Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2496
 

Sahip olduğumuz her şey yitirilmeyecek kadar değerlidir

Sahip olduğumuz her şey yitirilmeyecek kadar değerlidir
 

Foto: Tayfun Ergin


Hayatımızda sahip olduğumuz değerlerimiz neler ve bizler bunların ne kadar farkındayız? Ne yazık ki birçok şeyin değerini sonradan anlarız. Çoğu zamanda kaybettikten sonra. Anladığımızda ise iş işten çoktan geçmiş olur.

*Hasta olduktan sonra sağlığımızın kıymetini, sağlıcakla kalın sözünün aslında ne denli büyük bir dua olduğunu.

*Ebeveynlerimizi kaybettikten sonra onların sevgisinin değerini, özleminin büyüklüğünü,

*Aşkımızı kaybettikten sonra ‘’seni seviyorum’’ demenin önemini,

*Açken bir dilim kuru ekmeğin bile ne kadar doyurucu olduğunu,

*Susuz kaldığımızda boşa akıtılan bir damla suyun önemini,

*Çöl olduktan sonra yok edilen ormanlarımızın değerini,

*Vatan elden gittikten sonra satılan bir karış toprağın bile ne kadar büyük olduğunu,

*Uzaklardayken yakınların kıymetini,

*Sürücü olduktan sonra yayayken yaptığımız hataları,

*Yaşlandıktan sonra gençliğin kıymetini,

*İşsiz kaldıktan sonra iş beğenmemenin ne kadar lüks olduğunu,

*Bayramları tatil diye düşünenlerin, yaşlandıklarında gözleri kapıya takılı kalıp, büyüklerle bayramlaşmanın önemini.

*Fakir olduktan sonra zamanında kazanılan bir kuruşun bile ne kadar değerli olduğunu,

*Kiracı olduktan sonra sahip olunan tek bir göz odanın değerini,

*Hiçbir zaman anne-baba olamayacağını öğrendiğinde, zamanında tahammül edilemeyen çocuk zırıltılarının dünyanın en sevimli sesleri olduğunu

*Sıcak bir merhabanın, içten bir nasılsının, insanlığın, vicdanın, samimiyetin, dürüstlüğün, iyi niyetin, yardım severliğin, hoşgörünün, güvenilir olmanın, gerçek dostluğun bu değerlerden bi haber kişiliklerle karşılaşınca aslında ne büyük erdem olduğunu,

*Yalnız kaldıktan sonra, bir ‘’ alo ‘’ sözünün bile tüm yalnızlıkları yok ettiğini,

*İyi günde yanında olup, kötü günde kalmayan dostların sahteliğini,

*Tek başına çaresiz kaldığında, birliğin, beraberliğin, desteğin ne büyük güç olduğunu,

*Herhangi bir sebepten dolayı dağılan aile kurumunun, aslında masum ve çıkarsız ilişkilerin yaşandığı tek yerin orası olduğunu.

Benim aklıma gelip yazabildiklerim bunlar, sizlerinde ilave edecekleri varsa listeye ekleme yapabilirsiniz.

Sahip olduğumuz değerlerin farkındalığıyla dolu bir yaşam diliyorum.

mine objektif bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşarken yakalamak farkındalığın ışığını, hayatı değiştirir, bakışı, kalbi, gönlü, anlamı, anlamayı....

Ahmet KARAKAYAN 
 26.01.2009 5:41
 

Ah Sema'cığım nekadar güzel ve akıcı özetlemişsin. Hatırlattığın için teşekkürler. Bunları düşünebilmek bir erdemdir bence. Sen sadece düşünmüyorsun, düşündüklerini her fırsatta gerçekleştirmeye çalışan, akıl ve ruh güzelliğine sahip insancıl bir insansın. Ferdi olayını hatırladım şu anda. Onu hastanede ziyaret etmiş onunla ilgilenmiştin. O olay; taa uzaklardan seni daha iyi tanımama vesile olmuştu. Yapılan ve alınan güzellikler unutulmuyor çogu zaman. Seni seviyorum. Hep sağlıklı ve mutlu olmanı diliyorum. (İzninle bu bloğunu "öneriler" listeme almak istiyorum.) Sevgilerimle.

mine objektif 
 18.01.2009 12:18
Cevap :
Teşekkürlerimi iletiyorum bu güzel yorumunuza. Elimden elverdiği, gücümün yettiği kadar faydalı birşeyler yapmaya çabalıyorum. Daha doğrusu çabalamıyorum içgüdüsel olarak kendiliğinden oluşuyor böyle birşey...Öneriniz içinde tekrar teşekkürler bende sizi seviyorum Mine hanım.Sevgi ve saygılarımla  18.01.2009 15:34
 

Derleyip toparladıklarınız çocukken aslında okullardan itibaren okunan yurt marşı gibi öğretilmesi gerektiğine inanın inanıyorum. Birde bir yerde okumuştum benzer öğreti Japon çocuklarına çocukken bir anane olarak öğretiliyor. Bizde bu tv kültürü girdikten sonra bu tür öğeleri ancak sizin gibi yazılınca hatırlıyoruz. Eskiden büyük aileler iç içe yaşarken bunlar büyükler tarafından bir yurttaşlık gereği öğretilirmiş heyhat artık yok. Birde bu yazıyı okurken, Ruyad Kipling'in Eğer yazısı aklıma geldi. Sevgilerim saygılarımla.

Ermert Revsen 
 14.01.2009 18:35
Cevap :
Ne güzel değerlerine sahip çıkan toplumlar her türlü zorluklarıda kolayca aşabiliyorlar. Parçalanmışlıklar, bölünmüşlükler hiç bir zaman bir bütünü tamamlayamıyor. Teşekkürler sevgiler  16.01.2009 13:34
 

vardır ya..gidenler dönmez derler..malesef birini bir diğerinin yerine koymanın mümkünatı yok..her şeyde bir anı vardır...yüreğine sağlık ne güzel demişsin

Sami Murat 
 14.01.2009 13:39
Cevap :
Teşekkürler selamlar.  14.01.2009 16:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 529
Toplam yorum
: 2369
Toplam mesaj
: 481
Ort. okunma sayısı
: 3666
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

İstanbul'da doğmuşum... Dünyalar tatlısı bir kızım var... Herkesi kolay kolay sevemem... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster