Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
369
 

Sahi, kimdim ben?

Sahi, kimdim ben?
 

-Sahi kimin sen? Hiç sordun mu bunu kendine?

- Daha önce teşebbüs ettim ama yarım kaldı…

- Tamamla şimdi o zaman… İkra kim, niye geldi?

- O halde yine yaralarım kanayacak…

Söyleyecek ne çok sözüm var, oysaki konuşmaktan yorulan bir İkra'yım ben. Kendi köklerine sarılmaktan başkasını beceremeyen, herkese yeteyim derken kendiyle birlikte kimseye yetemeyen, adının hakkını vermekte zorlanan, fidanlıktan serin gölgeli bir ağaç olmaya geçemeyen bir İkra . Gözlerinde bebekleri kundaklayan, bir çocuğun kokusuyla musluklarını açan bir İkra..

Dünyadaki 23. senesinde hayattan büyük dersler aldığını sanan; ama bir arpa boyu yol gidemeyen bir şaşkın. Değil başkasının yollarında çiçekler gibi olmak, kendi yollarındaki dikenlerin güllüğünden geçemeyen bir yanlış yol rehberi. Konuşmaya gelince bülbülleri susturan, dünyanın sırrını çözmeye bir adım kaldığını sanan bilgiçlik taslayan bir âciz, ettiği sözleri ruhuna hakkıyla nakşedemeyen bir kemter .

Neyin kederi bu, neyin sevinci? Madem dünyada ölüm var, madem ayrılık var, mademki kışın ardındaki bahar, yazın sonundaki sonbahar; davasını güttüğümüz, büyüttüğümüz, "bitmez"lerle "olmaz"larla tahammül sınırımızı zorladığımız ne? Derdini bile sırlamayı beceremeyen bir ölümlü, çok çok sevinmeyi ya da ölür gibi üzülmeyi nasıl başarıyor? Yüreğinin kaldıramadığından sakınmak, sakındırmak; görmek varken hasretlenmek, sarılmak varken ağlayarak sırt dönmeye katlanmak... Ruhun ince nakışlı leylak renkli yaraları bunlar.. Türk filmlerini, romanları yalancı çıkaran hayat, göklerdekini yerin dibine sokan, bataklıktakini dağ zirvesine çıkaran muhteşem düzen, nihavendi kulun kaderine iğnelerle işleyen Güzellik, tut elinden derdini dünya sayanın. Aç yolunu nefsinden gayrısının derdiyle sırlananın.

Söylediği sözlerin altından kalkamayan, kendi dediklerini anlamayan bir İkra'yım ben. Yazdıkları okunmayan, okunsa da anlaşılmayan, anlaşılsa da cevapsız kalan bir İkra. Kendini Cennet ağaçlarından sayan, bu mertebeye layıklık için çalışmayı unutan; gün gelip İkra olamayışından utanan bir zavallı . Dünyadaki 23. senesinde elinde biriktirdiği birkaç şiir yarasından başkası olmayan bir dünyazede. Her şeyi affetmeye çalışıp kendini affetmekte zorlanan bir suçlu. İkra... Yine her bahara umut değil her umuda bahar bağlayan bir tebessümün meftunu...

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yuvarlanırızda be İkra,kaç kez yuvarlandık kimbilir kaç kez ama kalktık ve yürüdük.Seni çok seviyorum genç arkadaşım canımsın.

Şennur Köseli 
 30.03.2013 12:56
Cevap :
Haklısın Şennur ablacım kim bilir kaç kez... Bende seni çok seviyoruuummm :) kocaman sevgilerimi gönderdim sanaa:))  29.04.2013 13:32
 

İkracım sen ne dik yokuşları çıktın kısa sürede ,hemde hiç tıkanmadan.Daha ne yollar ne keskin virajlar alacaksın , yolunu kesenler de olacak yol gösterenlerde ve ben inanıyorum ki İkra önündeki engelleri bir bir aşacak. Her karanlığın ardından aydınlık gelmez mi?Her yokuşun bir de inişi yok mu? Sen zaten biliyorsun bunları İkra'm.

Şennur Köseli 
 29.03.2013 13:17
Cevap :
İşte zor zamanlarımda hızır gibi yetişen Şennur ablamında yorumu gelmiş hemde ilaç gibi gelmiş... :)) her karanlığın sonundan aydınlık gelirde bazen bu yaşta yoruluyorum şennur ablacım yokuştan aşağı yuvarlanasım var :) Teşekkür ederim seni çok seviyorum...  29.03.2013 16:58
 

Siz, 23 yaşında, hayatının baharında, gönlünde yaşama sevinci, avuçlarında hayalleri olan pırıl pırıl bir insansınız, öyle görün, çünkü öyle.Karamsar olmak, kendini iylere layık görmemek işin kolayı biliyor musunuz.Evet ölüm var ama yaşam da var. Güzellikler bir adım ötenizde hem de bahar gelirken.Böyle düşünün nolur,sevgiler...

Ayşegül Çakıcı 
 25.03.2013 15:20
Cevap :
Haklısınız... Bazen hayat o kadar bunaltıyor ki yazdırıyor böyle işte... :) Teşekkür ederim sevgiyle kalın...  29.03.2013 11:30
 

Sen bunları henüz 23. senende söylüyorsun güzel arkadaşım, ben ise bu dünyadaki 30. senemde söylüyorum aynı şeyleri:) Yani zaman zaman sanırım iç sesimize çok fazla kulak veriyoruz, o da ruhumuzun ne kadar defolu yanı varsa sayıp döküyor işte böyle. Ama inan, bu iç hesaplaşmalar çok doğal şeyler. Ne mutlu sana ki sorguluyorsun kendini, hayatı, bu güzel, bu seni yeniler, bu farkında olmanı sağlar. Ben 30. senemde bu iç hesaplaşmaları hâlâ yapıyorum ve 80 yaşımda da yapacağım. Hem her şey bir yana da, ben kendisiyle böyle maskesiz konuşmayı becerebilen, kusur gibi gördüğü yanlarını da çekinmeden paylaşabilen insanları çok seviyorum, çünkü aslında insan olmak böyle bir şey. İmaj peşinde koşmadan, kendini ve hayatı tanımaya çalışarak, şeffafça. Sevgilerim seninle.

Mor Okyanus 
 25.03.2013 15:02
Cevap :
herşeyimiz ortada kimden neyi saklıycaz ki değilmi :)) değerli yorumun için çok teşekkür ederim işlerim çok yoğun ilk fırsatta sayfana uğrıycam. Sevgiyle kal canım... :)  29.03.2013 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 221
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 658
Kayıt tarihi
: 23.09.11
 
 

Kendi köşesinin yazarı, aşırı serbest muhasebeci, yazar-çizer, okur-dinler... Fotoğraf çekmeyi, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster