Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '12

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
480
 

Şair "Can Şen", 9 Sual ve Kırmızı Ayakkabılar

Şair "Can Şen", 9 Sual ve Kırmızı Ayakkabılar
 

Şair Can Şen


Dün ayakkabıdan karakter analizi konusunda arkadaşlar ile bir takım mütalaalarımız oldu.
Mutabık kaldığımız nokta da kırmızı topuklu ayakkabıların ilgi çekme konusunda benzersiz bir güce sahip olduğuydu. Metinler üzerinde dikkat çekmek istediğimiz yerlerin altını kırmızı kalemle çizmek gibi, önemli kişilerin ayaklarına kırmızı halılar sermek gibi...

Kanaatim odur ki bir toplumdaki genç yetenekler de o toplumun ilgisini çekmeli, erken yaşta verdikleri yaşam mücadelesi ve yetenekleri ile güçlenerek yükselmeliler. Bir topuk nasıl ki insan vücudunda dengenin merkezidir, kişinin duruşunu değiştiriverir. Genç yetenekler de tıpkı güçlü topuklar gibi toplumu ayakta tutan değerlerdir.

Sevgili genç şair arkadaşımız Can Şen de böyle bir yetenek. Askerliğinin hemen öncesinde kendisi ile bir söyleşi yapmak, birkaç soru sorup onu tanımanızı sağlamak istedim. Bir iki gün içerisinde Samsun’da acemiliğini, Kıbrıs’ta ise ustalığını yapmak üzere Manisa’dan kısa bir süreliğine ayrılacak. Kendisine hayırlı tezkereler dileyerek 9 suallik söyleşimize başlıyoruz.

1- Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1986 yılında İstanbul’da doğdum. İlköğrenimini İstanbul ve Çanakkale’de
tamamladıktan sonra Balıkesir Savaştepe Anadolu Öğretmen Lisesi’nden ve ardından Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümününden mezun oldum. Celal Bayar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yeni Türk Edebiyatı bilim dalında yüksek lisans yaptım. Şu an Celal Bayar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde çalışmaktayım. Çeşitli dergilerde yayımlanan yazı ve şiirlerimin yanında iki kitabım bulunmaktadır: 1- Erken Zaman (Şiir, Edebiyat Otağı Yayınları 2006), 2- Edebiyat İncelemelerinde Psikanaliz Kullanımı (İnceleme, Divan Kitap 2012). Ayrıca değerli hocalarım Yrd. Doç. Dr. Selim Altıtop ve Yrd. Doç. Dr. Rıza Bağcı ile birlikte “Vefatının 50. Yılında Peyami Safa Kitabı”nın editörlüğünü yaptım

2- Edebiyatımızda örnek edindiğiniz kişiler kimler ve neden onların izindesiniz

Yazar olarak Peyami Safa, şâir olarak Âsaf Hâlet Çelebi benim özel olarak değer
verdiğim ediplerimizdir. Onların duygu, düşünce dünyaları ve eserlerini kendime yakın buluyorum.

3- Edebiyat etkinlikleri açısından Manisa’yı değerlendirir misiniz?

Manisa, gördüğüm pek çok Anadolu şehrine göre bu konuda iyi durumda.
Gerçekleşen etkinliklerin hepsine katılma imkânım olmasa da bu tarz faaliyetlerin olduğunu görmek gerçekten güzel. Özellikle üniversitemizin etkinliklerinin Manisa için öncü ve harekete geçirici olduğunu düşünüyorum. Bence Manisa’nın kültürel açıdan en büyük eksikliği her kitaba -özellikle yeni çıkanlara- kolayca ulaşılabilen kitapçılarının olmaması. Bu konuda bence İzmir, İstanbul ve Ankara’daki kitapçılar örnek alınmalı.

4- Manisa’da edebiyat içerikli süreli yayın yapma ya da köşe yazarlığı projeniz
var mı?

Dergi çıkarmak çok meşakkatli ve emek isteyen bir iş... İş ve edebiyat arasında böyle bir çalışmaya vakit ayırabileceğimi zannetmiyorum. Ama Manisa’da çıkacak her türlü yayına destek olmak isterim. Köşe yazarlığı teklifi gelirse değerlendirebilirim sanırım.

5- Genç bir şair olarak aşk hakkındaki fikirlerinizden bahseder misiniz? “Aşk”
şiirlerde anlatıldığı gibi mi, sizce aşk hangi hallerde kendini gösterir?

Aşk bence tarif edilmesi doğru olmayan bir duygu. Herkese göre şiddeti ve şekli
değişebilir. Benim yaşadığım aşkı sadece ben hissederim. Yani muğlak bir mevzu. Eserlerinde aşka yer verenler başkalarının değil hep kendi aşklarını anlatırlar. O yüzden bu sorunuza net bir cevap vermem pek mümkün değil.

6- Edebiyatçı olmanızın hayatınıza kattığı artı ve eksiler nelerdir?

Edebiyatçı olmaktan gurur duyuyorum. Küçüklüğümden beri hep edebiyatçı olmak istemişimdir. Bugün bir edebiyatçı olarak vasıflandırılıyorsam bu benim için şükür vesilesidir. Edebiyatımıza hizmet etmek beni mutlu ediyor. Bir insan olarak duygu ve düşünce dünyamın şekillenişinde edebiyatın yeri çok büyük. Edebiyatın bana kattığı çok şey oldu, ama eksisi hiç olmadı.

7- Bir gün hakkınızda bir kitap yazılacak olsa, giriş paragrafının nasıl olmasını
isterdiniz?

Giriş paragrafının Peyami Safa’nın “Biz İnsanlar” romanından bir alıntı ile
başlamasını isterdim. “Biz İnsanlar” benim hayatımda büyük izler bırakan bir roman, beni anlatacak bir kitap onunla başlamalı.

8- Eğer bugün çok zengin olsanız, neleri hayatınızdan hemen çıkarırdınız?

Zenginlik de fakirlik gibi bir imtihan. Çok zengin olsam bugünkü hayatıma aynı
şekilde devam etmek isterdim. Zenginliğin beni bozmasını istemem.

9- Gelecekte bir güne on dakikalığına gidip dönebilecek olsanız, o gün hangi gün
olurdu?

Geleceğimizi bilememiz bence Allah’ın büyük bir lütfu. İnsan ne zaman öleceğini bilse bunu düşünmek yüzünden çıldırırdı. Ya da insan gelecekte kendisini kötü bir hayatınbeklediğini bilse nasıl yaşar? Bu yüzden geleceğe gitme imkânı sunulsa bana, sadece teşekkür ederim.
...
S.Özbalcı: Sizinle ropörtaj yapmak çok büyük ayrıcalıktı, teşekkür ederiz.

C. Şen: Asıl ben teşekkür ederim bana vaktinizi ayırdığınız ve ilgi gösterdiğiniz için.

Söyleşimizde de göreceğiniz gibi kendisi son derece mütevazi, olgun ve açık sözlü. Edebiyat alanında pek çok fikri yazıları, araştırma ve incelemeleri bulunan Can Şen hakkında her şeyi bulabileceğiniz adres: http://www.edebiyatci2003.com/
Son söz: “Kalbinizi dinleyin mutlu olun…” Can Şen

Muhabbetle kalınız.

 

Not: Bu söyleşi 11 Nisan 2012 tarihli Manisa Haber Gazetesi'nde yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 620
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster