Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
82
 

Samanlıkta iğne & Yanaklarına dokundu Kızın - 3. Bölüm

Samanlıkta iğne & Yanaklarına dokundu Kızın - 3. Bölüm
 

Samanlıkta iğnemizi aramaya devam ediyoruz;

Daha önceki iki buluşmamızda eski sevgi ve aşkların artık yaşanmamasını ve neleri eksik yaptığımızı, ayrıca sevgiye olan ihtiyacımızı biraz dilek getirmiştik. Son sözümüzde de doğru kişi olarak hissettiğimiz insanlara toplum korkusu ile nasıl kendimizi ifade edemediğimizi ve istememiz halinde bunu yenebileceğimizi konuştuk. Hadi yolculuğa tamam ama tüm saflığımızla, kendimize dahi söyleyemediğimiz gerçekleri yukarı çekip kurtulmaya çalışalım.

Dikkat ederseniz çevremizde kendini tam olarak ifade edebilen insan sayısı azdır, bunu söyleyince hemen iş yerinizde veya diğer sosyal çevrenizde rahatça kendini ifade edebilen bir kaç insan aklımıza gelmiştir ve genellikle hepimiz en az bir kere "keşke" demişizdir. Yapılan araştırmalarda bu çekingenliğin genel kaynağının reddedilme korkusu olduğu belirtiliyor. Peki eskiler nasıl yapıyordu bunu.

Kimi elindeki mendili yere atarak, kimi yıldırım gibi bir bakışla, kimi küçük bir kağıda yazarak, kimi bizim de çocukluğumuzda yaptığımız gibi önce ayna ile gözüne ışık tutup ardından pastanelerde limonata içmeye davet ederek. Hepsinde de bir saflık ve çocukluk var peki şimdi öyle mi, bir çok insan artık birebir iletişim kuramadığı için akıllı telefondaki uygulamaları veya internet üzerindeki siteleri kullanıyor. Bence doğal değil, kabul ediyorum bu şekilde çok başarılı olanlar da olabilir ama bana yine de aşkın doğasına aykırı geliyor. Peki söylediğimi şöyle örnekleyeyim, kız sevgilisinden ağır bir darbe ile ayrılmıştır, çocuk yıllardır doğru insanı aramıştır ama çekingen, kız çocuğu bir düğünde görür, gülümseme ve mimiklerle çocuğa kendini belli eder, bakar ki hareket yok kendi gider arkadaş olmak istediğini söyler, bak sen şu özgüvene. Görüşürler ve hoşlanırlar birbirlerinden ama yine çocuk tutkun, suskun, en sonunda kız cesaretini toplar ve çocuğa evlenme teklif eder. Bu insanlar tanıdığım en mutlu çiftlerden biri. Yani kız veya erkek, kenifdimizi doğru ifade etmeliyiz. Peki etmedik... Çok sevdiğim bir kız arkadaşım vardı, çok güzel ve akıllı bir kızdı, bir gün hayatına uzun zamandır kimsenin girmediğini fark ettim ve sordum kendisine neden, ne söyledi sizce.

Kimse gelip bir şey sormuyor ki, beni öyle bir gözle görüyorlar ki sanki kesin erkek arkadaşım varmışçasına herkes uzak duruyor. Bakın ulaşılmaz imkansız diye gördüğünüz bir insan aslında belki de sizi bekliyor ama siz uzaktan uzağa bakıp duruyorsunuz olabilirsiniz.

Tamam kendimizi de ifade ettik ve bir insanla ilişkimiz başladı, yine şu anda yapılan en büyük hata yapılıyor genellikle. Yalan. Dürüst olun, yapmacık olmayın, nasıl bir insansanız öyle gözükmeye çalışın, aç gözlü olmayın yani elde ettikten sonra hemen gözünüz çevreye kaymasın, eğer bir gelecek görmüyorsanız sadece vakit geçirmek için bir insanla olmayın. Aslında sizin için yaradılmış ki ben her insan için yer yüzüne bir eş gönderildiğini düşünüyorum, bazıları hayat boyu yanlış insanlara vakit harcıyorlar, doğru insanı gözden kaçırıyor olabilirsiniz.

Sadece birileri hayatınızda olsun diye bir insanı hayatınızda da tutmayın kendinize ve karşınızdakine büyük haksızlık, o ilişkiden ne istediğinizi düşünün ve bunu karşınızdaki insana belli edin, karşınızdaki insanın gururunu sakın ama sakın kırmayın ki ben eden bulur düşüncesindeyim. peki o kadar saydık yapmayın etmeyin, ne yapalım mı... Söylediğim gibi öncelikle dürüst olun, sevginizi belli edin, geçmişte ne yaşadığınızın hiç önemi yok güvenin,  sürprizler yapın, zor durumda yanında olun, öncelikle sadece iyi bir arkadaş olmaya çalışın, geleneksel hediyeler alın, kadın veya erkek bol bol çiçek gönderin, empati yapın bir çok durumda kendinizi onun yerine koyun, hep gülümseyin, telefonda dahi gülümseyerek konuşmanız karşı tarafı rahatlatır, özel olduğunu hissettirin. Hepsini yaptık yine haksızlığa mı uğradık, vakit geçirmeden o insandan uzaklaşın, ama ne yaparsanız yapın doğru aşkı aramaktan yorulmayın. Emin olun sizi hak eden birileri şu an çevrenizde bir yerde.

Bizler sevgilere muhtaç varlıklarız, kendinizi sevmekten ve sevilmekten alı koymamanız dileğiyle, umarım konuşmalarımız, konuşmalarımız diyorum çünkü yazılanları okurken içinde sizden bir kaç parça olduğunu hissettiğinizi düşünüyorum, evet konuşmalarımız azda olsa bakış açınızı değiştirmiştir. Lütfen sizde var ise sevdiğiniz insanın yanaklarına dokunup "seni hem bundan hem bundan seviyorum" diyerek güzel gülüşünüzü ona gösterin...

Selam ve sevgiyle

Bu arada yorum ve eleştirilerinizi de bekliyorum. Ayrıca yazı dizisini istediğiniz sanal ve/veya sosyal ortamda paylaşabilirsiniz.

twitter:dincerozden

 ınstagram: dincer.ozden

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1685
Kayıt tarihi
: 13.07.13
 
 

İstanbul doğumluyum ve bu Şehri çok seviyorum. Finans Sektöründe çalışıyorum. Sinema, kitap, spor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster