Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
2396
 

Sakın İngiltere' de hastalanmayın!

Sakın İngiltere' de hastalanmayın!
 

İngiltere’ye gelişimizin beşinci ayında, bu ülkeye dair hayal kırıklıklarımızdan birisini de sağlık konusunda yaşadık. Aile hekimliği kurumunun aslında hastaları baştan savmaya yönelik bir sistem oluşuna tanık olduk. Üç aile hekiminin kurduğu semtimizdeki bir polikliniğe kaydolduğumuzda, genel sağlık sigortasından herkesin yararlanıyor olması bizi mutlu etmişti. Ama eşimin kan testi (çinko eksikliği için) için kan verdikten sonra ilk şaşkınlığımızı yaşadık. Bir hafta sonra sonuçları almak için gittiğimizde –tam kan testinin sonuçları için en erken beş işgünü süre veriyorlar- ilk şaşkınlığımızı yaşadık: kanı yanlış tüpe aldıkları için test yapılamamıştı. İkinci kez kan almak üzere bir hafta sonraya gün verdiler. Kan alma işlemi yarım saat sürdü. Şaka gibi ama öyle. Hemşire bir sürü kayıt ve hazırlıktan sonra kanı alabildi. Güya bu kez dikkatli davranıyordu. Bir hafta sonra şaşkınlığımız öfkeye dönüştü: kanı ikinci kez yanlış tüpe almışlardı. Üçüncü defa kan alınması için de hastaneye gitmemiz gerekiyordu.

Tepki göstermemize görevliler hayli şaşırdılar. Bize yapılacak bir şey olmadığını istersek yazılı olarak klinik yönetimine şikayette bulunabileceğimizi söylediler. Ama hiçbir şey yapmaya zaten niyetli değildiler. Protesto edip hastaneye gitmeyeceğimizi söyledik.

Bu kez adet olduğu üzere smear testi yaptırmaya davet ettiler. Ülkede belli yaşın üzerindeki tüm kadınlara yapılıyordu. Türkiye’de üç-dört günde aldığımız test sonucunun burada kaç günde geldiğini tahmin edebilir misiniz? On gün mü, bir ay mı, altı hafta mı? Hayır yanıldınız. Tam iki ay sonra.

Burada konuştuğumuz yerli ve yabancılar bize çok derin bir kesikle hastaneye gitseniz bile en az bir saat sıra beklediğinizi, acil serviste ancak kalp rahatsızlığınız olduğunu söylediğinizde ilgilenildiğini naklettiler. İlk oturduğumuz evin yakınındaki hastanenin önündeki tabela çok ilginçti: “Hastanemizde acil servis bulunmadığı gibi, acil durumlarda gelmeniz halinde, sizi yönlendirebilecek personel de bulunmamaktadır”.

Aile hekimine muayene de ayrı bir alem. Aile hekimi için randevu genellikle üç dört gün sonrasına veriliyor. Gittiğinizde hekim genellikle bizim sağlık ocaklarında olduğu gibi size şikayetinizi soruyor ve çoğu kez (beş kez gittik bir kez muayene yapıldı) muayene yapılmaksızın rahatsızlık beyanına göre reçete düzenliyor. Reçetenin tekrarlanmasını istediğinizde ise; sekreter size hangi ilacı tekrar istediğinize dair bir form doldurtuyor ve ertesi gün gidip alıyorsunuz. Yani doktorun bir kontrol muayene yapması durumu siz talep etmezseniz yok.

Reçeteye mümkün olduğu kadar az sayıda ilaç yazılıyor ve reçete başına 6.80 pound para ödüyorsunuz eczaneye. Şimdilerde eczanelerde ve aile hekimliklerinde bir ilan var. Artık bir çok rahatsızlık için reçetesiz ilaç verme yetkisi eczacılarda. Rahatsızlığınızı eczacınıza söyleyin size gerekli ilacı versin.

Bir de kendi ülkemi düşündüm. Bu hükümetin geçen dönemki en önemli icraatlarından birisi aslında hastanelerin birleştirilmesi ve özel hastanelere sevk imkanı çıkarılması olmadı mı? Biz şimdi istediğimiz zaman –çoğu kez hiç sıra beklemeksizin- uzmanı görebiliyoruz. Burada ise uzman görmek için mutlaka aile hekiminizin size randevu alması gerekiyor. Bu randevu bazen aylar sonrasına olabiliyor. Kalp hastalığı nedeniyle riskli bir hamilelik geçiren Türk hanıma üç ay sonrasına kardiyoloji randevusu verildiğini duyunca çok şaşırmıştım.

Asıl ilginç olan insanların uysallığı. Tüm bunlara asla isyan etmiyorlar. Teslimiyet içinde kabullenmişler. Bu arada ilginç bir anekdot da diş tedavisine ilişkin. Genel sağlık sigortasına dahil diş hekimlerinin sayısı hayli az. Özel muayenehaneler ise çok pahalı. Onun için etrafınızda İngiliz gördüğünüzde dişlerine bir bakın. Çoğunun çürük ve çarpık olduğunu göreceksiniz.

Yani bu ülke bizi hayli şaşırttı bu kez. Onyedi yıl önce geldiğimizde hayran kalmıştık. Şimdi ise hayal kırıklığı yaşıyoruz. Tabi bunda bu onyedi yıl içinde ülkemizin çok önemli ilerlemeler kaydetmiş ve yaşam standardının yükselmiş olmasının büyük önemi var. O zaman her şey yeniydi bizim için. Şimdi ise ülkemizde tüm yenilikler var.

Bir arkadaşım o zaman neden İngiltere’yi çok beğenirken şimdi hayal kırıklığına uğradığımıza dair güzel bir tespitte bulundu: “Aslında özlediğimiz o zamanın İngiltere’si değil, o zamanki gençliğimiz!” Elbette bunun da payı var tabi. Ama yukarıda anlattıklarımı düşünürseniz hayal kırıklığına uğramakta pek de haksız olmadığımı göreceksiniz.

Dostlar! Ülkemizdeki sağlık sistemini acımasızca eleştirirken, biraz da bu örneklere bakmanızı tavsiye ediyorum.

Herkese sağlıklı ve mutlu bir yaşam dileğiyle!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşadığınız şehiri veya şehirleri tüm İngiltereye dahil etmek ve genellemek doğru mu? yada sağlıklı bir sonuç mu? Türkiyemizin ücra köşeliriyle büyük şehirler arasında ki fark malum. Belki de istisnai bir durumdur yaşadığınız, orada yaşayan arkadaşlarım (yıllardır ordalar) anlata anlata bitirimediler artılarını :) ne dersiniz? Ama ilgiyle okudum, teşekkürler

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 05.12.2007 18:06
Cevap :
Biz de 17 önceki halini hep över dururduk. ama malesef şimdi o kalitesi kalmamış. İngilizler de şikayetçi. Ben her ne kadar tek bir kenti yazsam da, bunu başka kentlerdeki arkadaşlarımın izlenimleri de teyit ediyor.  06.12.2007 0:30
 

Şu anda büyük bir sistem değişikliği içerisinde olan ülkemiz sağlık sektörü, reklamlar ve pazarlama safhasında.Bu nedenle kıyaslamalar yanıltıcı olabilir.Ülkemizde kurgulanan sistemde de sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarının kısılması ve piyasa şartlarına açılması amaçlanmaktadır. Tıpkı İngiltere de olduğu gibi.Ama aramızda bir fark var onların kişi başı milli geliri ile bizimkisi ve sahip oldukları sağlık göstergeleri kıyaslanamaz bile.Bu nedenle ülkemizde şu anda yaşanan reklamlar sonucunda karşılaşacağımız tablo İngiltere'den çok daha vahim olabilir.Ben sizin örneğinizi ve yazınızı çok önemli buluyorum.Ve teşekkür ediyorum.Özellikle ülkemizin gelecekteki sağlık sistemi adına olan endişelerimi örneklendirdiğiniz için.Ailenize ve size sağlıklı günler diliyorum

tijence 
 12.11.2007 0:43
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum. Son yıllarda sigortalı çalışanların-emekli sandığı, ssk ve bağkur- özel sağlık kurumlarından da yararlanabilmesinin rahatlığını -tüm sakıncaları ve suistimale açık yönlerine rağmen- yaşayan birisi olarak İngiltere'deki durumu çok yadırgadığım için paylaştım. Umarım herşey daha güzel olur.  06.12.2007 0:32
 

Selamlar İki ülkedeki sağlık sektörlerinin mukayesesi gerçekten ilginçti. mevcut uygulama doğrultusunda kendimizi bir nebze şanslı hissedebiliriz anlaşılan. Sadece kontrol anlamında bir tahlil olmakla birlikte biz Değerli büyüğümüze geçmiş olsun diyoruz. En kalbi duygularla değerli ailenize sağlık ve esenlikler dilerim. Bütün güzellikler sizlerle olsun. Selametle kalın. Eyüp Karataş.

ahmet can 
 11.11.2007 14:42
Cevap :
Haklısın kardeşim kıymetini bilmemiz gerek. Görüşmek dileğiyle.  11.11.2007 15:23
 

UK'ten dönmek üzere iken ben de bir rahatsızlık geçirmiştim. Bulunduğum yerdeki mahalli klinikler değil tedavi Dr'lar görmeyi bile reddettiler ki kayıtlı olmayanlardan talep edilen yüksek ücreti ödemeye razıydım. Epeyce uğraştıktan sonra bir hastahanenin aciline girmeyi başarıp, 2 gün sonrasına uçacak hale geldim, ve şükür dedim.

Emef 
 11.11.2007 13:40
Cevap :
Geçmiş olsun. Gerçekten ilginç olan yönü bu hususun İngiliz basının da pek de gündeme gelmemesi. Katkınıza teşekkürler.  11.11.2007 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 2714
Kayıt tarihi
: 15.07.06
 
 

1961 yılında Çorum’un Osmancık ilçesinde dünyaya geldim. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster