Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
3086
 

Samime Sanay, Nerdesin?

Samime Sanay, Nerdesin?
 

Son zamanlarda birbirinden güzel CD'ler sürülüyor piyasaya. Eski kayıtların elden geçirilip daha pürüzsüzleştirilmiş halleri basılıyor. Muazzez Abacı'nı Felek albümü gibi daha yeni tarihliler de var bunlar arasında, Nesrin Sipahi'nin, Belkıs Özener'in daha eski çalışmaları da.

Bekliyorum ama henüz Samime Sanay'ın bir kaydı, bunlar gibi elden geçirilip yayınlanmadı. Gerçi "Hoşgeldin Aşk" isimli çoksesli bir çalışması vitrinlerde yerini aldı son olarak ama Beni Hatırla, Sevgi Üzerine Sohbet, Yudum Yudum Sevdayım Ben gibi albümleri kasetlerde kaldı gitti.

Ne safmışım, Sevgi Üzerine Sohbet'i cd olarak bulmuştum vakti zamanında ama daha cd çalarım bile olmadığı için almamıştım. Cd'ler nasıl olsa satılır diyordum ama nerede yaşadığımı unutmuşum elbette. Amazon'a baktığımda Mary Hopkin'in, James Last'ın, Abba'nın hemen bütün albümlerini buluyorum ama bizim eskilerimizi aradığımda hiçbir yerde yok. Oysa bir Ayça ve Elma Şekerleri'nin Küçük Kız'ını, Rana & Selçuk Alagöz'ün bütün şarkılarını bulmayı isterdim ya da Serap Mutlu Akbulut'un albümlerini.

Neyse şimdi eskimiş kasetimi koydum sete, dinliyorum. "Böyle mi esecekti son günümde bu rüzgar? / Bütün kuşlar vefasız , mevsim artık sonbahar" diyor Sanay. Beni Hatırla ile başlayan çok sesli müzik macerasını bu albümde de devam ettirmiş, ilahem olmuştu, halen de öyledir. Nükhet Duru'nun O'nunla girdiği polemik hâlâ aklımdadır, Bir İlkbahar Sabahı'nı kimin daha güzel söylediği üzerine. (Duru'yu çok severim ama görünen köy kılavuz istemez. Onun yorumu pek parlak değildi ve tutulmadı da)... Sevgi Üzerine Sohbet'te yıldız yine Beni Hatırla'da olduğu gibi bir Erdoğan Berker bestesi olan (Allah rahmet eylesin) Bir İlkbahar Sabahı'ydı. Ama benim en çok sevdiğim, daha 11-12 yaşında bir çocuk olarak eczanede çalıştığım zamanlarda parkın oradaki plakçının bol bol çaldığı Senede Bir Gün idi. Girişte hani neredeyse kuartet misali çalınan ney, kanun, kemençe ve ud için yapılan düzenleme, arkasından timpaninin de kullanıldığı asıl melodi bölümü beni mest ederdi, hâlâ da eder. Sonra Zeki Müren bestesi Bir Gönül Hikâyesi'ni, Böyle Mi Esecekti'yi, Sitem'i sevdim. Berbat olan kimya dersim için annemin iş arkadaşlarından Hamdi Bey'in evine gittiğimde bu plağı koyar, Umudum Heyecanım'ı dinletirdi bazen. Ders başlasın istemezdim öyle zamanlarda. (Senin neyine gerek Fen Lisesi? Keşke konservatura filan gitseymişim)!.. <ımg alt="" hspace="0" src="/Images/Blog/BlogResimleri/31032007221555.jpg" align="baseline" border="0">

Sanay 80'lerde parlak satışlar yakalayan albümler yaptı, 90'larda daha az satan ama yine nitelikli albümler yapıp, daha sonra çekiliverdi piyasadan. Evet, Muazzez Abacı gibi çok güçlü bir sesi yoktu ama teknik olarak kesinlikle iyi bir sanatçıydı. (Abacı da olmadık ilişkiler yumağının kurbanı oldu kanımca ve çooook yazık oldu). TRT'nin TRT olduğu zamanlarda oraya seçilip yetişmişti, TSM'nin ruhunu en iyi kavrayanlardan biydi ve bunu daha çağdaş biçimde ortaya koyabilenlerdendi. Bir rivayete göre oğluyla birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra artık Fethiye'den dışarı adım atmaz olmuştu. Geçenlerde okuduğum bir söyleşisindeyse, kendi ağzından Unkapanı'nın vefasızlığından sözediyordu. Yanlış verilen satış rakamları, TSM'nin çoksesli yorumları hazırlanırken, popun da kanun, ud, Türk kemanı gibi sazları kullanmaya başlamasının müzik dinleyicisinin talebini değiştirmesinden... Sırf güzelliği nedeniyle kaset çıkartanların tutulmasından şikayetçiydi biraz da. Tabii işin bir arz-talep sorunu olduğunu da belirtiyordu. Neyse, Google'da aratacak olursanız ayrıntısını okursunuz zaten. Bu arada, ADSL sağlayıcılarımızdan biri müzik portalı açtı; orada da Sanay'ın eski çalışmalarından bir bölümü yer alıyor.

Benim içimi acıtan, şimdi S.Can gibi, Mersoy gibi kişilerin Ayşe Tuna'nın, Serap Mutlu'nun, Samime Sanay'ın, Muazzez Abacı'nın yerini almış olması. Düzeysizliğin, açıkgözlülüğün prim yapmaya başlamış olması. Makamlardan saysa saysa 10 tanesinin ismini sayabilecek, çok daha azını da tanımlayabilecek / tanıyabilecek tiplerin assolist payesine yükseltilmesi, Gökhan Tepe gibilerin M.Nurettin Selçuk eserlerini seslendirme yeterliliğini kendilerinde görebilmeleri. Biz bu zevksizliğe ne zaman mahkum olduk? Bizim beğenilerimiz ne zaman bu kadar yozlaştı? Neden Ayşe Taş gibi çok değerli bir ses hiç albüm çalışması yapmadı? Ne zaman güzel bir yorumu arasak "Aaa, o çok eskidir, bulamazsın." diye karşılanır olduk müzik marketlerde, kasetçilerde?

Utanmadan çıkartılan 12 tane "nostalji" kasedi içinde yer vermediyse, Muazzez Ersoy'a önerimdir, hemmen acilen pek ivedi biçimde bir iki Selahattin Pınar şarkısını yeni kasetine dahil etsin, hele de Gecenin Matemi'ni. Şarkıyı yorum yorum yorsa da olur, nasıl olsa "Kadın ne güzel söylemiş yaaaa!.." diye ayakta alkışlayacak bir sürü insan var!.. Fırsat, bu fırsat!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir kaç gün önce radyoda dinledim, vakit sabahtı .Eşime radyonun kanalını değişmesini rica ettim; çünkü Samime Sanay bana agırlık verir. Aglayacak gibi duran yüzü, sesindeki yavaşlık ...Muazez Abacı ise çok bağırdığını hissetiğim nadir severek dinlediğim bir ses. Müzik piyasasını ellerinde tutan, s.can,e.gündeş,m.ersoy,g.ergen ise tek şarkılıklar.Bu kadar kötü ama revaçta olmalarının tek sebebi var magazin basınını çok iyi beslemeleri, belki aylık falan bağlamışlardır. Mevlana der ki'' kargalar konuşunca bülbüller susar'' ne kadar doğru bir söz değil mi? TRT2 TRT4 günümüz tsm icra eden altın seslerine, geçmişimizden özlemle andığımız altın değerinde ki tsm seslerine programlarında yer vermekte. Bu sesler kargaların susmasını bekliyor. Fazla cd almıyorum, hatta çok az müzik dinliyorum; sebep malum geçmişi özlüyorum. Sizin tsm konulu blog yazılarınızı zevkle okuyorum her nekadar Samime Sanay hanımefendinin sesi konusunda ayrılsak da geçmişin seslerini beraberce özlüyoruz.Esen kalınız

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 04.04.2007 10:14
Cevap :
Bir Meral Uğurlu, bir Melihat Gülses, İnci Çayırlı, Mihriban Sayın, İsmail Ogan ve daha nicesinden sözetmek gerek, haklısınız!.. O apayrı bir yazı konusu olacak ama biraz daha sonra. Olsun, beğeniler farklı olacak elbet. Ne güzel yazmışsınız, elinize sağlık!.. Keşke TRT daha fazla CD çıkartsa, çeşitli konserlerini VCD-DVD olarak yayınlasa.  04.04.2007 12:01
 

nasıl da güzel söyler 'bir ilkbahar sabahı' nı Samime Sanay... Ama öyle bi söyler ki yani yavaş, şarkıyı hiç söyliyemiyecek sanırdım. Bu arada buralar yani İzmir bahar............... :))

derinmavi.. 
 01.04.2007 22:47
Cevap :
Gene de hoş söyler ama!.. Yeni çalışmasında da yer vermiş ama eski yorumu benim daha çok hoşuma gidiyor!.. İzmir'e selam!..  02.04.2007 9:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 2085
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

Bankacılığı bırakıp kendini reel sektörün kollarına atmış bir adamım... Kitaro başta olmak üzere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster