Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '07

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
1784
 

Saldırganlık

Saldırganlık
 

Başta Freud olmak üzere bazı kuramcılara göre saldırganlık, doğuştan varolduğu kabul edilen bir dürtüdür. Hümanist yaklaşımın öncüleri ise (Maslow, Rogers, Kholberg..)insanların tertemiz doğduğunu ve bu tür zararlı dürtülerin, çeşitli temel ihtiyaçları karşılanmadığı için insanlarda tepki olarak oluştuğunu savunmaktadırlar. Siz hangisine katılırsınız bilmem ama saldırganlığın özellikle son yıllarda, yaşı küçük bireyler arasında artış göstermesi oldukça korkutucu insanlık adına.

Saldırganlığın güçlenmesi çocukların kendine veya çevresine zarar vermesiyle sonuçlanabilir. Çevrenin olumsuz tutumları veya çocuğun isteklerinin sürekli engellenmesi;baskı altında tutulması veya tamamen serbest bırakılması;çocuğa yöneltilen saldırgan tutumlar çocukta saldırganlığın oluşmasına ya da güçlenmesine neden olabilir.Bazen çocuk saldırganlığı kendisine yönelterek tırnak yeme, saç koparma, kendi kendini yaralama gibi davranış bozuklukları gösterebilir.Dışa yönelik saldırganlıkta ise çocuk;eşyalara zarar verme, oyuncaklarını kırma, çevresindekilere bağırma, vurma, itme, tekmeleme, ısırma gibi davranışlar gösterebilir.

-Bu konuda anne babalar kesinlikle çocuklarına saldırganlık örneği oluşturmamalı, iyi birer model olmalıdır.

-Çocuğun gösterdiği saldırgan davranışlara anlayış gösterilmemeli yani bu şekilde isteklerinin yerine getirilmeyeceği anlatılmalıdır.

-Bu çocukların enerjileri;toplum kurallarına uygun olan yararlı etkinliklere yönlendirilmelidir.(sporla ilgili etkinlikler, drama, oyun hamuruyla oynamak gibi...)

-Dayakla cezalandırmak saldırgan davranışın o an için ortadan kalkmasını sağlasa da çocuğun düşmanca hisler duymasına neden olacağından daha sonra, daha şiddetli bir biçimde ortaya çıkmasına sebep olur.

-Çocuğa yaşının kaldırabileceği düzeyde çeşitli sorumluluklar verilip, olumlu davranışları ödüllendirilmelidir.

-Çocuk, grup etkinliklerine özendirilmelidir.Grupta bir şey başarması, arkadaşları tarafından kabul görmesini sağlayacağından, bunu korumak için saldırgan davranışlardan vazgeçmeyi isteyebilir.

-Televizyon izlerken çocukalrın şiddet manzaralı haberleri, filmleri izlememesine dikkat etmeliyiz.Ancak günümüzde bu pek mümkün olamıyor yazık ki...En azından çocukla bu konuda konuşun, ona gördüklerinin ne hissettirdiğini, sizin için ve toplum için ne kadar zararlı davranışlar olduğunu, onun da fikirlerini alarak paylaşın...

ŞİDDETSİZ, DÜŞÜNÜP KONUŞAN, HAKKINI SOPALARLA DEĞİL AKLI VE YÜREĞİYLE ARAYAN TOPLUMLARA...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

canahmet bence kişisel görüşünü kaide gibi sunmuşsun. küçükken sevgi görmeyen fakat o görmediği sevgiyi başkalarına vermek için can atan insanlar var.

mahalle baskıcısı 
 20.03.2007 18:16
 

'Rus kadınları' başlıklı yazımı okumanızı isterdim. Şiddetin kökenleri hakkında ipucu vermeye çalıştım.

Aygün 
 20.03.2007 17:41
 

Sizlerinde çok iyi bildiği gibi, suç işleyen çocuklar, genellikle ya parçalanmış ailelerden, ya da doğumundan itibaren gereken ilgi ve şefkati görmeyen çok çocuklu ailelerden çıkmaktadır. İtilen, ezilen ve hırpalanan çocuklar, hem kendileri ile kavgalı hem de toplumla sorunlu olabilmektedirler. Özetle; hiç kimse kendisinde olmayan sevgi ve şefkat değerlerini karşısındakine verememektedir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 19.03.2007 15:21
Cevap :
Değerli yorumunuz ve en önemlisi kattıklarınız için teşekkürler...Dileyelim ki her çocuk sevgi dolu ailelerde yetişsin:))Sevgi ve saygılar!!  19.03.2007 21:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 74
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 4415
Kayıt tarihi
: 04.03.07
 
 

Yazmak sadece bilgi paylaşımı değil benim için.Yazmak, öğrenmek,unuttuklarımı hatırlamak,bilmediğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster