Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

08 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
188
 

Şaka gibi (Güleriz ağlanacak halimize...)

ŞAKA GİBİ…

Çocukluğumuzda Nisan bir şakaları yapardık, hoş çocukluğumuzla da kalmamıştı, koca koca insanlar ve iş sahibi olduktan sonra da devam etti.

Bugün bile gençler birbirlerine çağın koşullarına uygun Nisan bir şakaları yapmışlar, zevkle okudum sosyal paylaşım sitelerinde…

Son yıllarda öyle olaylar oluyor öyle şeylere şahit oluyoruz ki inanın acaba Nisan bir şakası mı diye düşünmüyor değilim…

Eğlenceli ve uyuşturucu uyduruk, birinci manşette yer alacak birkaç örnek vermeye kalksak, ilk aklımıza gelen herhalde, şöyle bir haber başlığı olurdu; “Yeni Anayasa” Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) de oy çokluğu ve ayakta alkışlanarak kabul edildi, milletvekilleri ağlayarak “İstiklal Marşımızı” hep bir ağızdan söylediler…

Hayret değil mi bu ülkenin geleceğine birlik ve beraberliğine hatta refahına ışık tutacak yön verecek Anayasa akıl ve oy birliği ile yapılamıyor “Şaka gibi” Bugün iktidar partili bir vekil açıklama yapmış göğsünü gere gere; “Gerekirse tek başımıza Anayasa yaparız” diye…

Rahmetli babam genç İbrahim duysaydı söve söve “yapmazsanız namertsiniz” derdi ama ne yazık ki 32 sene oldu buralardan gideli bizi öksüz bırakalı…

Neyse bırakalım bunları biz eğlenceli bir tura daha çıkalım, ister misiniz bugün Türkiye dünyanın en özgürlükçü en bağımsız en güçlü en zengin ülkesi ilan edilsin Batı’nın goygoycu adamlarınca, Osmanlı hayranı Dışişleri bakanımızın kolları arasında…

“Şaka gibi” ama kendinden malul Dışişleri bakanımız hala bu hayalin peşinde meşrebince ürettiği teorilerle teselli buluyor, ya da bu milletle kafa bulmakta…

Ülke komedi dükkanı gibi, her yanından bir komiklik akıyor, Meclisinden tutun mahallelerdeki “Köşem Bakkaliyelerine” sokakta kafasının üzerinde simit ayran satan simitçisine dek…

Güneyin incisi Adana’da Portakal Çiçeklerinin açma zamanı, mis gibi portakal çiçeği kokuyor sokakları, yıllardır bu memleketin Belediye Başkanı yok, vekille idare ediliyor. Niye yok bilen de yok anlayan da…

İster misiniz bir haber çıksın “şaka gibi” Makamından uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak geri döndü işinin başına geçti, yapacak çok işimiz var, dedi… Ne gülerim ama, erik ağacının elma vermesi gibi bir şey olmalı…

Adanalı olmak işte böyle bir şey onca memleket meselesi varken makalelerimin arasına bu güzel kentten bir satır atmak sanki büyük bir adammış hissi verir bana…

Ülke meselesi derken aklıma bir başka “şaka gibi” haberi manşete taşımak ne güzel olurdu Nisan bir şakalarının bacak aralarına yönlendirildiği günler sonrasında….

Avrupa Birliği artık inadından vazgeçti “Türkiye Avrupa Birliğine” resmen ÜYE oldu…

Yemin ediyorum buna en çok Avrupa Birliğinden sorumlu Bakan “Egemen Bağış” üzülecektir çünkü bu iş bitse işsiz güçsüz arkasız(?) kalacağını o da biliyor…

Bir dönem Nisan bir şakası mıydı değil miydi bilmiyorum ama bir bakan mıydı vekil miydi İstanbul’a giriş çıkışlar pasaportla olsun hatta Anadolu’dan Trakya’dan gelenlere vize uygulansın, demişlerdi…

O sıralar ben ülkenin en güzel kenti İzmir’de bir seminer için bulunuyor, Kordon’da midye tavaları mideme indiriyordum, duyar duymaz bir gülme tuttu beni, yediğim ne kadar mide varsa boca ettim denize, yediğimizle değil saydığımız liralarla kaldık tabi…

Rahmetli Aziz Nesin bir laf etmişti ülkem halkının “aptallığı” konusunda, o günde “şaka gibi” gelmişti bu günün en gerçekçi deyişi olacağını bilmeden…

Diyorlar ki Türkiye ekonomik açıdan dünyanın bilmem kaçıncı ekonomik gücü olmuş içinizde kaç kişi “bunun şaka gibi” olup olmadığından emin. Ekonomist ve akademisyen olarak ben emin değilim çünkü bir ülkede halkın yüzde 49’u asgari ücret ile geçiniyor ve yoksulluk sınırı da bu ücretin beş katı ise olsa olsa komedi değil dram olur. Zaten bu lafı duyanlar bir yandan gülerken diğer yandan da gözyaşı dökerler, sizce neden?

Bugün İstanbul’da Silivri eyaletinde(?) duruşmalar var, eyalet dedim şaşırdınız tabi, yalan mı burada Adalet ve hukuk bizim bildiğimiz hukuk değil, mahkemeler hiç değil hele hele hakim ve savcılar Ali Kıran baş kesen olduktan sonra…

Bugün yazmıştım kendi twetter hesabımda; “Bu ülkede bir tek kişi bile hukukun üstünlüğüne ve yargının bağımsızlığına inanmıyorsa o ülkenin adalet ve hukuk sisteminde kesinlikle sorun vardır,” diye. “Şaka gibi” değil mi, bugün oraya yüzbinlerce kişi akın edecek “adaletsizliği” haykırmak için yani bir tek kişi değil…

O zaman Nisan bir şakası için nasıl bir manşet atılırdı; “Silivri de adalet yerini buldu, hapishaneler boşaltıldı…” Olur mu olur da ben en çok şu habere üzülürüm çünkü bizim bazı büyük gazetecilerimiz ajitasyonu çok severler; “Silivri’deki tüm dönerci kebapçılar aç kaldı...”

Tabi “şaka gibi” de olsa; İyi de HUKUK’ a doydu yurdum insanı, diyemezsiniz…

Siz isterseniz bu şakalara Adliyelerde büyük hız, sağlık hizmetleri bedava, ülkemiz on dalda NOBEL ödüllerini sildi süpürdü gibi başlık atabilirsiniz.

Ama ben en çok eğer şöyle bir haber yazılırsa manşetten gülmekten çatlarım herhalde; “Örtülü ödenek kaldırıldı…”

Başbakan bunu basın toplantısında açıkladı ve özetle dedi ki; Yoksulun dulun tüyü bitmemiş yetimin hakkını bizden daha fazla yemeğe hiç kimsenin hakkı yoktu, kaldırdık…”

Ve alkış sesleri arasında şaka gibi ama daima gerçektir “Türkiye seninle gurur duyuyor” nidaları…

Bendeniz çocukluğumda Cüneyt Arkın’ın tarihi filmlerde canlandırdığı Malkoçoğlu karakterini çok severdim, her filminde herkes heyecanla izlerken beni bir gülme tutardı, teşrifatçılar yakamdan tuttuğu gibi atarlardı beni sinemadan. Çünkü Malkoçoğlu’nun bir yumrukta on kişiyi devirmesini uzaktan attığı “OK” ile aynı anda beş kişiyi Adana kebabı gibi şişlediğine gülerdim…

Ne yazık ki hani derler ya “güleriz ağlanacak halimize” aynen öyle, nereye hangi yöne ve kimse baksanız bu ülke de namusunla şerefinle kimliğinle yaşamak “şaka gibi” görürsünüz…

Sabah kalktım muhterem eşime açtım konuyu “şaka gibi” bir cevap verdi;

“Adamım gece kırk kere attın yorganı üzerinden kıçın açıkta kalmış…”

İyi hafta dileklerimle esen kalın, yüzünden gülümseme asla eksik olmasın efendim…

Erdoğan ÖZGENÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 392
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster