Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
56
 

Şahsiyet

             Sanat incelik ister; mermeri veya bir ağacı yontarak ruh vermek gibidir. Olmadık veya beklenmedik noktalardan  vuruşlar yaparak, derinlik katarsınız. Emek ve zaman ister; bazen naif dokunuşlarla bazen de sert vuruşlar yapmak zorundasınız ve kıvrımlarını hissetmelisiniz.  İnce ince çalışırsınız, usanmadan, yorulmadan. Elinizdeki malzemeyi tekrar seyre koyulursunuz henüz hamdır dersiniz; olmamıştır . Olmak kolay mesele mi öyle arkadaş; hangi duygulardan geçtin, nelerden demlendin, nelerden geçtin, neler canını yaktı, nelerden dolayı terk ettin kendini?  Sonsuz bir yolculukta seninki es bir durum. İşte hayatın da işlediğin sanat eseri gibidir. Zaman ister, yaşanmışlık ister, ruh ister. Eserin ne kadar çok duygudan geçmişse o denli kıymetlidir hayatın gibi, kendin gibi.

              Derin olanı bir bakışta anlayacağını sanma; zihninin sınırlarını zorlar; kalbinin bilinmez duygularına doğru yolculuğa davet eder. Anlamak istersen kendini ve de hayatını eğer hazırsan o an. Kaçmak da muhtemel tabi; bitmemiş bir eser gibidir hayatın eksik duygular ve derinliğinden yoksun bir hayat. Gerçek ruhlar çarpar sizi, önemlisi sarsar. Anlarsınız şahsiyet gibidir; dimdik öyle sahici ve öyle onurlu. Sert rüzgarların kırıp geçtiği ne varsa inadına var olan hakikat yüreğinize işler. Şahsiyet tercihtir. Acılara değmektir. Şahsiyet kaçış değil yüzleşmektir. Şahsiyet kendine inanmaktır kimseler inanmazken. Şahsiyet avucunda kayıp gideceğini bildiğin tüm güzelliklere değer vermeyi bilmektir. Şahsiyet sanat eserindeki incelikleri yakalamak kadar kelimelerde ki inceliği hissetmektir. Kelimeleri ustalıkla yorgun olan kalbin süzgecinden geçirerek inceltmektir. Her kelime ayrı bir ruha sahip ve bütün kelimeler hayatın özet filmini sunar size; anlamak isteyene.

              Kırıldığınız yerden yeniden yaratırsınız; hani o sanat eseri gibi. Sert darbeler kırılmadık yerlerinize değdiğinde sarsılırsınız. Korkarsınız belki de fakat öyle bir hal içinde olursunuz ki yenidir bu alışılmadık durum; yabancı bir koku veya tat gibi gizemli ve çekici… Hayatın değişen ritmi yontar ruhunuzu; ezberlerinizi bozar. İnandıklarınız değişir. Evrenin sonsuzluğunda ruhunuzun yontulmasına izin vermelisiniz; aksi bir durum muhtemel değil.

             Basit gibi görünen kelimelerimin ait olduğu bir sınıf yok. Ortak bir ruha hizmet  için var. Kelimeleri de soyarsınız, inceltirsiniz çünkü her kelime kalbe giden yolda kimliksizdir. Ruhunuza dokunan ne varsa benzersizdir, yargısızdır. Beynimle ve kalbimle çarpışmayan kelimeyi sizlere yazamam; önce bana dokunur ve hallenirim. Her kelime farklı bir yolculuk olsun size. Ustalık yolunda bir bedevi olmak gibi şu hayat. Hayat süzülsün; kelimelerinizde ruh bulsun; gözlerinizde ise pırıltı. Kalbinizde depremler, yıkımlar varsa üzülmeyin; ana gibi olun yani şefkatli. Süzün kelimelerinizi hayat onlarla var etsin sizi. Değerli olan benzemez kimseye, özgündür, hayatın ve zamanın içinde darbelerle oluşmuştur unutma. İster sert  ister yumuşak fark etmez.

            Zaman kıymetlisi der ki; yaşa. Sonsuz bir uzamın bir dilimindesin unutma. Bazen acıtacaksın bazen de acıtacaklar.  Bıçak kesiği ruhunun gölgesine saklanma ve bak ona ne anlatıyor sana. Orda duran sen misin yoksa senden geriye kalan parçan mı? Sonra kelimeleri hatırla hani o kalbinden süzülen sahici kelimeleri; yalansız dolansız… İnsanı hatırla sonra. Kelimelerim sadece insanlığa. İnsanın naif ve kırılgan taraflarına…

 

Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 207
Kayıt tarihi
: 29.09.14
 
 

Eczacılık mesleğimin yanında Edebiyatın da olmasını istedim çünkü çok sevdim. Yazma eylemi; hayal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster