Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '13

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
6091
 

Şakralar -1

Sanskritçe de ‘’şakra’’ kelimesi tekerlek anlamına gelmektedir. İnsan bedeninde hızla dönen tekerleklere benzeyen enerji merkezleri vardır ve bunlar ŞAKRA olarak adlandırılmışlardır.

Yaşamımızdaki herşey gibi şakralarda ses, ışık ve renklerle ilşkilidir.

Şifa, şakraların uyum içinde çalışmasını ve dengeli bir hale gelmesini ve

daha sonra da yaradılışı ve sizin bu yaradılış içindeki amacınızı anlamayı sağlar.

Zamanın değişim ve mutasyon mekanizması içinde sürekli hareket halindedirler.


Kundalini(Yaşam Enerjisi)

Şakranın insan bedeninde bir enerji merkezi/düğüm noktası olduğu hemen hemen tüm spiritiüel öğretiler de vardır. Bu spiritüel öğretiler arasında değişik yoga metodları, Hinduism ve onunla ilişkili bazı doğu kültürlerini ve New Age akımının bazı bölümlerini sayabiliriz.

Bu kelime Sanskritçe de ki ‘’cakra’’ kelimesinden gelir. Anlamı da tekerlek veya daire olarak tercüme edilebilir. Bazen de ‘’yaşam tekerleği’’ denir.

Yedi temel şakranın omuriliğin alt ucundan başlayıp yukarıya doğru sıralandıkları söylenir. Her bir şakranın belirli bir rengi, özel fonksiyonları vardır, her biri şuurun bir yönünü yansıtırlar, klasik bir elementleri ve diğer belirleyici özellikleri vardır.

Şakraların Fizik bedene canlılık verdikleri ve insan tabiatının hem fiziksel ve hem de zihinsel yönlerinin birbirleri ile iletişiminde odak noktası oldukları belirtilir. Şakraların, yaşam enerjisinin (doğu kültürlerinde bu enerjiye prana deniyor) merkezleri olduğu ve bu enerjininde nadi adı verilen kanallarda hareket ettiği söylenir.

Mistisizimde bir nadi (çoğulu nadis) yaşam enerjisinin içinde aktığı ve sonunda şakralara bağlandığı bir kanaldır. En belli başlı kanallar Shushuman, Ida ve Pingala dır.

Nadi denilen bu kanallar Sanskritçe de prana, Çin öğretilerinde ise ‘’chi’’ denilen yaşam enerjisini taşırlar. Buna ilaveten beşduyu ötesi algılama (altıncı his gibi) gibi fonksiyonları da vardır. Hem empatik (başkalarının duygu, düşünce ve davranışlarını anlamak)hemde içgüdüsel reaksiyonlarımızda rol oynarlar. Bu kanalların sadece deriye kadar uzandıkları söylensede bedeni çevreleyen aura nın dış sınırına kadar ulaştıkları belirtilir.

Ida ve Pingala kanalları beynin iki yarısını temsil ederler. Pingala dışa dönüktür, yani güneş kanalıdır ve beynin sol tarafı ile ilgilidir. Ida ise içe dönüktür, ay kanalıdır ve beynin sağ tarafı ile ilgilidir.

Her iki kanalda nefes egzersizleri ile uyarılabilir. Sağ ve sol burun deliklerinden dönüşümlü olarak nefes alınarak beynin sağ ve sol bölgeleri uyarılır. Nadi kelimeside sanskritçe den gelir ve kanal, akıntı veya akış demektir.

Geleneksel Çin tıbbı da insan bedeninin bir enerji sistemi olduğunu ve yukarıda bahsedilen modele uygun olduğunu belirtir.

NOT: Ahmed Hulusi, Bilincin Arınışı ‘’Adem’in Dünyası’’ bölümü konusu, sayfa 38.... ‘’.. Cinsel yaşamla birlikte Adem ve Havva da kendi cinsiyetlerini fark etme , edep yerlerini örtme ve kendileirni beden olarak kabullenme vehmi güçlendi.

Seksin, kişide kendini beden olarak hissetme halini nasıl meydana getirdiğini anlayabilmek için bazı eski kaynaklara bakmak gerekir.

Bu eski kaynaklara göre insan vücudunda yedi şakra vardır. Başdan vücudun alt kısımlarına, kuyruk sokumuna doğru sıralanmış yedi şakra... Yani yedi enerji merkezi mevcuttur. Bu yedi enerji merkezinin yedinciside kuyruk sokumuna yakın bir noktada...

Bu enerji merkezinin harekete geçmesi kişideki seks duygusunu ve kendini beden kabul etme duygusunu kuvvetlendirir ve bunun neticesinde de ‘’Ruhani güçlerini’’ maneviyata yönelme duygusunu kaybetme sonucunu meydana getirir. Özellikle anal seksin yasaklanmasının gerçek sebebi de budur.’’

New Age akımı batı dünyasında şakralara olan ilgiyi arttırmıştır. Pek çok kişi şakraların konumları ve rolleri ile endokrin sistemindeki hormonların ve salgı bezlerinin benzerliği olduğunu düşünmektedir. New age akımını kabul edenler yukarıda bahsedilen ana şakraların haricinde de şakralar olduğunu söylemektedir. Buna örnek olarak kulak şakralarını verebiliriz.

Eski Hint öğretilerinde şakralar Brahmandan gelen şuurun ortaya çıkış yerleri olarak düşünülmüş. Ruhaniyetten gelen bir enerjinin yavaş yavaş yoğunlaşarak belirli şakra seviyelerini oluşturduğu ve nihayet Muladhara denilen en alttaki şakrada sonlandığı belirtilmiştir. Muladhara denilen bu an alttaki şakra anusa yakın bir noktada yer alır en büyük bedensel zevkler, ihtiras ve tutkuların bulunduğu yerdir.

Eski bir felsefe akımına (Samkhya felsefesi) göre bu en alt şakra maddesel varoluşun metafizik tabanıdır. Bu şakra spiritüel enerjiyi çeker ve enerjinin fiziksel bir şekilde varolduğunu varsaymasına sebep olur. Bu bir elektrik akımındaki şeklin gelişmesi için gerekli potansiyeli sağlayan negativ bir kutup gibidir.

Bu şakranın içinde harekete geçirilmeyi bekleyen büyük bir spiritüel potansiyel vardır. Bu potansiyel esas geldiği orijine, kaynağa yükselmeyi beklemektedir.

Muladhara dan üç ana kanal çıkar. Fiziksel işlemlerden üreme ve dışkılama ile ilgilidir, ayrıca çeşitli korku ve suçluluk kompleksleride bununla ilintilidir. Bir insanın potansiyel karması burada fiziksel olarak belirlenmiştir.

Bu şakranın rengi kırmızıdır ve elementi topraktır.

Batı daki Kabala inanışında olduğu gibi burada da ilk başlangıçta serbest olan ve Kundalini denilen yaşam enerjisi sarmal bir şekilde uykudadır. Tantric yoganın hedefi de bu enerjiyi harekete geçirmek ve onu oradan kaldırıp gitgide daha da latifleşen şakralar arasından geçirerek başın tepe noktasında ki şakraya ulaştırmak ve tanrı ile birleşmeyi sağlamaktır.

Sahasrara denilen tepe şakrası da başın en tepe noktasında yer alır. 1000 tane yaprağı vardır ve bunlar 20 tabaka halinde yerleştirilmişlerdir. Çoğunlukla bin yapraklı lotus çiçeği olarak anılır. Sistemdeki en latif şakradır ve saf şuurla ilgilidir. Ayrıca diğer bütün şakraların çıkışıda buradandır. Şayet bir yogi enerjisini bu noktaya kadar yükseltebilirse tanrı ile birliği yaşar..

7 şakranın ölümsüz insanın veya ruhun tek olan şuurunun dünya yaşamını yönetmek üzere ne şekilde bölündüğünü gösterdiği söylenir. (beden/içgüdüler/yaşam için gereken enerji/derin duygular/ iletişim/yaşamla ilgili genel bir bakış/tanrı ile temas) . Şakralar spiritüel latifliğin değişik seviyelerine yerleştirilmişlerdir. En tepede Sahrara, yani saf şuurla ilgili olan şakra ve en alttada madde ile ilgili olan Muladhara yer alır ve şuurun en yoğunlaşmış hali olarak görülür.

 

Devam edecek...

 

Ahmed F. Yüksel

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şakralar da, son zamanlarda daha fazla önemsenen bir konu oldu. Ben bu denli önemli olduğunu düşünememiştim doğrusu. En ilginç Bölüm ise Değerli Yazar Ahmed HULUSİ' nin kitabından yapılan alıntı. Sırf bu bilgi için bile olsa, bu yazıyı okumadan geçmeyin!!! Hiç akla gelmeyen bu yasağın sebebine, Şaşıracaksınız.

Yunus Emre Başbuğ 
 12.04.2014 15:59
 

şakraları açtık... bekliyoruz...

SAYKO 
 29.09.2013 11:51
 

Meşhur 7 rakamı şakraların sayısında da karşımıza çıkmış oluyor. Fakat en en en önemli kısım bence, yazıda geçen Sayın Ahmed HULUSİ'den alınan bölüm.. Her yasağın bir açıklaması var olduğunu tekrar anlamış oldum. Sistemi okumak da bu olsa gerek..

Ümit Oltu 
 01.05.2013 23:46
 

Cok güzel ve bilmemiz gereken konular. Yeni bölümlerini sabırsızlıkla bekliyoruz.

Volkan Tolga 
 19.02.2013 11:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1989
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10230
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster