Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
471
 

Şampi...

Şampi...
 

Bursaspor’un Ankara deplasmanında 2 puan daha bırakması ile birlikte Fenerbahçe için artık başlıktaki terimi rahatlıkla kullanabiliriz herhalde. Her ne kadar Bursaspor’un bir maçını hükmen kazanacak olması ve çok da iyi futbol oynamayan takımlarla maçı kalmış da olsa, hem üzerindeki baskı hem de kadro kalite yetersizliği nedeni ile kalan maçlarında 4 - 6 puan arası kaybı olacağını tahmin ediyorum.

Trabzonspor’un Beşiktaş deplasmanında iki puan bırakması ile ülkemizi seneye Uefa Avrupa Liginde temsil edecek ekipler de hemen hemen netleşmiş oldu.

Galatasaray taraftarlarının son dönemlerde daha olgun hareket etme yolunda olduğuna dair bazı sinyaller gelmekte, umarım bunların devamı gelir. Gerek Fenerbahçe derbisinde sahaya çok fazla yabancı madde atılmaması, gerekse de taraftarların Arda’ya sosyal yaşantısı ve saha performansı nedeni ile hakettiği tepkiyi göstermesi oldukça olumlu gelişmeler olarak gösterilebilir.

Ancak Jo’ya ve Leo Franco’ya gösterilen tepkide taraftarların çok da haklı olmadığını düşünüyorum. Çünkü Jo gelmeden önce nasıl alemci bir futbolcu olduğunu herkes biliyordu. Bu futbolcuya tepki göstermek yerine bu futbolcuyu Galatasaray futbol takımına kazandıran yöneticilere tepki gösterilmeli diye düşünüyorum. Fenerbahçe yönetimi devre arasında bir alemci ile yollarını ayırırken , Galatasaray yönetimi bir alemciyi takıma getiriyordu. Kaleci Leo Franco’nun ise Fenerbahçe maçında yediği (bence çok hatalı değil o golde) bir gol yüzünden taraftarlarca günah keçisi ilan edilmesi son derece yanlış bir tepkiydi. Fenerbahçe kalecisi Volkan ondan daha kötü golleri defalarca yemesine rağmen hiç bir zaman böyle bir tepki görmemiştir. Konuşulanların, yazılanların aksine Türk insanı Türk oyunculara her zaman yabancılardan daha fazla taviz tanımaktadır.

Hepimizin gururu olan Sarı Melekler Türkiye’ye kulüp takımları bazında ilk Avrupa Şampiyonluğunu getirmeye o kadar yakınken, tecrübesizliğin de etkisi ile son sette yenilerek Avrupa 2.si oldu. Volley Bergamo son 10 senede 6 Avrupa Şampiyonluğu kazanmış çok tecrübeli bir Voleybol klübü. Fenerbahçe’nin önümüzdeki yıl kupayı getirmesi için takıma takviyeler yapması gerekirken Federasyonun yabancı kısıtlaması kararını konuşmaya başlaması sanki Fenerbahçe’nin önünü kesmek için atılan bir adım gibi görünmektedir.

El Clasico’yu seyrederken, Barcelona bize bir takımın nasıl bir takım olunması gerektiğini gösterdiğini düşündüm. Ancak onların oynadığı futbol bizi umutsuzluğa sürüklemesin çünkü Avrupa’da şu anda Barcelona takımı bir tarafa diğer takımlar bir tarafa. Uzay takımı gibiler. Çakma değil, gerçek Los Galacticos.

Şampiyonlar liginde yarı finale yükselen Lyon, Bayern Münih ve İnter’i de gördükçe, Fenerbahçemiz de aslında o yarı finalde yer almalıydı diye düşünmüyor değil insan. Umarız seneye birkaç takviye ile Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Liginde yarı final, en azından çeyrek finalde görebiliriz.

Hafta sonu oynanacak olan küçük derbide, Beşiktaş’ın eksikleri, Fenerbahçe’nin Cristian hariç tam kadro olacak olması, maçın Kadıköy’de oynanacak olması ve iki takım arasındaki kadro kalite farkı gibi faktörleri göz önüne aldığımızda ev sahibinin çok rahat bir galibiyet alacağını düşünmekteyim.

Haftanın en komik olayı ise Yılmaz Vural’ın Kasımpaşa’yı Türkiyenin Barcelona’sı olarak betimlemesiydi.

Muhittin KAYAKIRAN

mkayakiran@borusan.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir analiz. Tebrikler...

Şevket Onat 
 12.04.2010 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 623
Kayıt tarihi
: 12.11.09
 
 

1974 Adana Doğumluyum. İTÜ Makina 1996 mezunuyum. Hobilerim arasında film seyretmek, müzik dinlem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster