Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '07

 
Kategori
Koleksiyon
Okunma Sayısı
595
 

Sahaflar çarşısında eski hava kaldı mı?

Sahaflar çarşısının sihrine kapılmış, rastgele girdiğim bir kitapçı da güncel kitapların bulunduğu bölümleri hızla atlayarak eski ve yıpranmış olanlarının yer aldığı raflara doğru tutkuyla yöneliyorum. Kitapçılarla benim gibi okurların arası genelde pek hoş olmaz.

Okunmaya değer, güzel bir kitap bulmak için bazen saatler harcadığım olur. Elime aldığım kitabın ilk sahibini, eğitim düzeyini, sosyo ekonomik konumunu, sayfa düzeninden titiz olup olmadığı, sayfa kenarlarına düştüğü notlardan seçiciliğini anlamaya çalışır ve kendimce bir okur profili belirlerim.

Kitapla aramda daha ilk elden böyle bir metafizik bağ kurmaya çalışırım. Bu nedenle eski kitapları, en az içeriği kadar değer taşıyan bu yönüyle de çekici bulurum.

Hangi yıl basıldığı bana o dönemin teknolojisi ve kullanılan dilin terminolojisi hakkında çok şey öğretir. Kitabın içeriği, o dönemin sosyal eğilimlerini anlatır benim için. Dolayısıyla kitaplar, onları henüz okumadan dış görünüşleriyle de çok şey söylerler. Bunlar içinde hele bir de fotoğraflar yer alıyorsa deme gitsin. Tanımadığınız yüzlerdeki ifadeler aile içi mahremiyete kadar ne ipuçları vermez ki insana. Saç ve giyim kuşamdan neler, neler söylenmez ki? Çevremdekilerle bu yüzden çoğu zaman yollarımız ayrılır. Aaa, bak! Burada ne görüyorum bu, şu kadar yüz bin satan adamın kitabı değil mi? İsteksizce Hıı diyerek geçiştirmeye çalışıyorum. Daha sayfası bile açılmamış pırıl, pırıl ofset bir baskıyı önüme koyuyorlar ve çölde su bulmuş bir bedevi gibi sevinmemi bekliyorlar. Bırak bunu, şuna bak diyor ve elimdeki hurda kitabı gösteriyorum onlara. Burun kıvırıyorlar. Popüler olan; bu ister kitap, ister müzik, ister şu olsun günü kurtarmak için üretilen bir şeydir. Boşa harcanacak zamanı olanlara yöneliktir ve bir değer koymaz ortaya diyorum. Spinoza’nın “ Ethika ” sını gösteriyorum: Hadi oradan ne sipisi, mipisiymiş diyerek uzaklaşıyorlar yanımdan.

Sahaflardan aldığım Osmanlıca yazılmış üç kitaba bakarak çeviriye başlıyorum. Biri harekelenmediği için müellifini Mehmet Rauf olarak okuduğum kitap, Osmanlı hanedanına batı sarayının adabı muaşeret kurallarını öğretmeye yönelik olarak basılmış, 1900’lü yılların ilk dönemlerine ait. Diğeri "sınırlı sayıdaki hukuk öğrencileri için basılmıştır" dip notlu bir hukuk kitabı. Elimde ki İngilizce baskılı diğer eski kitap 1930’lu yıllar da Boston’da basılmış "What a lonelly hearth" yalnız kalpler olarak çevirebileceğim bir kitap.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 177
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1203
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

1965 Almanya doğumluyum. Atatürk üniversitesi İlahiyat fakültesi mezunu olup, öğretmen olarak çalışm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster