Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
879
 

Sahi hangi renk?

Sahi hangi renk?
 

Mandalina soyup yiyorken girsen içeri şaşakalsan, gülümsesen;”Gel bak; hangi vitamin var bunda biliyon mu?” deyip, iki mandalina uzatsam eline, almak için açsan avuçlarını... ben baksam ellerine, yüzüne bakacağıma; “yok bilmiyorum bir akıllı sensin bu dünya da” desen mandalinaları alıp, gülüşsek bu sözlere herkes gülse bu odadakilerin, içeri bir ışık doğsa, yediveren gülleri açsa havada, Bahar dallarında çiğse damlası gibi billur.

Tam bilek güreşine girişmişiz eski dostla, kahkahaların bini bir para…duysan kahkahamızı taaa uzaktan, sinirlensen gelsen buraya..bakmışın biz çığlık çığlığa güreşteyiz. Gülsen kocaman, dişlerinin beyazı saçılsa ortalığa. ”Aha da bakın işe” deyip azarlasan; biz anlamasak azarladığını. “Hadi hadi gel bak, kim kuvvetli” iddiaları atsak, sırf gökkuşağı rengine bürünse buralar. Tutuşsak bilek güreşine…eh kuvvetlisin haliyle, “bak şimdi adam nasıl yenilir” iki elimle asılsam, pat masaya düşse kolun…şaşmışsın öylece bakıyorsun bütün herkes, ben gülüyorken…

Bu anlattıklarımın bir resmi olsa…Hangi renk yakışır bu masala, bu hikayeye, olmayan mandalinaya, olmayan bilek güreşine, olmayana dair…Anı torbasına kaldıracak; bir saatimiz, bir vaktimiz, bir heyecanımız kalakalsa...

Hangi renk yakışır? Hangi renk mutluluğun resmini anlatabilir; Kırmızı, mavi, beyaz… Pembe midir? Mutluluğa yayılan tozlar. Anlatabilmenin koynuna girmişken usulca…

Hiç kötülük yokmuş gibi, İnsanlar ölüp, öldürülmüyormuş gibi, dünya küresel ısınmaya düşmemiş gibi, betonların içinde değil de kır bahçesinde yaşıyormuşuz gibi, herkesi sevip, herkes tarafından seviliyormuşuz gibi, ana kucağının sıcaklığı üzerimiz de, baba şefkatinden mahrum olmuyormuşuz gibi...

Ne madden ne manen kirlenmemişiz gibi... gülüyormuşuz sadece gülüşüyormuşuz...

Sahi… Hangi renk?


***
Geçtiler usul usul,
sanki yağlıboya tablosu...
olmasa martılar,
olmasa sesleri...
sanırsın olmayan hayat...
Halbuki;
Deniz,
ellerimde kabukları
boynu bükük anılar ceplerimde.
Hüzün, her yan...
akşamın kızıllığında.

NOT: Bu yazı "zula"dan çekilip yayınlanmıştır. Bu hafta "Taka"nın sefere çıkamayacağını, rahatsızlığım nedeniyle blog üretme fonksiyonlarımın laçka olduğunu bildirmek istedim. Bilginize...

Anlayışınıza sığınarak "yorum"yazmama nedenimi de buna bağlarsanız güzel olacak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mavi bence mavi... türkuaz, cobalt, ultramarine, prusya (mavinin resimdeki tonları) ama sadece mavi ve üstünde minik bir kırmızı ya da turuncu... o kadar

Neşe İleri 
 13.02.2014 14:56
Cevap :
benimde koyu turkuaza karşı aşırı sevgim var :) dinginlik, sadelik, ferahlık... abla, neler yazmışım be.  13.02.2014 15:03
 

Ne renk isterseniz o olsun ama biraz anı biraz masal olsun. yine de keşkeler olmasın da iyikiler olsun :) elinize sağlık. saygılar,

septes 
 23.02.2008 0:44
Cevap :
sevgili septes, bak bu hiç aklıma gelmemişti. Keşke'lere bende karşıyım ama bazen aldığımız karar iyiki, bazende keşke dedirtiyor ne yazıkki.  25.02.2008 8:18
 

çok çok güzel, harika bir yazı.

Kerem Oğuz 
 18.12.2007 16:38
Cevap :
=)) ah hikayesini bir bilsen?  18.12.2007 16:47
 

Anıları biriktirmek, akla zarar yaa... Şimdi bu blog da bir anı benim için öyle duygu yüklü geldi ki bana. ZULADA BİRKAÇ ŞİŞE KIRMIZI YAKUT YER GÖK KIRMIZI... renk sanırım kırmızı yakut olmalı...İyileştin mi...sevgimle

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 12.12.2007 23:40
Cevap :
Canım en derins evgileirmle teşekkürlerimle iyiyim biraz daha...  13.12.2007 8:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 3043
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1568
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster