Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Bashico Doğal Anneyim Başak Pirtini

http://blog.milliyet.com.tr/bashico

06 Ekim '12

 
Kategori
Köpek Bakımı
Okunma Sayısı
883
 

Sağlıklı yavru köpek nasıl seçilir?

Sağlıklı yavru köpek nasıl seçilir?
 

İlk köpeğimi 6 aylık bir yavruyken kaybedince ikinci köpeğimi alırken nasıl en iyi seçimi yaparım araştırdım. Size aşağıda sağlıklı yavru köpek seçiminde belirlediğim kriterleri belirtmek istiyorum.

1. Yavrunun hastalık geçmişi: Yavru köpek daha öncesinde herhangi bir köpek hastalığı geçirmemiş olmalı. Eğer bizim ilk yavru gibi kanlı ishal geçirmiş ve tedavi olmuşsa bunu bilerek alın. Bağışıklığı zayıf ve pek çok antibiyotik yemiş, baştan sağlığı içten çökertilmiş olabilir, olası yan etki hastalıklarına karşı maddi manevi hazır olunmalı.

2. Sosyal iletişim geçmişi: Sosyal eğitim alması açısından en az 4 ay anne ile kalmış ve anne sütü emmiş olmalı (Anne köpekler ufak ısırıklarla yavrularına sosyal ve bedensel iletişimi öğretirler). Çocuklar, diğer hayvanlar ve insanlarla bu süre zarfında olumlu etkileşimler yaşamış olmalı. Ses/ışık/cisimler/hareket konusunda korkutucu deneyimler yaşamamış olmalı, olumsuz deneyimleri var mı diye sorunuz.

3. Toptancılara güvenmeyin: Köpeğin anne ve babası bizzat görülmeli, varsa geçirdikleri ciddi hastalıklar bilinmeli (sağlıklı olmalılar, kalça displazisi vb. genetik sorunlar yaşamamış olmalılar). Hayvan satan toptancılardan kaçınınız. Hayvan fuarı organizasyonu deneyimlerimde Eminönü’nde bizzat torba çantalar içinde istiflenip getirilmiş minik yavrular görmüştüm.

4. İlaç ve aşı kullanımı: Bağışıklığına ilaç, antibiyotik, pire damlası, aşı vb. ile kimyasal müdahale yapılmamış olması önemli. Melez ırklar anne babadan her iki ırkın olumlu özelliklerini alabildiği için genelde daha sağlıklı oluyor. Bağışıklığı doğal yollardan desteklenmeli.

5. Beslenmesi: Doğumdan itibaren anne sütü ve sonrasında çiğ beslenme olmalı. Etobur hayvanlar için en iyisinin yine et ve kemik olduğunu söyleyen pek çok yabancı veteriner hekim var. Kuru mama yemiş bile olsa damağı halen çiğ besinleri tercih edebilir. Kuru mamayı vitaminli bebek bisküvisi gibi düşünebilirsiniz, içeriğindeki kimyasallar ve katkılardan dolayı bebeklerin yeni gelişen sindirim sistemini ve bağışıklığını zorlar. Her canlı kendi bedenine uygun beslenmelidir. Etobursa et, otobursa ot, tahıl sindirime uygun değildir!

6. Cinsi ve seceresi: Yavrunun seceresi yarışmalara girmeyecekseniz pek önemli değil, ancak yavrunun anne ve babasını göremeyenler için -sahte değilse- sağlık açısından bir fikir verebilir. Cins seçiminde cinsin sportif, beslenme, cüsse, eğitim, sağlık özellikleri ve ihtiyaçları kendi hayatınızla uyulu mu bakın. Örneğin enerjisi yüksek olan, günde birkaç saat serbest alanda koşmaya ihtiyaç duyan bir köpek küçük evler ve dolaştırmaya zamanı olmayanlar için uygun değildir. Büyük ırklar çok yerken küçük ırklar az yer: beslenme masrafları daha azdır.

7. Barınaklardan sahiplenme: Barınaklardan büyük ve yavru köpek sahiplenirken köpeğin geçmişi hakkında elde edebileceğiniz tüm bilgileri sorun. Köpeği aldıktan sonra bazı rehabilitasyon ve beslenme aşamalarından geçirmeniz gerekebilir. Hayvanın ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağınızı düşünerek sahiplenin. Bazen barınak köpekleri yavrulardan çok daha kolay aileye adapte olabiliyorlar. Pek çoğu da zaten ilgi ve sevgiye muhtaç olduklarından harika sorunsuz arkadaşlar oluyorlar.

8. Sahiplenmeden önce iyi bir kaynak kitap edinin. Köpek veya herhangi bir hayvan edinmeden önce cinsleri, bakımı, eğitimi, sağlığı, beslenmesi, hastalıkları konusunda detaylı bilgi veren bir kitap edinin, okuyun sonra sahiplenin.

İkinci yavrumuzda ilk üç maddeyi tutturdum, ayrıca harika kitaplarım vardı. Önceki yazımda anlattığım az veya hiç aşı uygulanmaması ve çiğ beslenme de umarım Türkiye’deki yetiştiricilerin de zamanla önem verdiği maddeler arasında yer alacak.

İkinci köpeğimi istemesem de yaşam şartlarımızdan dolayı kuru mama, meyve ve çiğ kemikle besledim. Kedilerimde ise tamamen çiğ beslenmeye geçebildim. Hiç ciddi bir hastalık geçirmeyen ikinci kurt köpeğim Efe üzüntüden ölmeseydi 10-15 yaşını da rahat rahat aşacaktı. Sonraki blogumda Efe’nin hayatını ve ondan mesajları anlatacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir gün köpek sahibi olmaya karar verirsem, kesinlikle sana sormadan almayacağım:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 07.10.2012 11:49
Cevap :
en kısa sürede bir yavruyu mutlu etmek dileğiyle o zaman :P  12.10.2012 1:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 201
Toplam yorum
: 243
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 10914
Kayıt tarihi
: 07.12.07
 
 

Tüm blog severlere merhaba! Boğaziçi Kimya bölümü mezunuyum. Bilişim sektöründe toplantı, etkinli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster