Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1812
 

Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi (Bir günün hikayesi)

Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi (Bir günün hikayesi)
 

Başımdan geçenler...


Üç gün evvel gittiğim Yenikent Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi'ndeki muayenem sonucu doktorla aramızda geçenler;

Teşhis:
- Tetik parmak hastalığı, size merhem veriyorum.
Doktor merhemi başka yerime sürme ihtimalimi sezmiş olacak ki:
- "Parmağınıza süreceksiniz" diye de uyarıyor.
- "Faydası olacak mı?" soruyorum.
Kendisi de inanmamış olacak ki:
- "Hadi ben size bir kıyak yapayım, pazartesi günü sizi ameliyata alayım. 4. kata çıkın servis size ameliyat sıranızı söylesin.
(Bu sayede birilerinin "sağlıkta çağ atladık" demesinin nedenini öğrenmiş oldum, meğerse çağı birbirimize yaptığımız kıyakla atlamışız.)
Neyse...

Günlerden Pazartesi.
Hemen sabahın köründe hastanedeyim.
- Belki de kargalardan önce...

Girişimi yaptırdım ve ameliyat sıramın (2.) gelmesi için benden önce taburcu olan hastanın tüm anıları ve de kalıntılarının silinmediği/temizlenmediği
odamda beklemeye başladım.
(Gider gitmez ameliyat kıyafetim ve bonem verilmiş ben de aceleyle yerli yerine giymiştim.)
09.30...
10.30...
11.30...
12.30...
13.30...
- Oldu.
Bir türlü ikinci olan sıram gelmiyordu.
Gelmeye de niyeti yok gibiydi (!) ...
Karnım acıkmış, kıyafetim uygun olmadığı için de kafeteryaya inemiyor, açlığımı yatıştıracak bir şeyler alamıyordum.
Yemek saati gelmiş, yemek dağıtımın başındaki hemşire hanım beni işaretle:
- "Buraya yemek vermiyorsunuz, çünkü bu hastaya lokal anestesi uygulanacak" dedi.

Hastane yemeklerini oldum olası beğenmemiş ve de yememiş olmama rağmen hemşire hanımın bu ifadesi gücüme gitmişti.
Ne demekti, lokal anestesiden dolayı yemek vermemek?
Siz benim kaç saattir o hafife indirgediğiniz ameliyatı beklediğimi biliyor muydunuz?
- Bilen bilmeyen de "Yenikent Devlet Hastanesi'nde " İskender Kebap" çıkıyor, maliyetini kurtarmıyor sanacak(!)

Ah be hemşire hanım; siz de, biz de neler biliyoruz bu yemek konusunda, öyle değil mi?
- Yine neyse diyelim, uzatmayalım...

Dediğim gibi saat 13.30 olmuş ameliyat sıram gelmemişti.
"Belki de bugün gelmeyecek" dedim kendi kendime...
Emanet kıyafetlerimi çıkarıp, tasımı tarağımı topladım.
Ve...
"Ben ameliyat olmaktan vaz geçtim, sizin için bir parmağım on derece, bilemediniz yirmi derece işlevini görmeyiversin" dedim.
İçimden de, "gören yerlerim sağ olsun..."
- Dua ettim.

Onlar mı ne dedi?
- Ne önemi var ki...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Sadi Bey, Tıp konusunda yaptığınız eleştirilerde hakkınız var. Yanlışlığın odağını doğru tespit ettiğiniz takdirde arkanızda çok büyük bir sağlık camiası bulacağınıza eminim. Örneğin, hastalarda her seferinde değiştirilmesi gereken sedye örtülerinden dağıtımını yapan ayniyat ne kadar vermektedir? Taşeron olarak çalışan temizlik işçisi için devlet şirkete ne kadar ödeme yapmaktadır, çalışana bunun ne kadarı kalmaktadır, çalışan maaşını alabilmekte midir? Hastanede çalışan sağlık personeline ne derece mobbing uygulanmaktadır? Sağlıktaki idealist insanlar sindirilmekte midir? Çalışan amir ilişkisi mi vardır yoksa partili ve ya partisiz mi? Sağlık sektörünün tepeden tırnağa bir iyileştirmeye ihtiyacı var. Tabi ki bu çalışmalar mobbing ve taşeron işçileri açlıkla imtihan etmek olmamalı. Son basamakta sizinle yüzyüze olan ve size problemin kaynağıymış gibi görünen sağlık çalışanlarına karşı biraz empati yapmanızı öneriyorum. Görevini kötüye kullananları dahil etmeyerek tabi ki.Saygılar

FreeMedia 
 01.08.2012 13:38
Cevap :
Sayın Free Media, "Yaptığınız eleştirilerde hakkınız var" demişsiniz. Hayırlara vesile olsun! Sizin camiadan ilk kez duyuyorum da şaşırdım bir an... "Biraz empati yapmanızı öneriyorum" diyorsunuz. Hiç mi fark edilmiyor? Saygıyla.   01.08.2012 16:57
 

Değerli yazarım Sadi ÖZBAY, hastanenin durumunu anlattığınız için, çok teşekkür ederim. Bir zamanlar bir sitede bu gibi konuları yazdığım için, beni top ateşine tutmuşlardı. Ben de buradaki hastanelerde yaşadığım tatsız konuları 4-5 blogla yazmıştım. Beş günde tam beş oda değiştirdiler bana, hemde en önemli ve ağır bir ameliyet geçirmişken, üstelik kendi hataları yüzünden geldi, anjiyo yaparlarken damarı yırtmışlardı, aynı gece iki kere ameliyat yaptılar. Başımdan geçenleri bir blogla "Doktor hatası" diye yazmıştım. En son odamı değiştirdiklerinde aynı size yapıldığı gibi, benden önceki hasta daha kapıdayken, gitmemişken odaya aldılar, her yer kan ve pislik içindeydi. Çağırarak durumu izah ettim, bana sadece telefon ve kendilerini çağıracak aleti temizleyebileceklerini Cuma akşamı olduğu için, tavaleti, banyoyu ve yerleri ancak yarın temizleyebileceklerini söylediler, çünkü onları yapmak kendi vazifeleri değilmiş. Dava açacaktım, hanımım vezgeçirdi, saygı ve sevgilerimle, geçmiş olsun.

Ohannes 
 21.11.2011 22:59
Cevap :
Sayın Ohannes, üzerimde pis bir ameliyat önlüğü, 'buruş buruş', başımda bone... Neymiş "hijyen"miş... 4,5 saat böyle kaldım. Bir de hastanede genel tespitlerim oldu. Mesela hasta bakıcılar ameliyata götürüp getirdikleri insanların üzerine örttükleri o malum yeşil örtüleri birinden alıp diğerinde de kullanıyor. Özel güvenlik elemanları doktor gibi, başhekim gibi odalarda dolanıyor. Hemşirelere soru sorsan 'ağızlarına kira istiyor' cevap alamıyorsun. Kısacası, "kimin eli, kimin cebinde" belli değil... Vatandaş desen kuzu gibi... Hakkını hukukunu bilmiyor. Umar ve dilerim sağlıkta gerçekten çağ atlayacağımız günler de gelir. Saygıyla efendim.  23.11.2011 2:31
 

Siz 3 gün önce parmağınızı kurtardınız gibi, ben de 19 sene önce kalbimi kurtardım. Kalpten parmağa.Çağ atladığımız ortada.:))(Aman Dr.ATANUR Bey dostumuz duymasın.!)Selamlarımla.

yılmaz çetingöz 
 21.11.2011 20:33
Cevap :
Duymazlar Sayın Çetingöz, duymazlar. Dr. Atanur Bey de duymaz. Duysa da o ben değilim der. Büyük geçmiş olsun. Saygıyla.   23.11.2011 2:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 661
Toplam yorum
: 1170
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 835
Kayıt tarihi
: 15.04.08
 
 

Atatürk, cumhuriyet ve Türkçe sevdalısıyım. Hayatımda hiçbir konu veya olay karşısında 'keşke' de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster