Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
433
 

Sakatlar haftası

Bu hafta Sakatlar Haftası...

Bu haftanın amacı; özürlü vatandaşların sorunlarını ele almak ve bu sorunlara çözüm getirmektir.

Yani bazı densizlerin dediği gibi bir "kutlama" değildir. Sakatlar Haftası "kutlanmaz"

Kutlamak kelimesinin anlamı "alkışlamak, tebrik etmek"tir.

Hiç bir insan sakat olduğu için "alkışlanıp... tebrik edilmez."

"www.memocal.com"dan alıntı yaptığım... Bu haftayı ve amaçlarını açıklayan aşağıdaki yazıyı paylaşmak istedim.

10-16 Mayıs arası Sakatlar Haftasıdır. Sakatlık insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir.

Sakatlar Haftası boyunca; sakatlık sorunu, sakatlığın önlenmesi ve sakatların eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir sakatlık konusu işlenir. Sakatları Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır.

10 Mayıs - Sakatlar Haftasının Açılışı
11 Mayıs - Görme Engelliler Günü
12 Mayıs - İşitme ve Konuşma Engellileri Günü
13 Mayıs - Ortopedik Engelliler Günü
14 Mayıs - Zeka ve Ruhsal Özürlüler Günü
15 Mayıs - Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Günü
16 Mayıs - Sakatlar Haftasına Genel Bakış

SAKATLIĞIN BELLİ BAŞLI NEDENLERİ
Sakatlarla, sakatlıklarla ilgili çeşitli sorunlar vardır. Sakatlığı doğuran nedenler, sakatların eğitimi bunların başlıcalarıdır

Sakatlığın Nedenleri:
Sakatlıklar akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır..

a) Akraba evliliği:
Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akraba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır.
Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

b) Gebelik öncesi tedbirsizlikler:
Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

c) Aşıların zamanında yapılmaması:
Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zamanında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, romatizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmelidir.

d) Kazalar:
İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyaralım.

SAKATLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ VE EĞİTİMİ

Sakatların iyileştirilmesi: Sakatlık yapan hastalık ve kazalardan sonra hemen önlem alınmalıdır. Özellikle trafik kazalarında ilk yardım çok önemlidir. Kazalardaki ölümlerin yarıdan çoğu ilk yarım saat içinde olur. Kaza sonrası hiç zaman geçirmeden yaralıyı en yakın hastaneye ya da doktora ulaştırmalıdır. Hastanelerde Acil Yardım Servisleri vardır. Bu bölümde günün her saatinde doktor bulunur. Kazaya uğrayanlara ilk tedavileri burada yapılır.

Sakatların Eğitimi: Sakatların eğitimi denilince daha çok özürlü (sakat) çocuklar akla gelir. Yurdumuzda; görmeyen, işitmeyen, hareket edemeyen, zihinsel, ruhsal dengesi bozuk 4.500.000 yurttaşımız var. Bu sayının 1.400.000 kadarı çocuktur. Sakat çocuklarımızdan; görmeyenler için 7, işitmeyenler için 21, ortopedik özürlüler için l okul açılmıştır. Zihinsel ve ruhsal özürlüler ise belirli okullarda özel dershanelerde öğrenim görmektedir.

Sakatlar da yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zorundadır. Çalışmak, severek çalışmak yaşamı güzelleştirir, insanı mutlu eder.

Sakatlara acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getirmez. Sakatların da yapabileceği işler vardır. Sakatlara çalışabilecekleri alanlarda iş vermek gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir.

Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da sakatlar korunur. Örneğin ülkemizde çalışan sakatlar gelir vergisini indirimli öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan sakatlar isterlerse erken emekli olabilirler.

Okulda, sokakta gördüğümüz sakatlarla alay etmeyelim, gülmeyelim. Hiç bir sakatlığın isteyerek olmadığını bilelim. Sakatlara yolda, geçitlerde, taşıt araçlarında yardımcı olalım. Onları üzmemeye, kırmamaya özen gösterelim.


www.memocal.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kadar önemli bir konuyu bu kadar güzel ele alıp, yazıya döktüğünüz için hem tebrik ederim hem teşekkür ederim. Umarım çok kişi okur bu yazıyı. En çok gönderilmesi gerekenler listesinde olmalı. Herkes bir arkadaşına yollasa ne kadar çok kişi haberdar olur bunlardan. Değil mi? Yüreğine sağlık. Sevgilerle..

Gülün içinden 
 12.05.2007 0:51
Cevap :
Merhaba, İçten yorumunuza teşekkürler. Önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. Çünkü ülkemizde engellilerle ilgili hafta var... Söylem çok... Ama eylem yok denecek kadar az. Mutlukalın:)  13.05.2007 2:23
 

Keşke, toplum olarak ''Sakat'' ve Özürlü gibi kelimeleri hiç kullanmazsak, bana göre; ''Engelli'' kelimesi, kullanılsa daha iyi olur diyorum. Yazınız ve bakış açınız için tebrikler..bol yazımlı günler.saygılarımla

Yahya İncik 
 11.05.2007 13:16
Cevap :
Merhaba, Yorumunuza ve dileğinize teşekkürler:) Sizin de belirttiğiniz gibi doğru kelime "engelliler". Ve kimin ne zaman engelli olacağı hiç belli olmaz diye düşünüyorum. Önemli olan bedensel değil, "yürek-beyin engelli" olmamak. Mutlukalın:)  11.05.2007 17:57
 

bu çok önemli olan bir okadar da önemsenmeyen konu için yazdığın yazıya teşekkürler !..her konuda olduğu gibi hep görmemezlikten geliyoruz nedense..Sevgiler:)

aygoz Özlem Eryoldaş 
 11.05.2007 12:35
Cevap :
Merhaba, Benim de dalım işitme engelliler... Nasıl psikolojik sorunlar yaşadıklarını... Nasıl topluma ayak uydurma çabası içinde olduklarını yakından bilen biriyim.Bu yüzden belki de daha bir duyarlıyım bu konuda. Mutlukalın:)  11.05.2007 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1165
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1908
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster