Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '15

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
222
 

Şair Hakan Özyılmaz

Şair Hakan Özyılmaz
 

Şair Hakan Özyılmaz


Şair Hakan Özyılmaz

bir yangın var açmış ağzını

inkâr soluyor
kentimi, ülkemi ve kendimi,
tüm sığınaklarımı birer birer yok ediyor.
Cinnet dört bir yanımı sarmış,
Her yanımda gürültüler kopuyor.
bir yangın ki,
sustukça büyüyor
büyüdükçe susuyor..”

Aydın bir toplum içerisinde yaşamak insanı fazla yormaz. Kendi halinde; işinde gücünde ve sosyal olayları doğru algılamayı bilerek yaşar insan.

Az gelişmiş ya da bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde ise zor, hem de çok zor. İşler büyük ölçüde ahbap – çavuş ilişkileriyle yürür.

Böylece bir devlet kurumunda “tanıdık” olması, olmazsa olmazlardan olur… Toplumun –hiç şüphe yok ki- gelişmesini sağlayanlar sadece gelecekle ilgili bağımsız öngörü sahibi olan sanatçılardır. Sanatçıların hayal güçleri sayesinde –ki ister beğenelim ister beğenmeyelim- ülkede mutlaka ilerleme kaydedilir.

Bir toplumun ilerleyebilmesi için bağımsız düşünürlerin eleştirilerini, tavsiyelerini, plan ve projelerini mutlaka dikkate almak gerekir.

Sanatın içerisinde önemli yeri olan edebiyatın ise toplumun gelişmesindeki payı çok büyüktür. Hele ki edebiyatın mihenk taşı saydığım şiir… Bir düşünün dünya savaşlarında askerleri motive eden en güçlü silah şiir değil mi?

 

İddialı olmak dediler,
Uçsuz bucaksız laflar ettiler
Yüksek yüksek binalar diktiler
Kestiler diktiler,
yıktılar diktiler
Beni evimden ocağımdan ettiler.

Eskiden sımsıcaktı yuvalar
Şimdi evler var sıcacık..
Yaralar sokakta sarılırdı eskiden
Şimdi yaralandı sokaklar,

Hani mutluluk parada ve
saadet saraydaydı,
Hani AVM’ler bizi soylu yapacaktı
Rezidans’ta hayallerimiz oynaşacaktı hani
Birdirbir oynadığımız boşlukta
bir artı birler yükseliyor şimdi..

Şiirin insan üzerinde ciddi bir gücü olduğu su götürmez bir gerçektir. Şiir, okuyan insanı da yazan insanı da, dinleyen insanı da derinden etkiler. Sözcüklerin gücü diyebiliriz ki ordularda şahlanmayı sağlarken, bir maşukun kalbine de bir ok gibi saplanabilir. Zalim bir krala her bir sözcük yine ok gibi saplanabilir. Dertler anlatılır, sevdalar dillere dolanır. Kahramanlık türküleri yakılır, istiklal marşları olur. Destanlar olur nesilden nesile aktarılır.

Duvarları tenekeden camları naylondan
iki göz evden sokağa fırlayan çocukların gözlerindeki,
sahi neydi o ışıltı.
yürekle dudakları buluşturan..
Yaşamı çoğaltan sokaklardı
şimdi sanal ekran..

Camdan camaydı kaynatmalar,
Mercimeği fırına vermeler, alınan el kızları
hain kaynanalar
neler pişirilirdi neler..
mahallede ne olup bittiyse
ve kim gittiyse gencecik,
Sala’dan önce alırdın haberi
hemencecik..

Şimdilerde cam sadece dekor oldu
Duvardan duvara yerden tavana,
Tüm evi camla donatsan ne yazar..
sokağı görmedikten sonra ..
Hem eskiden camlar sokağı görsün istenirdi
Şimdi sokak, cam görsün isteniyor..

Şiir dünyasına giren insanlar naif olur, kibar olur, hanımefendi, beyefendi olur. Hangi işi yaparsa yapsın şiirle hem dem olan, yani şair olan kişinin dünyasının merkezinde İNSAN vardır. Yunus’un dediği gibi “Yaratılanı severim, Yaratandan ötürü” der şair. Böylece olaylara insan merkezli bakar. Çıkar merkezli, makam, mevki, şöhret merkezli değil.

Şair elbette bu durumda çevresinde pek fazla kişiyi göremez. Şairliğin fıtratı böyledir. Şair Yalnızdır. Aslında yalnız da sayılmaz, bir kalem ve bir kâğıt hep yanındadır…

Şair Hakan Özyılmaz, son yıllarda yazdığı şiirlerle adından sıkça söz ettiriyor. Altı Şair Üstü Şiir 1 ve 2 ortak kitabından sonra önümüzdeki günlerde kişisel ilk kitabı şiir severlerle buluşacak. Şairin şiirlerinde öne çıkan tema ise sevda ve memleket sevgisi

”kapılar ardına kadar açılırdı

ölümün çalamadığı o kapılar,

ağzına geleni söyleyen o kapılar 

yoka kapalıydı.

bugün sesi kısılmış gibi 

ve ağlamaklı, 

tokmak yok, 

gıcırtı yok, 

çıt yok 

takvime bağlı açılıyor 

san ki ölü evi.. 

Hücre cezası alandan ne farkım kaldı..

Ha taş duvar, ha taştan sağır cam 

mahalle baskısı da kalmadı hem, 

mahalle mi kaldı azizim 

Bir zeytin dalı uzatsam eski Türkiye’ye, 

Kabul eder mi beni? 

Bilyelerimi de paylaşırım hani..”

Şair Özyılmaz’ın “MİSKET” adlı şiirini ve şiir hakkındaki düşüncelerimi paylaştım sizlerle. Bu ve bunun gibi daha pek çok ince mesajlar veren, duygu dolu şiir, yeni kitabında yer alacak.

Hakan Özyılmaz, bilindiği gibi bir kamu görevlisi. En son görev yeri de Çorlu. Kendisinden, bu güzel şiirlerin devamı ile birlikte daha nice şiir kitapları bekliyoruz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 03.02.13
 
 

Öğretmen / Yazar - Şair  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster