Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1457
 

Samimiyet

Samimiyet
 

Bu kediler de benim "canım" güzel okuyucum. Anladın sen onu!!!


Samimiyet nedir sence güzel okuyucum? Bence ne demek olduğunu paylaşmak için yazdığım bu yazıda onaylamadığın, doğru bulmadığın, farklı bulduğun düşünceleri tüm samimiyetimle tartışmaya hazırım seninle. 

Samimiyet, lafta, sözde herkesin inandığı ve hatta olduğunu iddia ettiği şey aslında. Yani herkes samimi aslında kendi çapında.Gelgelelim; her bireyin samimiyet yaklaşımı, samimiyet algılayış biçimi de kendine özel, kişiye özel bir hal alıyor bu durumda. 

Örneğin bir adam bir kadına "Canım nasılsın?" diye sorduğunda kadın bunu " Bu ne samimiyet canım? Ben senin nerden canın oluyorum densiz, haddini bilmez" diye algılayabiliyor kendi iç dünyasında, kendi algı dünyasında. Ya da tam tersi... 

Kadın adama "Bugün nasılsın canım?" diye sorunca erkeğin iç sesi "Lan bu karı bana asılıyo mu acaba? Fena da gacı değil aslında haaa!" diyebiliyor bu durumda. 

Aynı insani yanılgıya adam da kadında düşebilir kolayca. Eğitim, yaş, sosyal çevre, aile gibi sosyal kişiliğin altyapısını oluşturan tüm değişkenlerimiz ayrı olsa da; en ortak yanımız insan olmamız. Etten kemikten yaratılmış olmamız. 

Her konuda, her zaman olabileceği gibi samimiyet konusunda da, samimiyetin şeklini ve derecesini algılayışta da hataya düşebiliriz. 

Aynen yukarda paylaştığım "Canım nasılsın?" cümlesinin anlaşılmasında düşülen algısal yanılmalarda olduğu gibi... 

Adama ya da kadına "Canım" diye hitap eden biri muhtemelen yolda yürürken, otobüse binerken, pazardan, marketten alışveriş yaparken, sinema gişesinden bilet alırken, restaurantta garsona, gömlek satan adama da "canım" diyordur. 

Nitekim ben de " canım" ifadesini çok sık kullanırım. Tıpkı sana da "Canım okuyucum" dediğim gibi. Bu yüzden karşı cinsten biri kendisine " canım" dediğinde "Karşımdaki bana kur mu yapıyor? acaba" diye düşünen en hafif ifadeyle olsa olsa "Kendine güven fakiri"dir. Ya da kendini kimsenin canı olamayacak kadar samimiyet fukarası görmektedir kendi özbenliğinde. 

Hele de "canım" ifadesini yazılı metinlerde de sıkça kullanıyorsanız benim gibi, yandığınızın resmidir bu. Yazıda konuşma dilinde olduğu gibi, sesinizle vurgu, tonlama, "es" yapamayacağınıza göre "canım"ı nasıl algılayacağı tamamen karşınızdaki kişinin duygu dünyasına, hayal gücüne, dış dünyayı algılayış biçimine kalıyor maaaalesefff! siz hangi niyetle söylemiş olursanız olun "canım"ı. 

Aynı biçimde ben; "tatlım, hayatım, bir tanem, güzelim" gibi kelimeleri de bazen kadınlara bazen de adamlara söylüyorum. 

Bu yaklaşıma göre "Canım şurdan bana bir ekmek verir misin?"dediğim bakkalın kara yağız çırağına da kur mu yapmış oluyorum! sence de güzel okuyucum? Ya da sana " Güzel okuyucum" dediğimde yüzünü bile görmediğim bir kadın okuyucuma asılmış mı oluyorum bile isteye? Benim insani duyarlılığıma sahip olan bir adamın; yani benim böyle bir hataya düşmem mümkün müdür beni tanıdığın kadarıyla sence de güzel okuyucum? 

İnsanların samimiyet derecesini ölçebilmek için yüreğini yerinden çıkarıp elimize alamayacağımıza göre; geriye bir tek algılama çapımız kalıyor. 

Bugünü hepimiz için yapacağımız ortak bir duayla bitirelim öyleyse. Açalım ellerimizi... Kaldıralım göğe doğru şimdi de lütfen... Ve başlayalım duamıza: 

" Yarabbiiii! Beni, bizi, hepimizi, ne dediğimizi anlamayan, ve dahi "Samimiyim" deyip samimiyetin zerresinden bi-haber, dışı samimi, içi vesvese kemirgeni olanlardan, kendi kendine gelin güvey olanlardan, kendilerini sadece kendi egolarının şişirdiği dev aynalarında gören tüm kadınların ve dahi adamların "samimiyet"inden, şerrinden uzak tut yarabbiii. Herkesi de kendi gibi bilen kadın ve adamlardan bizi uzak tut. Onlardan bizi sen koru yarabbi Amiıııınnn! 

"Anlayana sivrisinek saz. Anlamayana davul zurna az." 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yapı olarak karşımdaki insanla aramda belli bir yakınlık sağlanana kadar "sen" bile diyemen biri olarak, samimiyet anlayışınızı okurken ara ara şaşırdığımı söylemek zorundayım. Özellikle de sizin bu samimiyet duygnuzu anlamakta "güçlük" çekenlere karşı takındığınız tavrı! Aynı samimiyeti sizi anlamayanlara göstermemeniz hiç de "samimi" değil ne yazık ki! Herkes samimiyet duygusunu sizinle aynı paralelde yaşamak zorunda değil Cem Bey. Sizinle aynı samimiyet duygusunda olmayanları "çapsız" ilan etmeniz ise bir an önce egonuzu kontrol altına almanız konusunda ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Duyarlılıktan fazlaca bahseden bir insan olası bir "yanlış" anlaşılma durumunda bu denli veryansın mı eder, yoksa eğer ortada "gerçekten!" bir yanlış anlaşılma var ise bunu yok etmek için daha uygun, mütevazi ve samimi bir dil mi kullanır ? Böylesine egosuna yenik düşen bir insanın "canım" ifadesindeki sevgi oranı acaba ne derece "samimi" ve "anlaşılır" dır ? Saygılarımla.

A.Nilgün Aktaş 
 01.04.2011 17:07
 

Eyvaahh ben battım.Ben değil Artık büyükanne olmuş hiç tanımadığımadığım ama Dünyayı sevgi ve güzellikle kuşatmayı savunan arkadaşım Şerife Hanımda battı.Son şiirimi Kendisinin nazarında Sevgide Sınır tanımayanlara adamıştım.Bu kafalarla düşünsenize bizim hakkımızdaki kurguları?Katıldığım bir yazı.Bana göre söylenileni yanlış algılama ve başka yere çekme nedenleri arasında bireylerin bastırılmış duygularıda var.Bunun yanısıra bazı duygu-düşüncelerin özellikle kırbaçlandığınıda düşünüyorum.Böylece toplumsallaşmanın önü tıkanacak.Ee bireysel insandan da ne yarar gelir?neyse.emeğinize sevgiler.Düş ve Düşüncelerinize saygılar...

GÜNEŞİNSULARI 
 31.03.2011 10:44
Cevap :
"Bastırılmışlık" ve , "bireysellik" konuların da da yazının konusu hakkında da paralel düşündüğümüzü düşünüyorum. Teşekkürler GÜNEŞİNSULARI  31.03.2011 13:46
 

Cem bey, haklısınız ama şöyle de bir durum var; sizin iyiniyetle söylediğiniz bir kelimeyi karşınızdaki doğru anlayabilir ama, ya üçüncü şahıslar? Ben de çok samimi biriyimdir. Sizinle samimi olsak ve ben de samimiyetle size güzel şeyler yazsam yanlış anlamayabilirsiniz. Ya yazdığım şeyi okuyan birisi yanlış anlarsa? Sanırım siz evli değilsiniz, ya da eşiniz çok anlayışlı. Biliyor musunuz, bu sitede bu yanlış anlamanın âlâsını yaşadım ben, hem de karşıdaki insanın bir harfi yanlış okuması yüzünden. Dostlukla kalın!

Tülin Aksoy 
 31.03.2011 9:26
Cevap :
Tülin hanım meraba, Bu blogta kayıtlı yaklaşık 7000 yazar var. Bu sayının belki de onlarca katı da okur. Yanlış anlaşılmaktan o kadar korkan birinin böyle bir forumda ne işi var o zaman.? Bu mantıkla gidersek gazeteciler köşe yazısı yazarlar da kitap mı yazmasın "3.şahıslar yanlış anlar mı?" diye. Dediğim gibi samimiyetin ölçüsünü yorumlayanın çapı belirliyor bir yerde. Yorumlayan çapsız diye kişisel davranış tercihim olan samimiyetten vaz mı geçeyim yani sizce de? Beni doğru anladığınızı düşünüyorum. Sevgiler...  31.03.2011 11:28
 

Akşam akşam gülümsettiniz beni... Herşey gönlünüzce olsun canımın içi...;) sevgiler, saygılar...

Filiz Alev 
 30.03.2011 23:43
Cevap :
Filiz hanım meraba. Sizi gülümsetmem gayet doğal. Çünkü ben GÜLEN ADAM'ım. Yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkürler. Sevgiler...  31.03.2011 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1681
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster