Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
47
 

Şaka Diyebilseydi Keşke

Nisan ayının ilk günü bu gün, düşünüyorum da çevremde kimse uzun yıllardır ŞAKA yap(a)mıyor. Ne büyük eksiklik bu hayatımızda, şakadan, neşeden  doğacak en güzel çocuk “GÜLME”ye hasretiz nicedir.

Bu güne de korona virüsü  denen celladın gölgesi düştü. Keşke bu gün çıkıp "ŞAKAYDI herkes her istediğini yapabilir"  deseydi  sağlık Bakanımız, demedi, diyemezdi elbette, Her şeye rağmen hayat güzel diyorum her zaman, evet hayat güzel, çekilmez hale sokan bizleriz, hırslarımız, fesatlıklarımız, aç gözlülüğümüz, halbuki hayat iki nefes arası bir gelen bir de giden serap aslında, ne olur kıymetini bilip herkes için aynı değere sahip olduğunu kabullenebilsek, hırs yerine ben de yapa bilirim  niyeti, gıptayı, fesatlık yerine karşımızdakinin ağır yüküne el atmayı, aç gözlülük yerine de O’nun ekmeğine göz koymak yerine kendi ekmeğimi yapabilirim inancını koyabilsek eminim daha güzel bir yer olacak yeryüzü,

Mart ayı geçti ne Cemre’den söz edildi, ne nevruz kutlandı ne de ateşler yakıldı. Nisan bir şakası yaparız diye umut ederken işler daha da kötüye gitti. Ne şakası kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Bu akşam haberlerde sağlık bakanımız en yüksek vaka sayısının İstanbul’da tespit edildiğini açıkladı. Zaten panikten iki günde bir doktora koşan komşularım vardı. Yengem aradı haber devam ederken sanki evinin kapısını korona çalmış gibi “duydun mu Cemileee en çok İstanbul dedi Bakan bey" diye, geçecek elbette bu günlerde geçecek dilerim en az zararla geçip gitsin aramızdan, elbette insanız ve bilinmeyen karşısında endişeliyiz, sadece biz de değil, iki gün önce, Prof. Dr. Yankı Yazgan  konuk olduğu programda, “Kaygılıyım elbette ben de, ancak kaygıyı saygıyla yenebiliriz, büyüklerimizin tecrübelerinden alacağımız dersle” dedi. Kaygımız karşısında gerçekçi olmalı, eylem planı yapmalı ve gerçek, güvenilir bilgi paylaşımı yapmalıyız ki;  kafa karışıklığına meydan vermeyelim. Bizim en büyük sorunumuz aslında bu gün korona, geçmişte deprem, sel v.s durumlarında önceki sorunları yok saymak, sorunlarımız var hem de çok, korona eklendi sadece doğru daha acımasız ve olağan yaşantımızı bıçak gibi kesti. 

Bakın her şey aniden nasıl değişti. Eşe dosta el uzatamaz olduk, en büyük erdemimizdi bizim el uzatmak, bırakın başkasına uzatmayı kendi elimizi kendi yüzümüze süremez olduk, dışardan gelen kıyafetlerimiz  düşmanımız oldu nerdeyse, nasıl yıkayıp nereye asacağımızı bilemiyoruz,  ne plan kaldı ne yapılacak iş, ne alış veriş desem de ayrı muamma alışveriş, sanal marketler ölmezsen bir hafta on gün sonraya teslim tarihi veriyor. Hadi “evde kalalım” da nasıl? hem stok yapmayıp, hem alışveriş yapmadan kalınamıyor. Markete gidiyorum  mecburen, keşke gitmeyeydim, görmeyeydim diyorum, elindeki eldiven, peynirden yumurtaya, oradan ekmeğe gelip gidiyor muhtemel akşama kadar çıkmıyor elden, müşteriye ise eldivensiz dokunma diyor. Eldivenli gelen müşteri ayrı zaten nerelerden geliyor belli değil. Her şey eğitime dayanıyor işte eğer marketler çalışanlarına, belediye ve taksiciler, minübüscüler şoförlerine(Çok kirliydi otobüsler, minübüsler özellikle halk otobüsleri) tek amacın para olmadığını düşünebilip,  acımasızca çalıştırıp canından bezdirmek yerine zaman zaman hijyen, psikoloji, kişisel gelişim v.s eğitimleri verseler bu gün bu durumlarla karşılaşmazdık sanırım, zira kimse neyi neden yaptığını bilmiyor. Geçecek elbette bu günler yeter ki ruhlarımızda telafisi imkansız yaralar bırakmasın. Sağlıklı ve güvenli gelecek günler dileğimle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ümit ile ümitsizlik bir arada...

Kerim Korkut 
 09.04.2020 13:50
Cevap :
Haklısınız Kerim bey, her şey iç içe, teşekkür ederim selamlar  10.04.2020 17:42
 

Kendimizi ve başkasının korumak için yaptığımız bazı şeyler zarar bile veriyor olabilir.Sürekli aynı maskeyi takmak,aynı eldivenle bir gün geçirmek çok tehlikeli.Bunlar tek kullanımlık.Ama bunların temini konusunda sıkıntı var.Ben balkonlarda,yıkanmış maskeler ve eldivenler görüyorum kaç gündür.Bulamayınca yıkamış insanlar.çaresizlik işte.Umarım bu günler çabuk geçer.Ruhumuz yoruldu Cemile hanımcığım.Sevgiler...

fisun gökduman kökcü 
 05.04.2020 16:01
Cevap :
Durumun ciddiyetini en iyi bilenlerden olarak o kadar haklısınız ki; sevgili Fisun hanımcığım, bazı şeyleri çaresizlikten değil cehaletten yapıyoruz bana kalırsa, zira illa endüstriyel maske kullanmak zorunda değiliz, allerjik yapıya sahip olduğumdan ben elimde olduğu halde kullanamıyorum. Kendim pamuklu kumaştan diktim kaynatıp ütüleyip kullanıyorum zorunlu hallerde, eldiven deseniz mecburiyetten çıkarsam takıyorum işim biter bitmez de elimden geldiğince ters çevirerek mutlaka çöpe atıyorum. Kendim yapamıyorum diyenlere gelince hepimizin şallarımız, tülbentlerimiz var. Artık devlet dağıtmaya da başladı evlere geliyor. İnşallah kullanmayı da öğreniriz. Teşekkür ediyorum sağlıklı günler dileğimle  09.04.2020 0:59
 

Evet keşke bu melanet Corona Virüs başımıza bela olmasaydı. Yoksa biz bir yerde hata mı yaptık? Biraz düşünmeye değer Cemile Hanım...Esen kalınız Efendim...

Abdülkadir Güler 
 04.04.2020 6:09
Cevap :
Bu zorlu zamanlar da geçecek değerli Abdulkadir bey, fakat dersimizi alabilmek nasip olsun diliyorum. Aksi halde unutturacak acılardan korkalım. Teşekkür ediyorum selam saygılarımla sağlıklı günler diliyorum  09.04.2020 0:49
 

Ah o eldivenler yerlere atılanlar...Ben pastane işletiyorum ve işim gereği devamlı eldiven kullanırım..Ama o eldiven para alıp verirken elden çıkar yada sağ elimde eldiven devamlı sol elle para alışverişi yaparım ..Denetlemeye gelenler eldivenlerin nerde dedi geçen gün..Dedim bakın bu sağlıksız ben eldiveni yiyeceği paketlerken takarım vs. Tamam doğrusu o ama şuanda kural bu dediler...Maskede devamlı boynumda müşteri gelince çekiyorum yukarı..devamlı onunla durmak zararlı..Kolanya yıllardır para ile sürekli temas halinde olduğum için alışkanlıktı zaten...ah insanlar ah

jale kasap 
 02.04.2020 10:28
Cevap :
Ben de uzun yıllar yiyecek sektöründe çalıştım ve çok da mücadele verdim eldivenle ilgili, halen de aynı fikirdeyim, temiz bir elle yapılan hiç bir şeyden daha hijyenik olamaz plastik eldivenle yapılan, zorunlu hallerde kullanılan da anlık değiştirilmeli zaten, evet yerlere atılanları anımsattın market girişte eldiven paketi var çıkış da çöp yok insanlar yerlere atıyor ve temizleyeni düşünen yok. Maske desen ayrı endüstriyel ürün sonuçta ne kadar tutabilir ki insan, pamuklu kumaş maske yaptım ben ailece, kaynatıp ütülüyorum. Ayrıca ağız ve burun değil ki sadece tehlike saçan ya da alan, gözler, kulaklar hatta derimiz, yani ne yaparsak yapalım kaçış yok gibi görünüyor biz genel olarak "Kendime yapılmasını istemediğimi başkasına yapamam!" zihniyetinde hemfikir olalım belki daha çok yol katederiz. Teşekkür ediyor güvenli günlere kavuşabilmeyi diliyorum   03.04.2020 23:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 229
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 336
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Okur olabilmekti niyetim, yine de öyle az konuşup çok dinlemek. Ancak dinlemekten(okumak) çok anlay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster