Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '08

 
Kategori
Çocuk Sağlığı
Okunma Sayısı
2186
 

Salkım salkım memeleri de olsa çocuk onlar daha!!!

Salkım salkım memeleri de olsa çocuk onlar daha!!!
 

ozlemceleme


Kırışmış elleriyle diri ve dimdik gögüsleri mılcıklarken ağzından sular akıtan gözünü yalnızca sehvetini söndürmek için karartmış pedolar, yaşlı ve yorgun bedenlerini taze tenlerde diriltmek umuduyla o körpe bedenlerde saklı henüz vücutları kadar olgunluğa erişmemiş ham ruhların umutlarını kırdıklarının farkındalar mıdır sizce de? Hangi yeni yetme bir genç kızın rüyalarını süsler ki buruşmuş bir beden ile kendi isteği ile sevişmek. Gerçekte o yaşlarda henüz düşlerinde bile yoktur sevişmek, yalnızca aşkla bezenmiştir tüm hayalleri. Herhangi bir maddeye kanarken tüm saflıklarıyla kendileri bile ayırdımında değillerdir rengarenk düşlerini kararttıklarının, ve hatta korumaya bile çalışırlar kimi zaman kendine zarar veren kişileri ya baskı altında ya da inandırılmış saf akıllarıyla, çünkü sömürüldüklerinin bile ayırdımına varamayacak, olayın farklı yönlerini kavrayamacak kadar naif birer çocukturlar onların her biri gögüsleri de olsa.

Yaşını almış tanınan bir yetişkinin bir çocuğa yaptığı iddia edilen cinsel taciz ile çalkalandı bir ara Türkiye geçtiğimiz günlerde. Tartışmalar daha çok kişinin kendisine odaklandığı için olayın asıl özü gölge altında kaldı ve çok az irdelendi kanımca. Kuşkusuz çok önemli kişinin kim olduğu çünkü tanınan kişi olmak demek bazı kesimler tarafından örnek alınmak demek de aynı zamanda. Ama yalnızca kişinin kim olduğuna saplanıp olayı gölgelememek gerekli böyle durumlarda. Ben de sırf bu nedenle beklemeyi tercih ettim kişi biraz gündemden düşsün, olayın sosyo-ekonomik yüzü gün yüzüne çıksın diye. Kişi tanınan bir şahıs olmasından dolayı bu kadar çok ülke gündemini tuttu. Belkide kimbilir bunun gibi ne kadar da çok olaylar yaşanıyordur ülkede.

Evet çeşit çeşit insanlar var ve bazen insan aklı yetmiyor her insanın her davranışının altında yatan nedenleri kavramaya. Nasıl bir aile çocuğunun bir yetişkin tarafından istismar edilmesine göz yumabilir diye düşünmeden edemiyorum ve anlamaya çalışıyorum yalnızca. Demek ki maddi durumu kötü olan ve inanılmaz derecede çaresizlik içinde kıvranan çok yoksul bir aile çocuklarının cinsel istismarına göz yumabiliyor kimi zaman çaresizlikten içinde bulundukları bataklıktan çıkmak umuduyla. Ne kadar acı bir tablo. Bir ülkede bir aile kendi refahı için çocuklarını istismar ettirebilecek duruma gelebiliyorsa, ülke ekonimisinin yöneticeler tarafında ne kadar vahim bir duruma sokulduğunu gösteriyor bu birazda. Işsizliğin, yoksulluğun hat safaya ulaşması, ve insanların hiçbir sosyal güvencesinin olmaması aileyi zorladı belki de çocuğunu kullandırmaya. Aile bu durumda çocuğunun cinsel sömürüsüne ortak olduğu için hem suçlu hem de madur konumda aslında biraz da.

Bir tarafta yardıma ihtiyacı olan işsiz yoksul bir aile sözkonusu diğer tarfta ise bu çıkmazı kendi çıkarı ve cinsel tatmini için kullanan, kendi çevresinde itibarlı ama bir o kadar da insanlıktan yoksun, aciz başka bir insan var. Ortada ise iki taraflı büyükler tarafından istismar edilmiş hırpalanmış gözü yaşlı masum bir çocuk. Ve bu durumun savunuculuğuna soyunan yeri geldiğinde ahlak bekçisi kesilen seyirci konumanda, duruma, kişiye göre tavır takınan, taraflı, ikiyüzlü insanlar. Bu durumdan anlaşılıyor ki kadını eve kapamak kılığına kıyafetine el atmak yersiz, eğer erkek cinsel dürtülerini firenlemeyerek çocuğa bile el atabiliyorsa. Kadını erkekten kaçırmak yerine erkek cinsinin cinsel güdülerini terbiye etmesini ögretmek gerekli aslında. Okullarda gençlere verilecek cinsel gelişimleriyle ilgili eğitimin ve bilginin önemi de çıkıyor burda ortaya.

Eğer adli tıp kurumu cinsel tacize uğramış küçük bir çocuğun ruhsal sağlığının bozulmadığına dair ısmarlama rapor diyorum çünkü çocuk psikoloğu bile yok bu heyette, hazırlayarak suçluların aklanmasına katkıda bulunuyorlarsa, hakimler böyle saçma bir raporun verilerine dayandırarak tahliye kararı alıyorsa bu da sorunun boyutlarının ne kadar da vahim oluduğunu gözler önüne seriyor. Bu tür olayların yaşandığı bir ülkede hak, hukuk değil de parası, itibarı, ve gücü olanın borusunun öttügünü gösteriyor bu. Bu skandal ise hukuksal başka bir boyut olayda. Yaşanan olay her boyutuyla ayrı önem taşıyor ve ayrıca teker teker irdelenmesi gereken konular.

Ergin olmadan zorla kadın edilen, yetişkinler tarafından kolaylıkla yönlendirilen ve kullanılabılen edilgen kişilikler, çocuklar. Insanın insanlığının sınandığı çok hassas bir konu çocuk sömürüsü, cinsel istismarı ve çok ciddi bir evrensel sorun aslında tüm boyutlarıyla her çağda ve mekanda.

Eğer aileler dahi içinde bulundukları durumdan dolayı çocuklarının sömürüsüne katkıda bulunabiliyorsa çocukları kim koruyacak peki diye düşünüyor insan haliyle. Insanların eşitliğine dayanan çağdaş yasalarla yönetilen gelişmiş ülkelerde, çocuk ailelere ait değildir ve içinde yaşadığı toplumun parçasıdır aynı zamanda mantığıyla yasalarla, çocuk sömürüsü suç kabul edilmiş ve çocuğun ruhsal gelişimi güvence altına alınmıştır. Ayrıca her duyarlı bireyin de görevi çocuk istismarını önleyici tedbirler almak. Gerektiğinde çocukları korumakla yükümlü olan kurumları harekete geçirmekle yükümlü her insan ve bu bilinçle hareket eder duyarlı bireyler. Gerektiğinde eğer herhangi bir aile çocuğunu istismar ediyorsa ya da cinsel sömürüsüne göz yumuyorsa, çocuğu ailenin elinden alarak daha güvenilir ortamlar olduğu varsayılan çocuk esirgeme kurumlarında 21 yaşina kadar barındırmak ve eğitim olanağı sunmakla yükümlü devlet. Bu Avrupa birliği ülkelerinde geçerli bir uygulama. Herhangi bir yetişkinin, ergin olmamış biolojik erginlikten söz edilmiyor burda (adet olması, göğüslerinin çıkması gibi), ruhsal gelişimini tamamlamamış aklı yeterince olgunluğa erişmemiş (18 yaş sınırından söz ediliyor) olan çocuklarla zorla cinsel ilişkiye girmeleri suç olarak kabul ediliyor. Çocuklara cinsel iliskiye zorlayarak ya da kandırarak istismar eden yetişkinler cezalandırılıyor ve zorunlu tedaviye tabi tutulurlar. Suçluları topluma yeniden kazandırabilmek adına yapılan bir uygulama bu. Tedavi görmeden öyle elini kolunu sallayarak toplum içinde dolaşmasına izin verilmez. Hem başka çocukların da bu kişiler tarafından cinsel istismara mağruz kalmayacaklarının garantisini kim verebilir ki?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir kadın ve bir anne olarak bunu gündemden düşürmemeliyiz. Çünki kadınlığa yapılmış en büyük hakaret ve silikleştirmedir. Bizler kendimize ve bedenlerimize sahip çıkmalıyız. Sapık emellerin mezesi olammalıyız. Görüldüğü gibi adalet sistemimizde bizi aşağılıyor. Öyle ise bizler her daim gündemdetutmalıyız bu olayı. Ta ki bu ve bunun gibi kişiler gerçek suçlarını çekene ve layık oldukları muameleyi görene kadar. Sizinde böyle bir oalyı gündemde tutmak istemeniz beni cidden memnun etti. Bizler tek tek bireyler bu işin üstesinden gelebiliriz. Buna inancım büyük benim. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Saygılarımla.

Güher 
 25.11.2008 10:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 758
Kayıt tarihi
: 23.01.08
 
 

Aralık 1979'da bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Avanos'ta dünyaya geldim. Egitimciyim ve suanda H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster