Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2743
 

Sahte dostluklar

Sahte dostluklar
 

Sahte dostluklar, sahte sevgiler, sahte insanlarla tüketilmiş zamanlar.. Hayatın ve insanların tüm ikiyüzlülüğüne rağmen yine de gerçek kalmak… Neden yaşamın içinde bir tek gün olsun ben de duygularım, düşüncelerim ve davranış biçimlerimde farklı davranamıyorum. Benim ikinci yüzüm nerede? Neden her şey çıkar odaklı kurulmuş, neden bu kadar dengesiz, bu denli adaletsiz … Neden yanlış zamanlarda, yanlış mekanlarda, yanlış insanlarla , değmeyecek dostlara , değmeyecek aşklara, beş para etmez insanlara hak etmedikleri değerleri ve anlamları yüklüyorum.

Hayat bir oyun ve ben hala otuzuma üç basamak hala alışamadım… Ve sanırım hiçbir zaman da alışamayacağım. İnsanların duyarsızlığına , duygusuzluğuna , insan olmaktan çok ötede bir nokta da oluşlarına şaşıracak , üzülecek ve belki de yanlışı yapan benim diyeceğim. Kaç insan tükendi hayatımın içinde , kimler kayıp gitti yaşanmış günlerde.. Herkes belki de yaşamın bir yerlerinde insanlar tarafından incitildi , hayal kırıklığına uğradı , yıprandı , üzüldü ve bir daha incinmemek adına ikinci yüzünü keşfetti… Ben ne zaman öğreneceğim bunu , insanların yüzlerine gülüp arkalarından konuşmayı , dost değilken dost olmayı , sadece çıkarlarım doğrultusunda insanlarla olabilmeyi , ne zaman … Biliyorum ki öyle bir an gelecek ki , işte o nokta da pek çoklarından çok ama çok daha tehlikeli olacağım… İçimde ki azmi , sevgiyi , inancı , zekayı ve aklı çok farklı güdülerle kullanmaya başladığım an kendimle karşılaşmak istemem asla.. Umarım bu asla geçek olmaz.. Bazen aklımdan geçse de yine de insanların özlerinde iyi olduklarına dair inancım , kendime olan saygım , buna izin vermiyor…. Farklı olabilseydim şu an olacağım yeri hayal etmek zor geliyor… Önümde duracak engel , yoluma çıkabilecek insan da tanımıyorum. Kötü olabilmek nasıl bir şey acaba .. Aldırmamak o veya bu şekilde hayatında olan , ilişki kurduğun insanlara sadece çıkar odaklı nesneler olarak bakabilmek…..

Ne kadar saf ve aptal yaşamışım hayatı. Hiç tanımamışım insanları , hiç anlamamışım , ben bu dünyaya nereden geldim. Bu dünyaya asla ait olmadım ve sanırım olamayacağım da ….

Sevgi yalan , aşk yalan , dostluklar yalan .. Hayatımda ki her şey anlamını yitirmişken , sevgiye , insanlara , paylaşılan anlara olan inancımı kaybetmişken , sıfırdan başlamak , yeni yapılar oluşturmak öyle zor ki … Belki istesem yapmak kolay ama bunu yapmak istediğimi de sanmıyorum. Biliyorum ki yeniden anlam kattığım her şey yerle bir olacak , anlamlar yüklediğim her insan anlamsızlaşacak , binalar yıkılacak , yerle bir olacak ve ben tekrar bir enkazın altından çıkmaya çalışacak , tekrar kırılacak , tekrar en dibe vuracağım … Artık kaldıramıyorum….. Var olmak istemiyorum.. Belki de kötü olan , yanlışı yapan benim…. Artık bilmiyorum…. Hiçbir şeyden emin değilim.. Kalbim her geçen gün biraz daha karanlıklaşır , ruhum kötüleşir , vicdanım sesi her gün biraz daha cılızlaşırken ortaya çıkacak eseri görmekten ürküyorum…

Her şeye rağmen , bugün bile hala ve hala inatla sizleri düşünmek , nasıl hissedeceğinizi , ne kadar üzüleceğinizi ve aslında nedenlerini bildiğim halde tüm bunları düşünmek içimi yaksa da , bir kısmınızı hala çok sevmek nasıl bir aptallık , nasıl bir acizliktir bilmiyorum. Ben aptal ve aciz biriyim…Sevgi dolu bir yürek insanı aptal ve aciz yapıyor… Bilin ki aslında her şeyin farkındayım…. Ve işin acı yanı da şu ki zaten her zaman da farkındaydım!....

Bir gün içimde ki tüm sevgi yok olduğunda , nefret tohumlarını ekersem kalbime ve onları sulayıp yeşertmeyi becerirsem yüreğimde , işte o gün sakın karşıma çıkmayın…. SAKIN BANA MUHTAÇ KALMAYIN…. ASLA ELİMİ UZATMAYACAĞIMI BİLİN ….

Ama korkmayın buna izin vermeyeceğim. Sizlere benzemektense , zamanın ve sizlerin sayesinde kendimi kaybetmektense ölmeyi tercih ederim…. Her gün , her gece dua ediyorum ‘BEN BEN OLMAKTAN ÇIKMADAN ÖNCE BU CANI BENDEN AL TANRIM’ diye.. Ne kadar paramparça , ne kadar üzgün olduğumu sanırım hiçbir zaman anlamayacaksınız…

Dik durmak , sağlam kalmak , inatla yaşamaya ve varlığını sürdürmeye çalışmak , temiz kalabilmek , özünden ayrılmamak ne kadar zor… Daha ne kadar bu şekilde dayanırım bilmiyorum. Kimseyi kırmamak , incitmemek , yaralamamak , üzmemek adına hep kendimden feda ederek bir şeyleri , daha ne kadar gidebilirim bilmiyorum. Hayatın başında son hızla giderken , bir duvara çarpmak kader olsa gerek ….

Her canlının bu hayata bir geliş amacı ve misyonu var , ufak yada büyük , kendince ama çarklar için en ufak bir dişli bile önemlidir…. Benim de bu şekilde olmam da , ilahi bir neden vardır elbette… İsyan etmiyorum ama dayanma sınırlarımı çok aştım artık …

Ne kadar kötü bir insanmışım meğer ki bu denli yalnız ve bu denli çaresizim …. Göz yaşlarımı görmediğiniz için haklısınız belki de , yüreğimi göremediğiniz için , dışardan nasıl göründüğümün farkındayım .. Asla karşınıza çaresiz ve zayıf çıkmayacağım , Allah beni size muhtaç etmesin asla …. Canımı alsın ama bunu yapmasın… Tek dileğim budur.… Eğer olursa da bir gün , en büyük günahı işleyip , yine de bir an olsun size muhtaç kalmayacağım…. Bu da yeminim olsun…. Benden uzak , Allah’a yakın olun… Her şey gönlünüzce olsun….

Hiç kimseyi istemiyorum , sevmek , insanlarla yakınlık kurmak istemiyorum… Tek istediğim tek başıma , kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek , kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmek….

Sevgi , aşk , dostluk her şey ama her şey sizlerin olsun…

Ben sadece birazcık huzur istiyorum…. Bir parça huzur……

İncitilmiş zamanlardan uzaklaşabilmek mümkün mü acaba ……..

Zeliha BEKOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hislerime ve düşüncelerime tercüman olmuş bir yazı. Hatta bir an dedim acaba transa giripte bir yerlere ben mi karaladım bu yazıyı, hiç farketmeden... Bizim gibi hassas kişiler şu dünyada zor yaşarlar. Belki de sürekli yalnız. Güvensiz... Belki de ölüme gün sayarlar. İkiyüzlülükten, samimiyetsizlikten o kadar nefret ediyorum ki, birde benden kaçmaya çalışırcasına gizli iş çevirenlerden... Menfaati için benle görüşenlerden de, rahatsız olurum. Sevgide menfaat dünyevi ve maddi istekler ise o menfaat çok üzücüdür. Ama istek karşı taraftan manevi sevgi, saygı, dürüstlük, samimiyet ise bence bu menfaat kategorisine alınsa bile, saygı duyulması gereken bir istektir.

Fahrettin Özdemir 
 13.08.2015 14:39
 

Yalnızlığın yalın halini yaşamak gerek belki de ;çünkü sevginin her türlüsünde art niyetsiz de olsa bir çıkar ilişkisi var.Şimdi kırgın olduğunuz için bu kadar katısınız,ama sonra bu geçecek.Sevgi ve saygılarımla...

gece-gün-eşi 
 09.06.2008 23:53
Cevap :
Teşekkür ediyorum...  12.06.2008 20:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1775
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

03.09.1977 İstanbul doğumluyum. Halen aşığı olduğum şehirde yaşamaya çalışıyorum. Yazmak bir yaşa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster