Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '16

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
114
 

Sahil kullanımından ücret alınamaz

Sahil kullanımından ücret alınamaz
 

serdar yıldırım


Yaz aylarının gelmesi ile birlikte senelik izinler de kullanılmaya başlandı. Kimimiz aylar önceden planladığımız şekilde Güney sahillerine, kimimiz ise ikametimize yakın yerlere dinlenmeye, güneşlenmeye ve denize girmeye gidiyoruz.
 
Amacımız bütün bir senenin stresinden, kaosundan, koşuşturmacasından biraz olsun uzaklaşmak ve huzurlu bir şekilde hem bedenimizi hem de ruhumuzu dinlendirmek. Bunun yanında mümkün olduğunca eğlenip keyifli vakit geçirmek.
 
Aşırı sıcaktan bunalan bedenlerimizi serinletmek için ise sahillere koşuyoruz. Gerek gündüzleri denize girip serinliyoruz gerekse akşamları esen hafif rüzgarda yürüyüş yapıyoruz.
 
Ancak her yaz döneminde olduğu gibi Allah’ın bize sunduğu bu doğal güzelliği fırsata ve ranta çeviren zihniyetler ile karşılaşıyoruz. Tam denizin kenarına, kıyıya atılmış birbirine bitişik şezlonglar, sahil girişine kurulmuş kulübeler, derme çatma giriş kapıları ve sahile girişimizde bizden para talep eden, o sahilin kendine ait olduğunu düşünen insanlar…
 
Bu düzen o kadar abartılmış durumda ki, şezlong veya şemsiye kullanmasak dahi sırf sahile adım attığımız için bizden para talep ediliyor. Vermemek için direttiğimizde de işin boyutu tartışmalara hatta kavgalara kadar büyüyebiliyor.
 
Bizden para talep eden insanlar bunu yaparken kendilerini haklı görüyorlar. Çünkü onlar da şemsiye ve şezlonglarını kıyıya atmak için yerel belediyelere işgaliye adı altında paralar veriyorlar. Yani anlayacağınız zincirleme bir rant kapısı.
 
Oysa Anayasa ve kanunlar ile belirtildiği üzere gerçek hiç de öyle değil. Aslında ne herhangi bir belediyenin kıyıları kiraya vererek kazanç sağlamaya, ne de o kıyıyı kiralayan şahısların sahil girişlerinde para kesmeye hakkı yok. Bu bir Anayasa suçu teşkil ediyor.
 
Şimdi sizlere bu durumu açıklayan Anayasa’nın ve Kıyı Kanunu’nun ilgili maddelerini paylaşacağım:
 
 
 
ANAYASA
 
III. Kamu yararı
 
A.      Kıyılardan yararlanma
 
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
 
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
 
KIYI KANUNU
 
Madde 4-
 
Kıyı Çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun kara parçasına değdiği noktaların birleşmesinden oluşan meteorolojik olaylara göre değişen doğal çizgidir.
 
Kıyı Kenar Çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsuların, alçak-basık kıyı özelliği gösteren kesimlerinde kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu  kumsal  ve kıyı kamularından oluşan kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık benzeri alanların doğal sınırı; dar-yüksek kıyı özelliği gösteren kesimlerinde ise şev ya da falezin üst sınırıdır.
 
Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır.
 
Sahil Şeridi: Deniz ve tabii göllerin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönüne yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alandır.
 
** İki bölümden oluşan sahil şeridi kullanım amacı, topoğrafya ve doğal eşiklere göre uygulama imar planı ile belirlenir. Sahil şeridine yapılacak kıyı kenar çizgisine en fazla 50 merte yaklaşabilir. Yapı yaklaşma mesafesi içerisinde kalan alanlar uygulama imar planı ile gezinti alanları, dinlenme ve bu yönetmelikte tanımlanan rekreatif  alanlar ve yaya yolları olarak düzenlenebilir.
 
Rekreasyon: Yapay kurallar olmaksızın yapılan fiziksel etkinliğe dayalı bir eğlence. Kazanç amacı gütmeden çoğu zaman kişinin bedeni veya ruhunu da tazeleyen bir zaman geçirme yolu. Dinlence.
 
Madde 5-
 
Kıyılar ve  doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.
 
Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
 
Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
 
Kıyılara moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez. Ayrıca Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği hükümleri de geçerlidir.
 
Gördüğünüz üzere kıyıların ve sahil şeridinin nasıl ve ne amaçla kullanılacağı Anayasal ve kanunsal olarak gayet net bir biçimde belirlenmiş. Bunun aksi olan her durum ise Anayasal bir suç niteliği taşımaktadır.
 
Bu Anayasa ve kanunlara dayanarak, örneğin beş yıldızlı bir otele ait olan bir alanda bile o otelin şezlong veya şemsiyesini kullanmadan rahatlıkla sahile inip denize girebilirsiniz. Bu sizin en doğal hakkınız.
 
Ancak yine he her türlü diretmenize rağmen sizden yine zorla para kesiliyor ise bunun da çözümü var. Sizlerden para talep edenlerden siz de bunun karşılığında bir fiş veya makbuz talep edin. Aldığınız fiş ile birlikte bulunduğunuz ildeki kaymakamlığa bağlı tüketici hakem heyetlerine başvurduğunuz taktirde verdiğiniz parayı geri alma şansına sahip oluyorsunuz.
 
Doğa, bizle beraber, bizim için yaratıldı. Doğa ile iç içe ve özgürce yaşamak hakkımız. Bilginize…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

3621 sayılı Kıyı Kanunu ışığında, özel işletmelere ihale edilen plajların üçte birlik kısmını vatandaşlar ücretsiz kullanabiliyor. Mesela Kemer'de durum böyle. Bilginize. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 05.07.2016 19:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 254
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

İstanbul Burgazada doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik ve Anadolu Üniversitesi İşle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster