2008 22:17
Cevap :
:)) merhaba her yanımız kolay insani olmaktan uzak kalın çözümlerle boğuluyor. Oysa yaşam daha incelikli duyarlı yaşandığında toplu yaşamak daha anlamlı. Toplum olarak yaşamak bu olmasa gerek. Tepeden organize edilirken sakatlanmış bir toplumda aşağıdan biz kendi ilişkilerimizi farklılaştırarak zaten özlediğimiz bu yeni iyi bir toplum inşa edebiliriz, aslında bir çoğumuzun değişik açılardan yaptığı bu herşeye rağmen üstümüzde bir halkayı bu yönde hep birlikte çeviriyoruz.. sevgi ve saygılarımla..  16.09.2008 8:52
 

Adam Türkiye derecesi yapmış nereye girecek tabii ki tıbba.Adam hukuku tutturamamış hiç olmazasa öğretmenliği tutturur.Bir öğretmen olarak her yıl yaşıyorum bu sorunu.Kimse çocuğa sen ne okumak istiyorsun,hangi mesleği yapmak iistiyorsun diye sormuyor.Peki ne oluyor:İşini sevmeyen doktorlar,öğretmenler,savcılar...İşte sonuç da senin anlattığın gibi oluyor.Lütfen kimse sevmediği mesleği seçmesin...

mustafa ceydilek 
 09.09.2008 20:49
Cevap :
hocam şimdi patlacaklar bugün kainatın sırrı çözülecek 3 sonra meslek veslek kalmayacak siyaset eğitim falan gümleyecek, ya da bi delik açılacak yok olacağız.. adam bu çocuk problemli diye teşhisi hemen koydu barışa, sebeb anne baba ayrı.. bu memlekette kimse dönüp kendine bakmıyor, hımm diye sallanan bi ton boş kafa.. esas problem bu sitemin her parçası eğitim sağlık su bu.. dayakçı darbeci kötü adamlar :)) adama surda 2 votka yazısı yazdırmıyorlar doğan'la tayyibi yazdım hala yayına vermediler, iş işte.. ne yapsınlar kolay gelsin..  10.09.2008 12:14
 

mevzu bu ya... geçenlerden şunu fark ettim, çok ciddi söylüyorum, garibime de gitti... nedensen kıvırcık saçlı olanlar (ben gibi) gözüne ilk kıvırcık saçlılar çarpıyor:)) özellikle saçları uzun olanlar... merak işte sizde de böyle bir şey oluyormu bazen...yoksa, bu saç tipinden çok çekiyoruz ondan mı dersiniz:))

Ruksan İLDAN 
 09.09.2008 20:04
Cevap :
:)) oluyor esmer kıvırcık, yani her yaşta pozisyonda insanı bu ülkede bir otorite mutlaka bir hızaya davet ediyor şakayla da karışık olsada.. ya çocuklar onlar nelere maruz bırakıyoruz, Yani kısa saç müthiş rahatlık kolay kuruyor daha az vakit istiyor ama ne zaman kestireceğime ben karar veririm yahu bu yaştan sonra:))) sevgi ve saygılarımla..  10.09.2008 8:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 444
Toplam yorum
: 1131
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1275
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

MB zengin kültürel bir eksen; düşüncelerimizin buluştuğu, tartıştığımız, birbirimizi etkilediğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster