Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

15 Aralık '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
77
 

Saksılar Değişecek

Kışın başında, bir kaç günlük bahar getiren güneşin verdiği enerjiyle saksıların topraklarını değiştiriyorum. Bitkilerin dibindeki kök zamanla bulunduğu kabın şeklinde gelişiyor. Köklere yapışan toprak kare şekilde çıkıyor saksıdan. Demek ki tüm canlılar yaşadıkları kaba göre şekilleniyor. Aynı insanlar gibi.

 

Kumkat ve limon ağacının üzerinde bulunan çiçek ve meyvelere güzel şeyler söylüyorum, şefkat ve sevgiyle ve de çocuk dilinde. İşlerimi biraz hafifletince ikizlerden birinin yaptığı yorgunluk kahve molasında kalem ve kağıt kendini hatırlatıyor "Ya biz" diye. Güneş, mavinin ve turuncunun üzerine vurunca, umut kestiğim yaşamak ya da yorgunluktan-bezginlikten gelen kötü düşünceler karışıp gidiyorlar temiz havayla birlikte. Yeni hevesler doluyor ortama ve ruhuma. Sayılı sayıda içtiğim sigaradan bir kez daha soğuyorum ama bırakma düşüncesi hiç yok kafamda. Daha geçen hafta "Hayat bir hapishane" diyerek uyanmıştım oysa.

 

Kapalı, karanlık bir hava hiç aralık vermeden yağıyor yağmur.

Yüreğimde keman çalıyor hüzünlerim... diye devam etmişti kelimelerim. Yarım kalan yazılar gibi tamamlanmayı bekliyorlar. Zamanı gelince tamamlanacaklar biliyorum onun için telaş da yok.

 

Güzel dilek ve dualarla anılıyor tüm sevdiklerim bir kahve içimi sürede. Sonra herkes nasiplensin diye sessiz konuşmalar. Herkese, bize, bizden sonra geleceklere, onların bile bilmediği güzelliklerle ve yeşilliklerle dolu  severek ve gülerek geçirilen yaşamlar diliyorum. Bir sigara daha yanıyor, diğeri yarım kalmamıştı ama yetmedi işte. Gönlüm iki dağ arasında gözlerim yaptığım işte, fotoğraf çekiyorum gönlümün gördüğünü uzakta olanım da görsün diye.

 

Kovada ilaçlı su, etrafında eskimiş çamaşır ve tişörtler son vazifelerini yapıp gidecekler çöp kutusuna. Her şeyin bir son kullanma görevi var. Begonvil yeniden mora vermiş gönlünü yeniden açmalara durmuşlar. İkizler burcunun havayla olan bağı güneşi görünce şaha kalkmış at gibi. Kalemin, uzun süre dinlenmeden sonra anlatacak çok şeyi var gibi. Kovadaki su ve işlem bir süre bekleyebilir. Yaradanıma bir kaç dilek iletiyorum tutulmasını istediğim şekilde.

 

Evde tamir edilmesi gereken ne varsa elden geçti. Azalmak lazım diyorum telefon açan en büyük kızıma "Sen zaten her şeyi azaltıyorsun bildiğimden beri, bana yeni şeyler söyle" diyor. Azalmak lazım, küçülmek, hayatı alt etmenin en kolay yolu bu bana göre. Kapı çalıyor, komşumun kızı bir tabak dolusu küçük pan kekler getirmiş. Hala sıcağı üzerinde bir kase sütlaçla yolluyorum onu da. On-line eğitimin sonunda 13:00 le 16:00 arasındaki Çocukların Sokağa Çıkma saatlerinde kızlarla yürüyüş planı yapıyorum. Bu iznin büyük bölümü ders saatlerine denk geliyor. Bu izni kim böyle uygulamaya koydu acaba?  

 

Ayaklarıma vuran Aralık güneşi vücudumda birikmiş ağrılara da yol veriyor. Aynı saksının şeklini alan kökler gibiyiz. Şartlarla şekilleniyor tüm canlılar da. Her şart ve koşulda her açıdan sağlık, bolluk-bereket, güç-kuvvet diliyorum dünyadaki herkese. Bu dünyanın varlıkları, öbür dünyaya gidecek bütün maddeler aynı defterde temize çekiliyor usulca ve sessizce. Yaşayanlar, ölenler ve tarafımdan ölü sınıfına sokulanlar özenle yerlerini alıyorlar tozları alındıktan sonra.

 

Evet, ölü sınıfına sokuyorsun önceden çok sevdiğin bazı karakterleri. "İnsanın tavrı bozuk para gibi olmalıdır. Her iki tarafı net ve düz" demişti IP MAN filmindeki hoca. Net ve düz en sevdiğim karakterler oldu her zaman. Temizlik güzel şey, hava aldırıyor hem beynine hem ruhuna. Ayarında dozlarda yaşama çabası, içinde bulunduğumuz saksıların el verdiği ölçüde. Bir virüsün, bütün dünyanın ayaklarını aynı çorabın içine sığdırmaya çalışması hepimizi çok yordu. Her açıdan en az zararla nasıl kurtuluruz acabanın değişik çabalarını sergiliyoruz becerebildiğimiz kadarıyla.

 

Güneş, sağlıkla nefes alabilmek hiç olmadığı kadar tam anlamını buldurdu yaşadığımız zamanda. Kamyon çarpmışa döndü tüm inandıklarımız, bildiklerimiz, uyguladıklarımız... Yarın yağmur gelecek diyor hava durumu, güneşe bakıyorum hayır diyor. Yarın olsun göreceğiz havanın rengini de kokusunu da...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Kevser hanım, rahatlatan, huzur veren bu yazınızdan ötürü kutluyorum. Diğer taraftan saksının dışına taşmış topraktaki damlaların doğada katledilen ağaçların ve erozyona maruz topraklarımızın göz yaşlarını görüyorum. Mahkeme kararlarına ve halkın tepkisine rağmen, ağaç ve torak katliamı sürüyor. Altın madenlerine, taş ocaklarına teslim edilen doğal zenginliklerimizin ahını işitiyorum. Saygı/sevgi ve selamlarımla. Refik

Refik Başdere 
 18.12.2020 14:17
Cevap :
Çok haklısınız ama bunun tüm halkın çabasıyla önüne geçilebilir. Ekmeyi bırakın hep kesmekten yana cahil bir zihniyetin var olduğu yerde bu sorunlar hep yaşanacaktır. Sağlıkla kalın çok teşekkür ediyorum  27.01.2021 22:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 356
Toplam yorum
: 1581
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 872
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster