Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '21

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
124
 

Şair, Dervişlere Sesleniyor

ŞAİR, DERVİŞLERE SESLENİYOR
 
I. BÖLÜM
 
Ülkelerin tanıtımında kültürün ve kültür adamının rolü yadsınamaz. Şiirlerinde toplumsal kültürünüzü paylaşan yabancı ödüllü bir şair olunca, bundan daha değerli bir Türk dostu kültürel tanıtım elçisi olabilir mi? Ülkemizin Batı’da bilinen olumsuz imajının* pozitife yönelebilmesi için Türkiye’yi gönülden seven Türk dostlarına gereksinim vardır. Eserini doğup büyüdüğü ana vatanında iki dilde yayınlarken,  hedef kitlesini hem mensubu olduğu ülkenin iç kamuoyu*, hem de ikinci dilin konuşulduğu yabancı ülkenin kamuoyunu oluşturacaktır. Yayınlanan eserin ikinci dili dünyaca bilinen ve konuşulan İngilizce olunca, okunma olasılığına göre, kültürümüz hakkında pozitif algı* oluşturma ihtimali da yüksek olacaktır. Günümüzde geleneksel diplomatik ilişlilerin yerini alan yumuşak güç(soft power), kültürel iletişime dayalı çok etkili bir uluslar arası halkla ilişkiler tanıtım aracıdır. Yumuşak gücü besleyen kaynaklar arasında o ülkenin kültürü, eğitimi, sanatı, yazılı ve görsel medyası*, filmi, şiiri, edebiyatı, mimari, müziği, yüksek öğretimi, STK’ları*, bilim ve teknoloji altyapısı, turizmi, ekonomik işbirliği platformları*, spordaki başarıları, diplomasisi*, inovasyon* kapasitesi yer almaktadır. Özellikle burada ele alıp tanıtmak istediğimiz şiir de yumuşak gücün bir diğer uygulama alanı olan Kamu Diplomasisidir*. Kamu Diplomasisi aktörlerinin kullanabileceği en etkili iletişim aracı medyadır. Stratejik* bir iletişim aracı olan Kamu Diplomasisi, ‘’kamuoyunun anlaşılması, bilgilendirilmesi ve etkilenmesi’’ faaliyetlerinin toplamı olarak tanımlanmaktadır. Kamu Diplomasisi yabancı ülke halkları ile iletişime geçmek ve onları yönlendirmek üzere tasarlanmış eylem plânıdır. Uluslararası siyasi iletişim alanında dünyanın en etkin siyasi iletişim dili olarak kullanılan Kamu Diplomasisi, pratik, uygulamaları inandırıcı, ikna edici ve tutarlı olması nedeniyle, “ŞAİR, DERVİŞLERE SESLENİYOR” kitabının yazarı ADİ SECARA-HALİL” tarafımızdan yeniden Türkiye’nin gündemine taşınmıştır. Dolaylı yoldan da olsa, bir Türk dostunu  ülkemizde ağırlamak ve geleneksel Türk edebi sanat anlayışını size tanıtmakla çok isabetli ve doğru bir tercih yaptığımı düşünüyorum. Türkiye’ye dost kazandırmak, her yurtsever bireyin temel görevlerinden biri olmalıdır. Pandemi* öncesi dönemde bizleri günlük gailelerin dışına çıkartıp, kültürümüz üzerinde düşünmeye sevk ettiği için Sayın Adi Secara’ya minnettarız. 
 
ADİ SECARA- HALİL KİMDİR?
 
Romanya Yazarlar Birliği üyesi olan şair, felsefeci, edebiyat eleştirmeni, araştırmacı yazar, yayıncı, kütüphaneci, tarih profesörü olarak bilinmektedir. 26 Nisan 1972'de Romanya’nın Kalas şehrinde doğmuş, evli ve iki kız babasıdır. Lisans Eğitimini, Galati - Aşağı Tuna Üniversitesi Edebiyat, Tarih ve İlahiyat Fakültesi’nde “Gaston Bachelard’daki hayali metafizik”* lisans teziyle tamamlamıştır.
Yüksek lisans uzmanlık alanları: “Doğu Felsefesi ve Maneviyatı” 
 
Tez: “Neoplatonizmden Bizans Felsefesine düşünce Yolunda Öne Çıkanlar”.
Romanya’nın ünlü şairleri arasında olup, uluslar arası birçok ödüle laik görülmüş bir yazardır. Yayınlanmış çok sayıda kitabı ve makalesi vardır.
 
ADİ SECARA - HALIL bey, 17.10.2019 tarihinde Romanya'nın İstanbul Kültür Merkezinde yaptığı "ŞAİR, DERVİŞLERE SESLENİYOR" adlı kitabının sunumunda ilahi dinlerin ortak noktası olan sevgi, barış ve hoşgörü sözcüklerini Türk - İslâm kültürü ile sentezlemiş* bir düşünürdür. Romanya Yazarlar Birliği üyesi olan ADİ GEORGE SECARA – HALIL BEY, bir Türk şairin aruz vezni* ile yazdığı Gazeller* (Gazeluri) kitabını okuyarak aruz veznine hayran kalıyor. Gazel yazan Romanya'daki öncü şairlerin ardından ADİ SECARA – HALİL BEY de,  elindeki incir dalından sembolik kılıcıyla 1262(63) yıllarında Balkanlara İslam misyoneri* olarak gelen ve anıt mezarı Babadağ’da olan efsanevi kahraman Sarı Saltık Baba'nın şiirlerini Romence Divan Edebiyatı nazım şekli olan gazel tarzında yazıyor. Roma rakamları ile sıraladığı gazellerinin II. incisinde duygularını şöyle bir örnekle dile getiriyor.
 
II. GAZEL
 
Tarihi Babadağ’ın şiddetli gün ışıkları altında,
Alâeddin’inki gibi cin belirmesini isterdim dünyada. 
 
İpekli uçurtma ile bulutlar üstünde dua edip,
Bir şair veya sultan ile buluşmak eski zamanlarda.
 
Bir kitap, poem*, cami belirmesini isterdim rüyamda.
Hayatın bir başka döneminde uyanmak burada.
 
Minareye çıkıp örnekli bir halı döşeyerek çağırmak,
Leziz, ziyafet yiyecekleri bulundurmak avuçlarınızda.
 
Adı güzel, raks eden ışığın gölgesinde Koyun Baba* ile
Allah’ın bile sevincini duymak, atalarımızın çığlığında.
 
Esasen Romen ve Hıristiyan olan ADİ SECARA –HALİL bey, şiirlerini uzun seslileri, açık ve kapalı hecesi olmayan Romence'ye rağmen, divan edebiyatı nazım şekli olan Gazel formunda başarılı bir şekilde yazıyor. Bir yıl sonra yaşadığı Kalas şehrindeki Osmanlı’dan kalan tarihi atmosferi teneffüs etikten sonra, Osmanlı’nın Romanya’daki önemli müstahkem kadim şehri, Babadağ’ı ziyaret ediyor.  Şair, şehri sel felaketinden kurtaran Koyun Baba’nın dağın zirvesindeki türbesini ziyaret ederken, menkıbesinden son derece etkilenmiştir. Dağa tırmanırken bir tarafının Türk olduğunu hatırlar ve ecdadının aziz hatırasına karşı minnet borcunu ödemek için duyduğu sorumluluk bilinci ile ve o anki ruh haliyle yüklendiği mistik duygularla 13. yüzyıl aydınlarından Sarı Saltuk, Yunus Emre ve Mevlana’nın şiirlerini serbest nazım tarzında yazmaya başlar. “Türk Kapısı” adı altında Römence ve İngilizce olarak yayınlanan bu son şiir kitabı, Römen okuyucuların büyük ilgisini çekmiştir.  Romanya Türk Birliği tarafından Römence ve Türkçe her iki dilde yayınlanan “ŞAİR, DERVİŞLERE SESLENİYOR”  kitabı, Türk okurlarının da ilgisini çekeceğine inanıyorum. Şairin serbest nazım tarzına yazdığı bir örnek şiirde:
 
Bu kitap başka dünyalardan, 
hem buradan,
hem de bu Zaman’dan.
kaybolan kol saatine sığacak kadar
bir başka dünyaya, 
bir başka insana açılır.
 
tuğla ve yıldızdan,
kaderin cilvesinden
Türk ve Römen
Kalas kapısı.
 
geçmişten, gelecekten,
hele de zamanımızdan
ruhların oradan geçmesini
hayal edebiliriz
 
grafitle* resmini çizebiliriz,
onunla bir olabiliriz.
onu devirebilir, sevebilir,
ondan sözler yapabiliriz.
gençliğimizde onun etrafında gezdiğimizi,
sevgimizi acemi şekilde ilan ettiğimizi
veya başka sevgiler için acımasızca vazgeçtiğimizi
hatırlayabiliriz. 
 
Türkleri daha yakından tanımak amacıyla Türkiye’yi ziyaret ediyor. Şeceresinde Halil Bey diye birinin varlığını öğrenen şaire, Manisa ve İzmir’den Türkler “HALİL” deyince,  bu hitap şekli onu son derece heyecanlandırıyor. “Halil” adlı şiirinde; bizdeki bir bebeğin doğumuyla kulağına ezanın ve adının okunmasını andıran bir geleneği tanımlıyor adeta.
 
“Adım Halil”
Bu, bir rüyada 
kulağım içine 
düşen bir dua gibi geliyor.   
 
YABANCI SÖZCÜKLER:
 
derviş*: sûfiyâne bir hayat yaşayan kişi.
 
imaj*: (imge)-zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey,düş, hayal
 
kamu oyu*: Bir sorun üzerine halkın genel düşüncesi, halk oyu
 
algı*: Bir şeye dikkati yönelterek, o şeyin bilincine varma,idrak
 
medya*: Kitle iletişimini sağlayan radyo, TV, gazete, dergi gibi basın yayın organlarının tümü
 
STK’ları* : Sivil toplum kuruluşları
 
platform*: Bir siyaset veya ekonomik pogramda dayanılan düşünce veye düşüncelerin tümü
 
diplomasi*: Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü. Yabancı bir ülkede veya uluslararası
 
toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı.
 
inovasyon*: Yenilik, yeni fikirler ortaya koymak ve bunları uygulamak olarak tanımlanabilir. 
 
strateji*: Önceden belirlenen bir hedefe ulaşmak için tutulan yol.
 
pandemi*: Bir kıta hatta tüm dünya yüzeyine yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel ad.
 
poem*: Şair, şiir yazan demektir.
 
metafizik*: Doğa ötesi, fizik ötesi.
 
grafiti* : Çoğunlukla kamusal bir alanda yer alan bir duvar ya da yüzeye çizilmiş veya püskürtülmüş yazı ve çizimlerdir.
 
şecere*: Ataların soyunun yazılı olduğu çizelge.
 
aruz vezni*: Uzun ve kısa hece ölçüsüne göre ard arda tekrar edilen mısralarda aruz kalıplarına göre ölçülendirmedir.  
 
misyoner*: Herhangi bir dini öğretiyi yabancı ülkelerde yaymakla kendini yükümlü hisseden din görevlisi.
 
gazel*: Divan Edebiyatının en yaygın nazım şeklidir.Kadınlarla sevgi üzerine konuşmak, söyleşmek    anlamına gelir. 
 
2. Bölüm Devam edecek.....
 
İstanbul, 25 Ocak 2021
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 178
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1132
Kayıt tarihi
: 09.12.07
 
 

Rize merkez ilçeye bağlı Yiğitler Köyünde doğdum. Lise bitinceye kadar ilk gençlik yıllarımı geçird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster