Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
112
 

Şakacı yazar

Şakacı yazar
 

Ah Raif Efendi...


Kuyucaklı Yusuf da kandırır zaten herkesi... Yusuf Kuyucaklı'dır da hikaye daha çok Edremit'te geçer... Kürk Mantolu Madonna da Raif Efendi'nin tutkuyla sevdiği kadın da değilmiş zaten, şarkıcı Madonna imiş(!!!)... İçimizdeki Şeytan da biz değilmişiz, karşımızdaki herkesmiş zaten... Ah Sabahattin Ali ne şakacısın... Raif Efendi'nin ve usta yazarın kemiklerini ilk sızlatan olay da değildir bu zaten. Yoğun esinlenmeleriyle meşhur bir yazarımızın kitabı Kırmızı Saçlı Kadın'ın Cem'i de Raif Efendi'nin epey bir taklidini yaparak daha önce sızlatmıştı Raif Efendi'nin ve tabi ki Sabahattin Ali'nin kemiklerini...

Bir radyo dinleyicisi iken sırf boş boş, tatlı tatlı konuşabiliyor diye eline ve diline önce radyo programı emanet edilen, sonra çeşitli kanallarda program yapan benzeri insanların kitle iletişim araçlarında içerik üretmesi konusu masaya yatırılsa ne güzel olur..

Sonra bana kızıyorlar her şeyi çok eleştiriyorsun diye, çok tutucusun diyorlar. Ben diyorum ki iletişimciler yapmalı bu işleri... Hadi mankenlere alıştık; sunulanı, bunu böyle yap denileni yapıyorlar. Ama böyle hiçbir özelliği olan olmayan insanların ekranda olması...

Kitle iletişimi çok ciddi bir iştir. Etkisi çok büyüktür. Mesaj kaynaktan çıktığı anda binlerce hatta milyonlarca kişi ile buluşur. Kimleri nasıl etkileyeceğini bilemezsiniz. O ekranın sorumluluğu büyüktür. Televizyon ekranlarında iletişim eğitimi almış kişilerin yaptığı prgramlara bakın bir de bu alanda hiçbir eğitimi ve deneyimi olmayan kişilerin yaptığı programlara bakın. Farkı göreceksiniz. Medya tecrübe ister, bilgi birikimi ister, felsefik, sosyolojik, ekonomik, psikolojik, hukuki, edebi altyapı ister. İletişim fakültelerinde bunların eğitimi verilir. İletişim fakültesi okumayıp medyada başarıyla iş yapan kişiler de mutlaka bu alanlarda ya eğitimlidirler ya da bilgi birikimleri vardır.

Fen Edebiyat Fakültesi'ni bitirseler bile atanamayan öğretmen diye epey ses çıkarıyor ya bazı gruplar işte bizim de bu televizyon kuruluşlarına atanamayan ya da bu kuruluşlarda tutunamayan iletişimciler diye bağırmamız lazım. Eğlence kültürü, magazin kültürü, popüler kültür diye alıştığımız bazı şeyler var. TV dünyası diyoruz geçiyoruz. Ama bu kadarı pes dedirtdi. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:) hep yazın siz..

yucel evren 
 18.10.2016 18:39
 

sizin "tutucu" eleştireliriniz gerekli.. çok gerekli artık bu Coğrafyada.. çok güzel, içten bir eleştiri bloğu okudum.. sağolun.. selamlar, saygılar

yucel evren 
 18.10.2016 11:14
Cevap :
Çok teşekkürler.. Şaşkınlıkla ve kızgınlıkla izledim program tekrarını. Tekrar tekrar izledim. Sadece izledim. İki kadın ve bir adam... Üçü de bilmiyor. Ayakta olan sunucu yine bir şeyleri fark ediyor ama duruma hakim değil. Reji kulaklarına ulaşacak şekilde uyarı yapmıyor. Demek ki rejide de bilen biri yok. 3 kişi bilmeden konuşuyorlar ve uyan yok... Teşekkürler okuduğunuz için ve yorum yazdığınız için...  18.10.2016 16:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2265
Kayıt tarihi
: 04.11.08
 
 

Yazmayı seviyorum. Okumayı seviyorum. Uyumayı seviyorum. Klasik müzik konserlerine, tiyatroya ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster